Zirvenin sonuç bildirgesinde, yeni dünya düzeninin savaşlarla değil, diyalog, müzakere ve bütün ülkelerin kabul edebileceği evrensel kurallarla şekillenmesi gerektiği mesajı verildi. UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, küresel dönüşümün barışçıl yöntemlerle yönetilmesinin önemine dikkat çekerek, daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya için uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Uluslararası İşbirliği Platformu'nun (UİP) düzenlediği 17. Boğaziçi Zirvesi, 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'daki Four Seasons Hotel Bosphorus'ta gerçekleştirildi. “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla düzenlenen zirve, 63 ülkeden devlet adamlarını, siyasi liderleri, üst düzey bürokratları, iş dünyasının temsilcilerini, akademisyenleri, sivil toplum kuruluşlarını ve basın mensuplarını bir araya getirdi.
İki gün boyunca gerçekleştirilen oturum, sunum ve tartışmaları yaklaşık 1.500 kişi takip etti. Küresel ekonomiden uluslararası siyasete, iklim değişikliğinden sürdürülebilir kalkınmaya, toplumsal eşitsizliklerden kültürel dönüşüme kadar geniş bir gündemin ele alındığı zirvede, değişen dünya koşullarında yeni bir uluslararası denge arayışının gerekliliği vurgulandı.
MEVCUT DÜNYA DÜZENİ YENİ SORUNLARA YANIT VEREMİYOR
Zirvenin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası düzenin günümüzün siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarına yanıt vermekte yetersiz kaldığına dikkat çekildi.
Katılımcılar, mevcut sistemin dönüşüm ihtiyacıyla karşı karşıya olduğunu değerlendirirken, yeni bir uluslararası düzenin hangi ilkeler üzerine kurulması gerektiğini tartıştı.
Bildirgenin en önemli mesajlarından biri, geçmişte büyük savaşların ardından şekillenen uluslararası düzenin günümüzde benzer yöntemlerle değiştirilemeyeceği oldu. Savaşların yeni bir denge oluşturmak yerine bütün insanlık için ağır sonuçlar doğuracağı vurgulanarak, çözümün karşılıklı güvene dayalı diyalog ve müzakerelerde aranması gerektiği ifade edildi.
Yeni küresel düzenin yalnızca güçlü ülkelerin çıkarları doğrultusunda değil, büyüklüklerine ve ekonomik güçlerine bakılmaksızın bütün devletlerin kabul edebileceği evrensel kurallar çerçevesinde şekillenmesi gerektiği belirtildi.
ÖZGENCİL: “KÜRESEL DÖNÜŞÜMÜ BARIŞÇIL YÖNTEMLERLE YÖNETMELİYİZ”
Uluslararası İşbirliği Platformu Kurucusu ve Onursal Başkanı Cengiz Özgencil, zirvenin sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, dünyada yaşanan değişimin artık kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu belirterek, bu dönüşümün nasıl yönetileceğinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan düzenin bugünün ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığına dikkat çeken Özgencil, yeni bir küresel denge arayışının çatışmalar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.
Özgencil, “Dünyanın yeni bir dengeye ve ortak kurallara ihtiyacı olduğu açık. Ancak geçmişte olduğu gibi savaşlar yoluyla yeni bir düzen kurulabileceğini düşünmek, insanlığı çok daha büyük felaketlerle karşı karşıya bırakacaktır. İhtiyacımız olan, ülkelerin birbirine güven duyduğu, samimi biçimde konuşabildiği ve sorunlarını müzakere yoluyla çözebildiği bir uluslararası anlayıştır. Yeni düzen, yalnızca güçlü ülkelerin değil, bütün toplumların kabul edebileceği evrensel ilkeler üzerine inşa edilmelidir.” dedi.
“DÖNÜŞÜME UYUM SAĞLAMAK İSTİKRARSIZLIK DEĞİLDİR”
Küresel değişimin sürekliliğine işaret eden Özgencil, dönüşüme uyum sağlama çabalarının da kesintisiz devam etmesi gerektiğini belirtti.
Değişimin beraberinde getirdiği belirsizliklerin yalnızca bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Özgencil, krizlerin ortak akıl ve iş birliğiyle yönetilmesinin önemine dikkat çekti.
Özgencil, “Dünya sürekli değişiyor ve bu değişime uyum sağlamak zorundayız. Uyum sağlama sürecini bir istikrarsızlık göstergesi olarak değerlendirmek doğru değil. Önemli olan dönüşümü barışçıl yöntemlerle yönetebilmek, karşılaştığımız krizlerden korkmak yerine bunları nasıl aşabileceğimizi birlikte tartışabilmektir. Geçmişin deneyimlerinden yararlanmalıyız ancak geçmişin çözümlerinin geleceğin ihtiyaçlarının önüne geçmesine de izin vermemeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
YENİ DÜZENİN TEMELİNDE REFAH VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLMALI
Zirvenin sonuç bildirgesinde, küresel dönüşümün yalnızca siyasi ve ekonomik dengeler üzerinden ele alınamayacağı, toplumsal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın da yeni düzenin temel unsurları arasında bulunması gerektiği vurgulandı.
Bütün toplumların asgari refah düzeyine ulaşmasının önemine dikkat çekilen bildirgede, teknolojik ve ekonomik gelişmelerin yeni eşitsizliklere yol açmaması gerektiği ifade edildi.
Kalkınmanın sürdürülebilirliğinin sağlanması, iklim üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması ve dönüşümün kazanımlarından bütün toplumların yararlanabilmesi, ortak hedefler arasında gösterildi.
Bu hedeflere ulaşmak için izlenecek yolun yalnızca belirli ülkeler tarafından değil, uluslararası toplumun tamamının katılımıyla belirlenmesinin önemine işaret edildi. Böylece ortaya çıkacak sonuçların daha geniş kesimler tarafından benimsenebileceği ve kalıcı hale getirilebileceği belirtildi.
18. BOĞAZİÇİ ZİRVESİ İÇİN BULUŞMA MESAJI
İki gün süren 17. Boğaziçi Zirvesi, küresel sorunların çözümünde karşılıklı güven, ortak akıl, diyalog ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısıyla sona erdi.
Zirvede yapılan değerlendirmelerde, ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarına rağmen ortak sorunların çözümü için müzakere kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çekildi.
Uluslararası İşbirliği Platformu, sonuç bildirgesinde bütün katılımcılara teşekkür ederek gelecek yıl düzenlenecek 18. Boğaziçi Zirvesi'nde yeniden bir araya gelme mesajı verdi.




