Özellikle kira gelirleri, faiz, temettü ve değer artış kazançları gibi gelir unsurlarının doğru ve eksiksiz şekilde bildirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), bankalar, finans kuruluşları, tapu kayıtları ve enerji abonelikleri gibi çok sayıda kaynaktan elde edilen verileri tek merkezde toplayarak mükelleflerin beyanlarını fiili ekonomik faaliyetlerle karşılaştırıyor. Bu sayede düşük beyan, hiç beyan etmeme veya muvazaalı işlemler kolaylıkla tespit ediliyor.
Gayrimenkul piyasası da mercek altında. MEVA Projesi kapsamında taşınmazların konumu, imar durumu, metrekare değerleri ve piyasa koşulları analiz edilerek satış bedeli ile beyan edilen değerler karşılaştırılıyor. Uydu görüntüleri ve coğrafi bilgi sistemleri verileriyle yapılan incelemeler, anomali gösteren işlemleri ortaya çıkarıyor.
Menkul sermaye iratları için de denetimler genişletildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan alınan verilerle hisse senedi işlemleri, temettü ve kar payı dağıtımları detaylı biçimde izleniyor. Sürekli zarar beyan eden işletmeler, düşük matrahlı bildirim yapanlar ve sektör ortalamasından sapma gösterenler öncelikli inceleme kapsamında değerlendiriliyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mükelleflerin cezalı tarhiyat ve vergi ziyaı cezası gibi yaptırımlarla karşılaşmamak için son gün yoğunluğunu beklemeden beyannamelerini tamamlamaları gerektiğini belirterek, “Gelişmiş analiz ve karşılaştırma sistemleri sayesinde beyanlar ile gelir arasındaki uyumsuzluklar hızlı ve etkin şekilde tespit edilebiliyor. Vergiye gönüllü uyumun artırılması temel önceliğimiz.” dedi.
Bakanlık, dijitalleşme ve yapay zeka destekli denetim altyapısıyla daha şeffaf, adil ve etkin bir vergi sistemini güçlendirmeyi hedefliyor.




