Raporda, son iki yıldır öngörülebilir seyreden makroekonomik ortamın değiştiğine dikkat çekildi. İran savaşı, yerel siyasi gelişmeler ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların CEEMEA bölgesinde dengeleri bozduğu vurgulandı. Bu nedenle Türkiye özel sektör tahvillerine ilişkin görüş “nötr” seviyeye yaklaştırıldı.
Alternatif Piyasalar Öne Çıkıyor
Türkiye’deki yüksek getirili tahviller yerine Dubai gayrimenkul şirketleri, Afrika şirket tahvilleri ve Ukrayna şirket tahvilleri yatırımcılar için cazip alternatifler olarak gösterildi. Ayrıca, Suudi Arabistan’daki yatırım yapılabilir seviyedeki özel sektör tahvillerinin Birleşik Arap Emirlikleri’ne kıyasla daha avantajlı olduğu belirtildi.
Sektörel Vurgular
Raporda, petrol fiyatlarına ilişkin beklentiler nedeniyle petrol ve petrokimya şirketleri portföylere eklenmeye değer bulundu. Döviz kurlarındaki istikrar sayesinde telekomünikasyon şirketleri de öne çıkan sektörler arasında yer aldı.
JPMorgan’ın kararı, Türkiye’de yüksek getirili tahvillerde risklerin arttığını işaret ederken, yatırımcıların yönünü daha dengeli ve öngörülebilir piyasalara çevirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.




