Trive Yatırım, küresel piyasalarda yeni günün fiyatlama gündeminde ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırım politikasının öne çıktığını belirtti.
Kurum, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran'ın küresel ekonomik bağlantılarını kesmeyi amaçlayan yeni yaptırım paketini açıkladığını, ilk aşamada yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve geminin yaptırım kapsamına alındığını aktardı. İran'la ticaret ve finans ilişkilerini sürdüren ülke ve şirketlerin dolar bazlı finansal sistemden dışlanabileceğine yönelik uyarının da yapıldığı belirtildi.
Trive Yatırım, daha ağır ikincil yaptırımların henüz uygulanmamasının ABD'nin ticaret ortaklarına pozisyonlarını değiştirmeleri için alan bıraktığını kaydetti. İran petrol ihracatındaki gerileme ve riyalin değer kaybının ekonomik baskının etkilerini gösterdiği ifade edildi.
İran'ın ise ABD'nin ekonomik izolasyon politikasının sonuç vermeyeceğini savunduğu ve karşılık verecek araçlara sahip olduğu mesajını verdiği belirtildi. Tahran'ın ABD'ye yeniden mutabakat çağrısında bulunduğu aktarıldı.
Petrol piyasasında Brent petrolün 92 dolar, WTI'ın ise 85 dolar seviyelerinde seyrettiği bildirildi. Trive Yatırım, ABD'nin ilk aşamada askeri müdahaleden çok ekonomik izolasyonu öne çıkarmasının kısa vadeli fiziksel arz riskini sınırladığını, Hürmüz ve Körfez'deki petrol akışlarına yönelik olası kısıtlamaların ise enerji piyasalarında risk oluşturabileceğini belirtti.
ABD'de uzun vadeli tahvil geri alımlarına ilişkin değerlendirmede bulunan kurum, Hazine'nin geri alım programını genişletmesinin tahvil getirilerindeki yükselişi tek başına tersine çevirmesinin zor olduğunu aktardı. Uzun vadeli faizlerdeki baskının yüksek bütçe açıkları, enflasyon, kamu borçlanması ve Fed politikasına ilişkin belirsizliklerden kaynaklandığı belirtildi.
ABD'nin Çin ürünlerine yeni gümrük vergileri getirmeyi değerlendirdiği de aktarıldı. Hazırlıkların Çin'in aşırı üretim kapasitesine yönelik soruşturmayla ilişkilendirildiği belirtilirken, iki ülkenin mevcut ticaret ateşkesini uzatmaya yönelik görüşmeleri sürdürdüğü kaydedildi.
Japonya Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin değerlendirmede ise temel enflasyon göstergelerinden birinin temmuz ayında yıllık yüzde 2,3 arttığı ve Banka'nın yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığı belirtildi. Trive Yatırım, piyasanın 18 Eylül'deki toplantıda faiz artırımı olasılığını yaklaşık yüzde 80 olarak fiyatladığını aktardı.
Yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yeniden bir hafta vadeli repo ihalelerine başlaması da raporda değerlendirildi. Kurum, söz konusu adımın doğrudan bir para politikası gevşemesi yerine likidite yönetiminde geleneksel operasyonel çerçeveye dönüş anlamına geldiğini belirtti.
Trive Yatırım, haftalık repo ihalelerinin yeniden kullanılmasının efektif fonlama maliyetinin politika faizine yaklaşmasına imkan tanıdığını ve kısa vadeli piyasa faizlerinin politika faizi etrafında oluşmasını desteklediğini aktardı.
ING'in de TCMB'nin bir hafta vadeli repo ihalelerine dönüşünü piyasa işleyişi açısından olumlu değerlendirdiği belirtildi. Kuruma göre fonlamanın yeniden politika faizi etrafında şekillenmesi, daha öngörülebilir bir operasyonel yapıya geçiş anlamına geliyor.
JPMorgan'ın ise TCMB'nin yılın kalan bölümünde iki faiz indirimi yapmasını beklediği aktarıldı. Bu beklentinin dezenflasyondaki ilerleme ve fonlama mekanizmasının normalleşmesine dayandığı belirtilirken, enerji fiyatları, kur geçişkenliği ve enflasyon beklentilerinin faiz indirimlerinin zamanlamasında belirleyici olmaya devam edeceği kaydedildi.
Raporda ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın kısa vadeli yabancı sermaye girişlerine yönelik yüzde 10 stopaj seçeneği üzerinde çalıştığı belirtildi. Düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde özellikle kısa vadeli tahvil ve para piyasası pozisyonlarının net getirisinin etkilenebileceği ifade edildi. Ancak uygulamanın henüz hazırlık aşamasında olduğu ve nihai etkinin kapsam ile uygulama ayrıntılarına bağlı olacağı kaydedildi.
Hibya Haber Ajansı




