A1 Capital'in Günlük Bülteni'nde, 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) değerlendirildi.
Analizde, ekonomi yönetiminin dezenflasyon politikasından vazgeçmediği ancak önceki OVP'deki enflasyon patikasının gerçekçi olmadığını kabul ederek hedeflerin ileri bir tarihe ötelendiği belirtildi.
A1 Capital, yeni OVP'de büyümeden ziyade enflasyon, cari denge ve sanayi üretimine ilişkin varsayımlardaki değişimin öne çıktığını değerlendirdi.
Analize göre, önceki OVP hazırlanırken 2026 yılı için Brent petrol fiyatı varsayımı 64,3 dolar iken yeni programda bu rakam 89,3 dolara yükseltildi. Enerji dışı emtia fiyatlarının önceki programda yüzde 5,7 gerilemesi beklenirken yeni OVP'de yüzde 18,6 artacağı öngörüldü.
Türkiye'nin ticaret ortaklarının büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyüme tahmini ise yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a çekildi.
Bu değişikliklerin Türkiye'ye yansımasının 2026 büyüme tahmininin yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e, sanayi büyümesinin yüzde 4'ten yüzde 2,3'e, yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 16'dan yüzde 28,4'e ve cari açığın GSYH'ye oranının yüzde 1,3'ten yüzde 2,6'ya revize edilmesi şeklinde gerçekleştiği belirtildi.
A1 Capital, enflasyon tahminindeki yukarı yönlü revizyonun politika gevşemesi olarak değil, gerçekleşen arz şoklarının kabul edilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Analizde, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkat çekilerek, sıkı para ve maliye politikalarının iç talebi, zayıf dış talebin ise ihracat tarafını baskıladığı belirtildi.
Yeni OVP'nin yılın ikinci yarısında dış ticaret üzerindeki baskının azalmasını ve yıllık büyümenin yüzde 3,3'e ulaşmasını öngördüğü kaydedildi. Programda 2026 büyümesine sermaye stokundan yaklaşık 2,1 puan, toplam faktör verimliliğinden ise 1,2 puan katkı bekleniyor.
A1 Capital, kendi değerlendirmesinde ise 2026 yılı büyümesi için yüzde 2,8-3,2 aralığını daha makul bulduğunu bildirdi.
A1 Capital, ağustos itibarıyla yıllık TÜFE'nin yüzde 31,51 seviyesinde bulunduğunu hatırlatarak, yıl sonu için yüzde 28,4 hedefinin gerçekleşmesinin zor ancak imkânsız olmadığını belirtti.
Bu hedefin gerçekleşebilmesi için yılın kalanında enflasyonun ana eğiliminin yeniden aşağı gelmesi, enerji fiyatlarının normalleşmesi, iç talebin zayıf kalması ve hizmet enflasyonundaki katılığın çözülmesi gerektiği ifade edildi.
TCMB'nin Ağustos Enflasyon Raporu'ndaki yüzde 28'lik tahminine de dikkat çekilen analizde, yeni OVP'deki yüzde 28,4'lük hedefin Merkez Bankası tahminiyle uyumlu olduğu belirtildi.
A1 Capital, yıl sonu enflasyonu için yüzde 29,5-30,5 aralığını daha makul gördüğünü açıkladı. Petrol fiyatlarında sert yükseliş yaşanmaması, kurda yeni bir şok oluşmaması ve gıda fiyatlarının kontrolden çıkmaması halinde yüzde 28,4 seviyesine ulaşılabileceği, ancak enerji, gıda veya kur kaynaklı yeni bir şokun yıl sonu enflasyonunu yüzde 30'un üzerine taşıyabileceği değerlendirildi.
Sanayi büyümesi için OVP'de belirlenen yüzde 2,3'lük hedefin kırılgan olduğuna dikkat çekildi. Yüksek finansman maliyetleri, zayıf ihracat pazarları ve yüksek enerji maliyetlerinin sanayi üretimini baskılamaya devam edebileceği belirtilerek, yüzde 2-2,5 aralığının daha gerçekçi olduğu ifade edildi.
Cari açık tahmininin ise 47,5 milyar dolar ve GSYH'nin yüzde 2,6'sı seviyesinde bulunduğu hatırlatıldı. Petrol ve enerji fiyatlarının OVP varsayımlarına yakın seyretmesi halinde bu hedefin makul olduğu, en önemli riskin ise yine enerji fiyatları olduğu belirtildi.
A1 Capital, OVP'de resmi bir dolar/TL hedefi bulunmadığını, programda dalgalı kur rejiminin sürdürüleceğinin ve aşırı oynaklık dışında kurun piyasa arz ve talebiyle oluşacağının belirtildiğini aktardı.
Bununla birlikte programdaki TL ve dolar bazlı GSYH rakamlarından hareketle örtük yıllık ortalama dolar/TL varsayımının hesaplanabileceği ifade edildi.
Buna göre 2026 için 85,346 trilyon TL ve 1,821 trilyon dolarlık nominal GSYH rakamları yaklaşık 46,87 dolar/TL, 2027 için 111,207 trilyon TL ve 1,984 trilyon dolarlık GSYH rakamları ise yaklaşık 56,05 dolar/TL örtük ortalama kur varsayımına işaret ediyor.
Analizde, önceki OVP'de 2027 için örtük ortalama kurun 50,71 TL olduğu hatırlatılarak yeni programın 2027 ortalama kur varsayımını yaklaşık yüzde 10,5 yukarı çektiği belirtildi.
2026 ortalaması olan 46,87'den 2027 ortalaması 56,05'e geçişin yaklaşık yüzde 19,6 nominal TL değer kaybı anlamına geldiği, buna karşılık 2027 GSYH deflatörünün yüzde 25 olarak öngörüldüğü ifade edildi. A1 Capital, bunun TL'de tamamen serbest bir değer kaybından ziyade enflasyonun altında nominal kur artışının devam ettiği kontrollü bir reel değerlenme patikasına işaret ettiğini değerlendirdi.
Analizde, yeni OVP'nin en dikkat çekici değişikliklerinden birinin sanayi ve üretim tarafında olduğu belirtildi.
Önceki yaklaşımda dezenflasyon için ağırlığın talebin soğutulmasına verildiği, yeni programda ise yüksek faiz, zayıf dış talep ve yüksek enerji maliyetlerinin uzun süre devam etmesi halinde üretim kapasitesinin zarar görebileceğinin kabul edildiği ifade edildi.
OVP'de finansman, talep ve maliyet baskılarının 'kalıcı kapasite kayıplarına dönüşmesinin önlenmesinin' özellikle vurgulandığı belirtildi.
Bu kapsamda üretim ve ihracata bağlı finansman kanallarının artırılması, krediye erişimin kolaylaştırılması, teminat sorunlarının hafifletilmesi, emek yoğun sektörlere seçici destek verilmesi ve KOBİ desteklerinin genişletilmesinin planlandığı aktarıldı.
A1 Capital, ekonomi yönetiminin genel para politikasını sıkı tutarken yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi kanalları açma yaklaşımına yöneldiğini değerlendirdi.
Bu çerçevede 2027'de ihracatçı sanayi, yüksek katma değerli üretim, enerji verimliliği, teknoloji, otomasyon, savunma, yarı iletken, yapay zekâ, enerji depolama ve yeşil dönüşüm yatırımlarının öne çıkabileceği belirtildi.
A1 Capital, 2027 yılı için özel tüketimin yüzde 4,2, toplam yatırımın yüzde 4 ve kamu yatırımlarının yüzde 6,3 büyümesinin, ekonominin ise yüzde 4,2 büyümesinin hedeflendiğine dikkat çekti.
Aynı dönemde enflasyonun yüzde 28,4'ten yüzde 21'e indirilmesinin hedeflendiği belirtilerek, 2027'nin temel sorusunun büyümenin yeniden kredi ve tüketim kaynaklı hale gelip gelmeyeceği olduğu ifade edildi.
Analizde, büyümenin kredi ve tüketim ağırlıklı olması halinde yüzde 21 enflasyon hedefinin zorlaşabileceği, üretim kapasitesi, ihracat ve verimlilik kaynaklı bir büyümenin ise büyüme ve dezenflasyonun aynı anda gerçekleşmesine imkân sağlayabileceği değerlendirildi.
Yeni OVP'nin TCMB'ye tek başına faiz indirimi alanı açmadığı belirtilen analizde, 2026 enflasyon tahmininin yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltilmesinin 'faiz indirilebilir' mesajı taşımadığı ifade edildi.
Aksine, yeni programın maliye ve para politikası arasındaki gerçeklik farkını azalttığı değerlendirildi.
2027 yılı için OVP'nin yüzde 21, TCMB'nin ise yüzde 15 enflasyon patikası öngördüğüne dikkat çekilerek, TCMB'nin faiz indirimlerinde kendi yüzde 15'lik dezenflasyon patikasını dikkate alması gerektiği belirtildi.
A1 Capital, OVP'nin faiz indirimi için siyasi veya teknik bir 'izin belgesi' olmadığını, faiz indirim alanını gerçekleşen aylık enflasyon, enflasyonun ana eğilimi, beklentiler, iç talep ve kur istikrarının belirleyeceğini ifade etti.
A1 Capital, haftanın küresel piyasalardaki önemli risklerinden birinin petrol fiyatları olduğunu belirtti.
ABD ve İran'ın enerji taşımacılığında kullanılan gemileri karşılıklı hedef almasının Brent petrol fiyatını 97 dolara yaklaştırdığı ifade edildi. Analizde, petrol kaynaklı enflasyonun Fed, ECB ve BoJ'un para politikaları üzerindeki etkisinin piyasalar açısından yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.
A1 Capital ayrıca ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in, İran ile yaşanan gerilimin sona ermesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 40 dolara kadar gerileyebileceği yönündeki değerlendirmesine yer verdi. Goldman Sachs'ın ise Orta Doğu'da gemilere yönelik saldırıların artması halinde petrol fiyatlarının 120 dolara kadar çıkabileceğini öngördüğü aktarıldı.
A1 Capital, Türkiye piyasalarının yeni haftaya cuma günkü sınırlı BIST toparlanması ve yeni OVP ile başladığını belirtti.
Analize göre OVP'nin 2026 büyüme hedefini aşağı, enflasyon tahminini yukarı revize etmesi daha gerçekçi bir makro çerçeve ortaya koyarken, TCMB'ye hemen ve güçlü bir faiz indirimi alanı açmıyor.
A1 Capital, yeni OVP'nin genel olarak 'daha uzun dezenflasyon, daha kontrollü faiz indirimi ve üretime seçici destek' modeline işaret ettiğini değerlendirdi.
Analizin öne çıkan sorusu ise 2027'de enflasyonun OVP'deki yüzde 21 hedefe mi yoksa TCMB'nin yüzde 15 patikasına mı yaklaşacağı oldu.
Hibya Haber Ajansı




