Gültepe, ağustos ayında yedi ticaret heyeti, bir alım heyeti ve sekiz fuar katılımı organize ettiklerini bildirdi. Fuar ve heyet, ihracatçının pazar keşfinde hâlâ ana araç.
"Fuara gitmeden önce on ülkeyi bir ayda test etmek mümkün"
Dijital pazarlama uzmanı Gökhan Aralık, 23 dilde 72 ülkeye yönelik reklam çalışmalarından edindiği deneyimi şöyle aktardı: "Bir üretici ürününü on ülkede aynı anda, her birine küçük bir bütçeyle tanıtıyor. Bir ay sonra elinde bir tablo oluyor: Hangi ülkede kaç kişi tıkladı, kaç kişi form doldurdu, bir potansiyel müşteri kaça mal oldu. Fuar için ödenecek paranın küçük bir kısmıyla, fuarın veremeyeceği netlikte bir cevap alıyor."

"Herkesin 'oraya satarım' dediği ülke en pahalı müşteriyi getiriyor"
Gökhan Aralık'a göre sonuçlar çoğu zaman beklentiyi ters yüz ediyor: "Sezgiyle seçilen ülke en pahalı talebi verebiliyor; akla gelmeyen bir ülke en ucuz ve en nitelikli talebi verebiliyor. Pazar payı kaybettiğimiz bir dönemde ilk yılı yanlış ülkeye harcamak KOBİ için telafisi zor bir hata."
Aralık, yöntemin sınırlarını da hatırlattı: "Reklam verisi 'kim ilgileniyor' sorusunu cevaplıyor, 'kim ödüyor' sorusunu değil. İkinci aşama gümrük, lojistik ve ödeme koşulları. Ama sıralama bu olmalı: Önce veriyle daralt, sonra sahaya git. Tersini yapan işletme on ülkenin lojistiğini araştırıp dokuzunu boşa harcıyor."




