İran-ABD Savaş’ının ardından Hürmüz Boğazı’nda trafik normale dönmeye başladı. Uluslararası gemi takip verilerine göre, Körfez ülkelerinin petrol ihracatı yeniden günlük 10 milyon varilin üzerine çıkarken, haziran ayının son haftasında boğazdan geçen petrol tankeri sayısı da savaşın başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Buna karşın ihracat hacmi halen savaş öncesindeki seviyenin yaklaşık yüzde 40 altında bulunuyor.
Denizcilik sektörüne göre mayın riski, elektronik karıştırma faaliyetleri, yüksek savaş sigortası maliyetleri ve güvenli seyir koridorlarına ilişkin belirsizlikler nedeniyle armatörler sefer planlarını günlük risk analizlerine göre oluşturmaya devam ediyor. Uzmanlar, tanker trafiğindeki artışın boğazdaki normalleşme açısından olumlu bir gösterge olduğunu ancak güvenlik riskleri nedeniyle deniz taşımacılığının henüz savaş öncesindeki rutinine dönmediğini değerlendiriyor.

İran yeni geçiş düzeni üzerinde çalışıyor

Boğazdaki güvenlik düzenlemeleri de diplomatik temasların merkezinde yer alıyor. İran ile Umman arasında deniz trafiğinin koordinasyonu, güvenli seyir koridorlarının belirlenmesi, seyir güvenliği ve denizcilik hizmetlerine ilişkin teknik görüşmeler sürüyor.

İranlı kaynaklara göre, Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin yönetiminde daha etkin rol üstlenmeyi hedefliyor. Bu kapsamda seyir güvenliği, trafik yönetimi ve denizcilik hizmetlerinin koordinasyonuna ilişkin yeni mekanizmalar üzerinde çalışılırken, bu hizmetlerin finansmanına yönelik farklı modeller de teknik görüşmelerde değerlendiriliyor.

"İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na herhangi bir şekilde müdahale etmesine izin vermeyecek"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf da Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkan Yardımcısı He Wei ile Tahran’da gerçekleştirdiği görüşmede, Hürmüz Boğazı’na ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Galibaf, savaş sürecinde Çin’e ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerinde yaşanan sorunların giderildiğini belirterek, "Zor günlerde yanımızda olan Çin’e ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerinde yaşanan sorunları çözdük" dedi.

ABD’nin boğaza yönelik muhtemel müdahalelerine de tepki gösteren Galibaf, "Açıkça söylüyorum, İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na herhangi bir şekilde müdahale etmesine izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı.

Arakçi: "Hürmüz Boğazı, 30 gün boyunca İran’ın yönetimi altında kalmaya devam edecek"
Arakçi: "Hürmüz Boğazı, 30 gün boyunca İran’ın yönetimi altında kalmaya devam edecek"
İçeriği Görüntüle

Galibaf, birkaç gün önce Umman’a gerçekleştirdiği ziyarette mutabakat zaptının 5’inci maddesi çerçevesinde Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin düzenlenmesine ilişkin Umman ile anlaşmaya vardıklarını belirtmiş, "Geçişlerin nasıl düzenleneceği konusunda anlaşmaya vardık. Bu konuda kararlıyız ve Körfez’e kıyısı bulunan ülkelerle de istişarelerde bulunacağız" demişti.
Hürmüz’ün güvenliği kıyıdaş ülkelerin sorumluluğunda
İran yönetimi son günlerde Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizliği konusunda da yabancı ülkelere yönelik uyarılarını artırdı. Tahran, boğazdaki mayın temizliği ve deniz güvenliği faaliyetlerinin yalnızca Hürmüz’e kıyısı bulunan ülkeler tarafından yürütülmesi gerektiğini savunurken, bölge dışı askeri güçlerin bu süreçte yer almasına karşı çıkıyor. İranlı yetkililer, yabancı askeri varlığın gerilimi artıracağını belirterek, boğazın güvenliğinin kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanmasının kalıcı istikrar açısından önem taşıdığını vurguluyor. İngiltere ve Fransa’nın mayın temizliği amacıyla bölgede rol üstlenebileceğine ilişkin tartışmalar da son günlerde Tahran’ın tepkisine neden oldu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, mayın temizliğinin yalnızca İran’ın sorumluluğunda olduğunu belirterek, yabancı ülkelerin bu sürece dahil olmasına izin verilmeyeceğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise, haftalık basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizliği faaliyetlerinin İran’ın sorumluluğunda olduğunu söyleyerek, "Bu konuya başkalarının müdahale etmesine gerek yok" ifadelerini kullandı.

Tankerlere rota uyarısı

Öte yandan İran devlet televizyonunda yayımlanan İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı açıklamasında, Hürmüz Boğazı’ndan geçecek petrol tankerlerinin İran tarafından belirlenen güvenli seyir koridorlarını kullanması gerektiği belirtildi. Açıklamada, belirlenen rotalara uyulmaması halinde "güçlü karşılık" verileceği ifade edildi. İranlı askeri yetkililer, güvenli geçişin yalnızca ilan edilen koridorlar üzerinden sağlanabileceğini savunurken, söz konusu açıklamanın ABD ile İran arasında Katar’da yürütülen teknik temasların ardından gelmesi dikkat çekti.

Küresel enerji piyasalarının odağında

Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık beşte biri ile sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümüne ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle boğazdaki güvenlik durumu, tanker trafiği ve İran’ın yeni geçiş düzenine ilişkin çalışmaları küresel enerji piyasaları tarafından yakından izleniyor. Savaşın ardından ticari hareketlilik yeniden artış gösterse de, boğazın gelecekte nasıl yönetileceğine ilişkin diplomatik temaslar, güvenlik düzenlemeleri ve mayın temizliği konusundaki görüş ayrılıkları Hürmüz’de normalleşme sürecinin önündeki en önemli başlıklar olarak öne çıkıyor.