Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'nın başkenti Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul ile bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve AB’ye üyelik sürecine ilişkin başlıklar ele alındı. Fidan, Wadephul ile görüşmesinin ardından Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması Üçüncü Toplantısı’na katıldı. Fidan ile Wadephul'un eş başkanlığında düzenlenen toplantı kapsamında "İkili İlişkiler", "Türkiye-Avrupa Birliği (AB) İlişkileri", "Güvenlik ve Savunma" ve "Bölgesel Meseleler" konulu çalışma grupları bir araya geldi. Toplantılarda tüm bu başlıklarda derinlemesine değerlendirmelerde bulunularak, yeni yol haritaları belirlendi.
Fidan ve Wadephul, toplantının ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanı Fidan, İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu'na müdahalesine sert tepki gösterdi. Fidan, "Küresel Sumud Filosu'na yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden bu korsanlık eylemini en güçlü şekilde kınıyoruz. Şu anda 25 gemiye müdahale edildiği tahmin edilmekte. Küresel Sumud Filosu'na yönelik uluslararası bu müdahalenin literatürdeki adı korsanlıktır. Filodaki tüm aktivistlerin can güvenliği her şeyden önce gelmektedir. Filoda vatandaşları bulunan ülkelerle temas halindeyiz. Vatandaşlarımızın güvenli biçimde geri dönmesi için ilgili kurumlarımızla ve diğer ülkelerle çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
"Türkiye’nin önceliği Gazze'deki insanlar"
Türkiye’nin öncelikli hedefinin Gazze Şeridi’ndeki 20 maddelik barış planının hayata geçmesi olduğunu ifade eden Fidan, "Gazze'de şu anda 2 milyondan fazla insanın içinde bulunduğu şartların bir an önce iyileştirilmesi bizim bir numaralı önceliğimiz" dedi.
"Gazze'de barışın önündeki engel İsrail"
Fidan, Orta Doğu’daki tüm kronik krizlerin sona ermesinin Filistin meselesinin iki devleti zemin temelinde çözüme kavuşturulmasına bağlı olduğunu belirterek, "Ne var ki bu barış vizyonunun karşısında en büyük engel maalesef yine İsrail’in aşırılıkçı ve yayılmacı politikalarıdır. Gazze’den Lübnan ve Suriye'ye kadar uzanan bu saldırganlık maalesef artık küresel bir tehdide dönüşmüştür. Bu tehdidin yansımaları göç hareketlerinden enerji güvenliğine kadar Avrupa'yı da doğrudan etkilemektedir" diye konuştu.
ABD ile İran arasındaki müzakereler
ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Bakan Fidan, "İran savaşında önceliğimiz ateşkesin muhafaza edilmesidir. Savaşın yeniden başlamasının küresel düzeyde çok ciddi ekonomik ve siyasi sonuçları olacaktır" dedi.
Fidan, "Şu anda pratikte tehdit oluşturan bir durum yok ama bunun ileride devam ettirilebilmesi için tarafların kendi aralarında bir nükleer müzakereye varmaları gerekiyor. İran tarafının nükleer müzakerelerde gereken şartlara uyum sağlamayı kabul etmekte prensipte bir sorun yaşadığını düşünmüyorum. Yürürlükteki müzakereleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
Bakan Fidan, İran ile ABD arasındaki muhtemel görüşmeler için iyimser olmak istediklerini ifade ederek, "ABD ve İran’ın orta yolda bulaşmaması için hiçbir sebep olmadığını düşünüyoruz. Savaşın durması Hürmüz Boğazının açılması ve enerji güvenliğinin yeniden sağlanması ve dünya piyasalarında oluşan tehdidin ortadan kalkması gerekiyor" diye konuştu.
"Türkiye ile AB arasındaki adaylık süreci siyasi saiklerden bağımsız yürütülmeli"
Türkiye’nin AB ilişkilerine yönelik de mesajlar veren Fidan, Türkiye’nin AB’den temel beklentisinin AB adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerin siyasi saiklerden bağımsız şekilde yürütülmesi olduğunu kaydetti. Fidan, "Türkiye’nin AB’nin savunma ve güvenlik erişimlerinden dışlanması Avrupa'nın ortaya koyduğu güvenlik hedefleriyle çelişmektedir. Özellikle günümüz şartlarını dikkate aldığınızda savunma sanayi alandaki işbirliğimizin artması ilişkilerimizin stratejik niteliğini daha da pekiştirecektir. Güvenlik alanındaki çabalarımızın bir diğer önemli boyutu da terörle mücadeledir. Terörle mücadele işbirliğimizin müttefiklik ruhuna uygun, net ve sonuç odaklı bir zeminde gelişilmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz" dedi.
Fidan, "Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı da açıktır" ifadelerini kullandı. Fidan, Türkiye ile Avrupa arasındaki vize serbestliği çabalarının somut bir sonuca ulaşmamasının ortaklığın doğal akışını ve ruhunu zedeleyen bir durum olduğunu da vurguladı.