<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İşin Detayı Haber</title>
    <link>https://www.isindetayi.com</link>
    <description>Haberler ve ekonomide son dakika gelişmeleri türkiyenin uluslararası en çok takip edilen flash haber sitesi İşin Detayı Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.isindetayi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2026 13:38:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da otizmli çocukların gelişim yolculuğuna atlı terapi desteği]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/samsunda-otizmli-cocuklarin-gelisim-yolculuguna-atli-terapi-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/samsunda-otizmli-cocuklarin-gelisim-yolculuguna-atli-terapi-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi, Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi'nde eğitim alan 413 çocuğu Atlı Spor Tesisleri'nde binicilik sporu ile buluşturuyor. Atlarla kurulan bağın çocukların iletişim, özgüven ve sosyalleşme becerilerine katkı sağlaması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Samsun Büyükşehir Belediyesi, Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi'nde eğitim alan 413 çocuğu Atlı Spor Tesisleri'nde binicilik sporu ile buluşturuyor.</strong></p>

<p>Atlarla kurulan bağın çocukların iletişim, özgüven ve sosyalleşme becerilerine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin yaşamın her alanında aktif şekilde yer alabilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Eğitim ve sosyal desteklerin yanı sıra spor, kültür ve farklı sosyal etkinliklerle de özel gereksinimli bireylerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, bu kez otizmli çocukların gelişim yolculuğuna atlı terapi ile katkı sunuyor.</p>

<p><strong>Büyükşehir Belediyesi'ne ait Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi'nde eğitim alan 413 çocuk, belirlenen program çerçevesinde ve belirli periyotlarla Büyükşehir Belediyesi'nin Atlı Spor Tesisleri'nde binicilik sporu ile tanışıyor.</strong></p>

<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kısa süre önce hayata geçirilen Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi, çocuklara eğitim ve sosyal destek sunmanın yanı sıra farklı alanlarda gerçekleştirilen etkinliklerle de onların yaşamına dokunuyor.</p>

<p>Bu etkinliklerden biri olan atlı terapi kapsamında çocuklar, Atlı Spor Tesisleri'nde atlarla vakit geçirme ve binicilik deneyimi yaşama fırsatı buluyor.</p>

<p><strong>Uzmanların özel gereksinimli bireylerde atlı terapinin çeşitli faydalarına dikkat çektiği belirtilirken, Büyükşehir Belediyesi de çocukları binicilik sporu ile buluşturarak sosyal becerilerinin desteklenmesine, özgüvenlerinin geliştirilmesine ve farklı ortamlara uyum sağlamalarına katkı sunmayı amaçlıyor.</strong></p>

<p>Atlı Spor Tesisleri'nde gerçekleştirilen özel buluşmalar, çocuklara farklı bir deneyim yaşatırken onların mutluluğu da gözlerine yansıyor.</p>

<p>Atlarla yakından tanışma fırsatı bulan çocuklar, uzmanlar ve eğitmenler eşliğinde tesisleri geziyor ve keyifli vakit geçiriyor. Çocukların bir bölümü atları severek beslerken, bazıları ise eğitmenlerin eşliğinde binicilik deneyimi yaşıyor.</p>

<p>Çocukların atlarla kurduğu bağın; iletişim, güven, özgüven ve sosyalleşme açısından değerli bir deneyim sunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi, Otizm Koordinasyon ve Yaşam Merkezi aracılığıyla eğitim ve sosyal destek çalışmalarını sürdürürken, çocukların farklı deneyimler yaşayabileceği spor ve sosyal etkinlikleri de programlarına dahil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Atlı terapi çalışmasıyla otizmli çocukların gelişim süreçlerine farklı bir alanda destek sunulması ve onların sosyal yaşam içerisinde daha aktif şekilde yer almalarının desteklenmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p><img class="img-thumbnail" src="https://editor.hibya.com/upload/27805394.jpg" width="600" /></p>

<p><img class="img-thumbnail" src="https://editor.hibya.com/upload/768822633.jpg" width="600" /></p>

<p><img class="img-thumbnail" src="https://editor.hibya.com/upload/1933859850.jpg" width="600" /></p>

<p><strong><span style="color:#88c4cf">İŞİN DETAYI HABER</span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Samsun</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/samsunda-otizmli-cocuklarin-gelisim-yolculuguna-atli-terapi-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/08/samsunda-otizmli-cocuklarin-gelisim-yolculuguna-atli-terapi-destegi.jpg" type="image/jpeg" length="25678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yedi başarısız tüp bebek denemesinin ardından gelen mucize bebek]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/yedi-basarisiz-tup-bebek-denemesinin-ardindan-gelen-mucize-bebek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/yedi-basarisiz-tup-bebek-denemesinin-ardindan-gelen-mucize-bebek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa, 14 Ağustos (İŞİN DETAYI)- Şanlıurfa'da yaşayan Ahmet ve Emine Aslan çifti, farklı merkezlerdeki 7 başarısız tüp bebek denemesinin ardından Harran Üniversitesi Hastanesi'nde uygulanan kişiye özel tedaviyle 13 yıllık çocuk hasretini sona erdirdi. Çift, sağlıklı bir kız bebeği kucaklarına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Harran Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'na başvuran çiftin tedavi süreci, Prof. Dr. Mert Ulaş Barut ve ekibi tarafından yaklaşık 3 yıl boyunca yürütüldü. İnfertilite nedenleri ayrıntılı şekilde değerlendirilerek çifte özel tedavi planı hazırlandı.</strong></p>

<p class="MsoNormal">İleri teknoloji destekli yardımcı üreme yöntemleriyle gebelik elde edilirken, anne adayı gebelik süresince uzman ekip tarafından yakından takip edildi. Tedavinin ardından 38 haftalık gebelik sonunda 2 kilo 850 gram ağırlığında, 7/9 APGAR skoruna sahip sağlıklı bir kız bebek dünyaya geldi.</p>

<p class="MsoNormal"><img class="img-thumbnail" src="https://editor.hibya.com/upload/1304128007.jpg" width="600" /></p>

<p class="MsoNormal">Prof. Dr. Barut, uzun yıllar çocuk sahibi olabilmek için mücadele eden çiftlerde kişiye özel tedavi yaklaşımının önemine dikkati çekerek, 'Her hasta kendi öyküsüyle değerlendirilmelidir. Standart bir tedavi yerine tamamen hastamıza özel bir yol haritası oluşturduk. İlk uyguladığımız tüp bebek tedavisinde gebelik elde ettik. En büyük hedefimiz sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesiydi.' ifadelerini kullandı.</p>

<p class="MsoNormal">Anne Emine Aslan da 13 yıl boyunca çocuk sahibi olabilmek için mücadele ettiklerini belirterek, 'Hayat var oldukça umut da var. Çok uzun ve zorlu bir süreçten geçtik. Bugün bebeğimi kucağıma almanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum.' dedi.</p>

<p class="MsoNormal">Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İdris Kırhan ise hastanenin güçlü akademik kadrosu ve modern tıbbi altyapısıyla bölgeye nitelikli sağlık hizmeti sunduğunu belirterek, 'On üç yıl boyunca çocuk özlemi yaşayan bir ailemizin sağlıklı bebeklerine kavuşmasına vesile olmak bizim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağıdır.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="color:#88c4cf">İŞİN DETAYI HABER</span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/yedi-basarisiz-tup-bebek-denemesinin-ardindan-gelen-mucize-bebek</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/08/yedi-basarisiz-tup-bebek-denemesinin-ardindan-gelen-mucize-bebek.jpg" type="image/jpeg" length="43729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği yürürlüğe girdi]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-sporcu-saglik-raporlari-yonetmeligi-yururluge-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-sporcu-saglik-raporlari-yonetmeligi-yururluge-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sporcu sağlığını korumayı ve sporcuların lisans süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sporcu sağlığını korumayı ve sporcuların lisans süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiğini açıkladı.</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte sporcu sağlığında koruyucu spor hekimliğini önceleyen bir anlayışın hayata geçirildiğini belirten Memişoğlu, sporcuların sağlık risklerinin erken aşamada tespit edilmesini sağlayacak güçlü bir yapının oluşturulduğunu ifade etti.</p>

<p>Yönetmelik kapsamında sporcular için kişiye özel tarama ve sağlık kontrolü rehberi hayata geçiriliyor.</p>

<p>Bu doğrultuda spora başlamadan önce detaylı muayene yapılırken, gerekli görülen durumlarda uzman hekim kontrolünde ileri tetkik süreçleri de devreye alınacak.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle düşük riskli spor branşları, okul sporları ve sosyal aktiviteler için e-Nabız üzerinden Sağlık Durum Belgesi alınabilmesinin önü açıldı.</p>

<p>Böylece söz konusu faaliyetlere katılacak kişiler için sağlık belgesi süreçlerinin daha kolay yürütülmesi sağlanacak.</p>

<p>Yönetmelikle birlikte yeni düzenlenecek sporcu sağlık raporlarının geçerlilik süresi 3 yıla uzatıldı.</p>

<p>Bu düzenlemeyle sporcuların lisans ve sağlık raporu işlemlerindeki bürokratik süreçlerin azaltılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yönetmelikte engelli sporcuların lisans işlemlerine yönelik de önemli bir kolaylık getirildi.</p>

<p>Buna göre engelli sporcular, mevcut engelli sağlık kurulu raporlarıyla ek bir sporcu sağlık raporuna ihtiyaç duyulmaksızın lisans işlemlerini gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, yeni düzenlemeyle ilgili açıklamasında, sporcuların sağlık risklerinin erken tespit edilmesini ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini hedeflediklerini belirterek, 'Sporcularımızın ve spor camiamızın yanında olmaya devam edeceğiz. Hayırlı, uğurlu olsun.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#88c4cf">İŞİN DETAYI HABER </span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-sporcu-saglik-raporlari-yonetmeligi-yururluge-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/08/bakan-memisoglu-sporcu-saglik-raporlari-yonetmeligi-yururluge-girdi.jpg" type="image/jpeg" length="85552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Temmuz’da en çok ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler pahalandı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/temmuzda-en-cok-ayaktan-tedavi-edici-ve-rehabilite-edici-hizmetler-pahalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/temmuzda-en-cok-ayaktan-tedavi-edici-ve-rehabilite-edici-hizmetler-pahalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 50,42 fiyat artışı görülen ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 20,44 azalışla diğer taze meyveler kategorisindeki ürünler oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,78 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 19,86 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,75 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,90 artış olarak gerçekleşti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Temmuz ayında en fazla fiyat artışı yüzde 50,42 ile ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerinde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 20,44 ile diğer taze meyveler kategorisindeki ürünler oldu.</p>

<p>En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; diğer sebzeler, taze veya soğutulmuş (soğan, sarımsak, havuç, mantar, zeytin vb.) yüzde 25,87, yumrulu sebzeler yüzde 21,63, meyvesi yenen sebzeler, taze veya soğutulmuş (domates, biber, salatalık, kabak vb.) yüzde 14,53, tanısal görüntüleme hizmetleri ve medikal (tıbbi) laboratuvar hizmetleri yüzde 12,34 oldu.</p>

<p>En çok ucuzlayan bazı ürünler; turunçgiller, taze yüzde 12,97, hurma, incir ve tropikal meyveler, taze yüzde 11,76, yumurtalar yüzde 10,99, yeşil yapraklı veya saplı sebzeler, taze veya soğutulmuş yüzde 10,29 olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/temmuzda-en-cok-ayaktan-tedavi-edici-ve-rehabilite-edici-hizmetler-pahalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/08/temmuzda-en-cok-ayaktan-tedavi-edici-ve-rehabilite-edici-hizmetler-pahalandi-isindetayi.webp" type="image/jpeg" length="36982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır’da trafik kazası geçiren 3 Türk hava ambulansıyla Türkiye’ye getirildi]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/misirda-trafik-kazasi-geciren-3-turk-hava-ambulansiyla-turkiyeye-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/misirda-trafik-kazasi-geciren-3-turk-hava-ambulansiyla-turkiyeye-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Mısır’da trafik kazasında yaralanan 3 Türk vatandaşının hava ambulansıyla Türkiye’ye getirildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, geçen hafta Mısır’da trafik kazası geçiren 3 Türk hastanın hava ambulansıyla İstanbul’a getirildiğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ‘insan, önce insan’ şiarıyla dünyanın neresinde olursa olsun Türk vatandaşlarının yanında olduklarını vurgulayarak, "Geçtiğimiz günlerde Mısır’da trafik kazası geçiren 3 vatandaşımızı hava ambulansımızla İstanbul’a sevk ederek ülkemize getirdik. Süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyor, vatandaşlarımıza Rabbimden acil şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mısır’da Trafik Kazası Geçiren 3 Türk Hava Ambulansıyla Türkiye’ye Getirildi Isindetayi Haber" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/07/misirda-trafik-kazasi-geciren-3-turk-hava-ambulansiyla-turkiyeye-getirildi-isindetayi-haber.jpg" width="1323" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/misirda-trafik-kazasi-geciren-3-turk-hava-ambulansiyla-turkiyeye-getirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 02:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/07/misirda-trafik-kazasi-geciren-3-turk-hava-ambulansiyla-turkiyeye-getirildi-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="36623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Türkiye sağlıkta dünyanın örnek gösterdiği ülkelerden biri"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-ornek-gosterdigi-ulkelerden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-ornek-gosterdigi-ulkelerden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlıkta dünyanın örnek aldığı ülkeler arasında yer aldığını vurgulayarak, "Gazze’den Sudan’a, Venezuela’dan Ukrayna’ya kadar ihtiyaç duyulan her yerde Türkiye var" dedi. Karabük’e yeni hastane yapılacağını da açıklayan Memişoğlu, kentte hiçbir vatandaşın sağlık hizmeti için başka illere gitmek zorunda kalmaması adına yeni yatırımların sürdüğünü ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir dizi program kapsamında Karabük’e gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Karabük Valiliği’nde Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ile protokol üyeleri tarafından karşılandı. Valilikteki brifingin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" hedefi doğrultusunda Türkiye’yi il il gezerek sağlık hizmetlerini yerinde değerlendirdiklerini söyledi. Karabük’ün son 20 yılda sağlık alanında önemli gelişmeler kaydettiğini ifade eden Memişoğlu, "Bugün Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi, üniversitesi ve tıp fakültesiyle sağlık hizmetlerinin başarılı şekilde sunulduğu illerimizden biri konumunda. Biz de bu hizmetleri daha ileri seviyeye nasıl taşıyabiliriz, bunun değerlendirmesini yapıyoruz" diye konuştu.</strong></p>

<p><img alt="Bakan Memişoğlu: " src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/10/aw743871_02.jpg" t="" width="1300" /></p>

<p><strong>"Karabük’e yeni hastane planlıyoruz"</strong></p>

<p>Karabük’e yönelik yeni sağlık yatırımları üzerinde çalıştıklarını açıklayan Bakan Memişoğlu, "Karabük’e ilave bir hastane konusunda planlamamız var. Bu planlamamızı tamamladıktan sonra Karabük halkıyla paylaşacağız. Amacımız, Karabük’te yaşayan vatandaşlarımızın sağlık hizmeti almak için başka illere gitmesine gerek kalmaması. Her türlü sağlık hizmetini kentimizde sunabilecek altyapıyı oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İki hastane yıl sonuna kadar hizmete açılacak</strong></p>

<p>Eskipazar ve Ovacık’taki sağlık yatırımlarına da değinen Memişoğlu, "Eskipazar’da hastane inşaatımız devam ediyor. Ovacık’taki hastanemiz ise tamamlanma aşamasına geldi. İnşallah her iki hastanemizi de yıl sonuna kadar vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Türkiye sağlıkta örnek ülkelerden biri"</strong></p>

<p>Türkiye’nin sağlık alanında dünyanın örnek gösterdiği ülkeler arasında yer aldığını belirten Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık sisteminin önemli bir seviyeye ulaştığını söyledi. Türkiye’nin yalnızca kendi vatandaşlarına değil, dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine de sağlık desteği sunduğunu dile getiren Memişoğlu, "Bugün dünyanın neresinde sağlık alanında bir ihtiyaç varsa Türkiye oradadır. Venezuela’da yaşanan deprem sonrası ekiplerimiz bölgede görev yapıyor. Bugün ilaç desteği için organizasyon yaptık ve onlara yardım ediyoruz. Gazze’den Sudan’a, İran’dan Ukrayna’ya kadar ihtiyaç duyulan her noktada ülkemiz sağlık desteği vermeye devam ediyor. Gördünüz, NATO’nun toplantısında Türkiye artık dünyada sözü geçen, beklentileri karşılayan, aynı zamanda da dediğinin kabul gördüğü bir ülke haline gelmiş durumda. Bu konuda Cumhurbaşkanımız liderliğinde daha çok çalışıyoruz ve Türkiye’yi kuvvetli ve güçlü hale getirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Bakan Memişoğlu: " src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/10/aw743871_04.jpg" t="" width="1300" /></p>

<p><strong>"Sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmalıyız"</strong></p>

<p>Vatandaşlara sağlıklı yaşam çağrısında bulunan Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin yalnızca hastalık dönemlerinde değil, hastalıkların önlenmesinde de etkin şekilde kullanılması gerektiğini belirtti. Vatandaşların Aile Sağlığı Merkezleri ile Sağlıklı Hayat Merkezlerinden daha fazla faydalanmasını isteyen Memişoğlu, "Kilo, hareketsizlik ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalıyız. Koruyucu sağlık hizmetlerini ön planda tutarak toplum olarak daha sağlıklı bir yaşam sürmeliyiz" diye konuştu. Karabük’te hematolojiden kalp cerrahisine, anjiyodan acil sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda başarılı hizmet sunulduğunu belirten Memişoğlu, bu hizmetlerin daha da geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Bakan Memişoğlu, programın sonunda Karabük’teki sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, çalışma şartlarının daha da iyileştirilmesi için gerekli planlamaların yapılacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-ornek-gosterdigi-ulkelerden-biri</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/07/bakan-memisoglu-turkiye-saglikta-dunyanin-ornek-gosterdigi-ulkelerden-biri-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="32972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye’de kişi başı sağlık harcaması 840 dolar, sigara harcaması ise kişi başı bin 24 dolar"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiyede-kisi-basi-saglik-harcamasi-840-dolar-sigara-harcamasi-ise-kisi-basi-bin-24-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiyede-kisi-basi-saglik-harcamasi-840-dolar-sigara-harcamasi-ise-kisi-basi-bin-24-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sigara akciğer kanserinde Türkiye’yi dünyada 1 numara yapmış durumda. Sigara her sene 120 bin insanımızın ölümüne sebebiyet veriyor. Sigara solunum yollarının, kalp krizlerinin, beyin kanamalarının en büyük sebebi. Bunu yasaklamak için değil, toplumla başarmak için uğraşıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 id="content">Türkiye’de kişi başı sağlık harcaması 840 dolar, sigara harcaması ise kişi başı bin 24 dolar. Dünyanın sigara içen ülkeleri arasında 2. sıradayız. Sigarayı bırakmak için tüm toplum olarak çabalayacağız. Biz hazırız" dedi.</h3>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğinde hazırlanan Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezi’nde düzenlenen Dumansız Kampüs Projesi Tanıtım Programı’na katıldı. Kötü alışkanlıklardan uzak bir Türkiye için çalıştıklarını belirten Bakan Memişoğlu, "Türkiye dünyanın en büyük 17. ekonomisine sahip. Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 25 senede gece gündüz çalışarak bugün dünyada en önemli ülkeler arasında yer sahibi oldu. Ülkemizde bugün 10 kişiden 1 kişi bile kırsalda yaşamıyor. Hareket, beslenme ve davranış yöntemleri olarak çok farklı bir noktadayız. Sağlıkla ilgili risklerimizle iyi mücadele etmeliyiz. Gelişmiş toplumların hastalıklarından 3 şey ile karşı karşıyayız. Birincisi kilo, obezite. Beslenme alışkanlıklarınızı doğal olarak yapmazsanız risklerle karşı karşıya kalınır. Bunu yönetmemiz gerekir. Bugün Türkiye’de maalesef yüzde 61 insan normal kilonun üzerinde. Sadece yüzde 39’umuz sağlıklı bir kiloda. Bunun da yüzde 25’i aşırı kilolu. Toplumumuzun en büyük risklerinden birisi budur. Bu da birçok hastalığa sebebiyet vermektedir. İkinci büyük riskimiz de hareketsizliktir. Çünkü şehir yaşamında kırsal yaşamdan daha az hareket edilir. Toplumsal olarak sporu maalesef genellik mücadele tabanlıdır. Biz sporu mücadele etmek, kazanmak için yapıyoruz. Fakat spor sağlıklı kalmak için yapılmalıdır. Bedenimizi, kaslarımızı dinç tutacak bir hareket düzenine kavuşmalıyız. Biz spor ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmalıyız" dedi.</p>

<p><strong>"Bağımlılık insana yüksek oranda zarar veriyorsa, yaşam kalitesine de zarar verir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dün akşam Esenlik Mevzuatı çıkardıklarını açıklayan Bakan Memişoğlu, "Bu sağlıklı yaşam için sağlık hizmeti demek. Toplumun sağlık hizmetini talep etmesi gerekiyor. Sağlıkçı sadece tedavi için talep etmemeli, sağlıklı kalmak için de sağlık istemi talep edilmeli. Daha hastalığınızı kaybetmeden sağlık talebinizi isteyin. Üçüncü risk ise maalesef bağımlılık. Bağımlılık insana yüksek oranda zarar veriyorsa, yaşam kalitesine de zarar verir. Davranışsal bağımlılık, alkol, sigara bağımlılığı insan için risktir. Bu bağımlılıklarla mücadele sadece sağlık için değil, toplumun beraber vermesi gereken bir mücadeledir. Erkeklerin yüzde 46.1’inde, kadınların yüzde 24’ünde yani toplam vatandaşımızın 3’te 1’inden fazlası sigara tütün bağımlısı. Bu mücadele milli bir mücadeledir. Sağlık mücadelesidir. Bu sebeple toplumumuzun sigarayı bırakması için özel bir çaba harcamasını rica ediyoruz. Sigara akciğer kanserinde Türkiye’yi dünyada 1 numara yapmış durumda. Sigara her sene 120 bin insanımızın ölümüne sebebiyet veriyor. Sigara solunum yollarının, kalp krizlerinin, beyin kanamalarının en büyük sebebi. Bunu yasaklamak için değil, toplumla başarmak için uğraşıyoruz. Türkiye’de kişi başı sağlık harcaması 840 dolar, sigara harcaması ise kişi başı 1024 dolar. Dünyanın sigara içen ülkeleri arasında 2. Sıradayız. Sigarayı bırakmak için tüm toplum olarak çabalayacağız. Biz hazırız" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiyede-kisi-basi-saglik-harcamasi-840-dolar-sigara-harcamasi-ise-kisi-basi-bin-24-dolar</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/07/saglik-bakani-memisoglu-turkiyede-kisi-basi-saglik-harcamasi-840-dolar-sigara-harcamasi-ise-kisi-basi-bin-24-dolar-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="74171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu’ndan "Yerli Kalp Akciğer Makinesi" paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglundan-yerli-kalp-akciger-makinesi-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglundan-yerli-kalp-akciger-makinesi-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye taradından üretilen "Yerli Kalp Akciğer Makinesi" hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakan Memişoğlu, ‘Türk Sağlık Sanayiinin dönüm noktası’ notuyla sosyal medya hesabından yerli kalp ve akciğer makinesinin üretimine ilişkin yaptığı paylaşımda, "Üreten sağlık vizyonumuzun göz bebeği; mühendislerimizin ve hekimlerimizin alın teri. Türk imzasını sağlık teknolojilerinde daha güçlü göreceğiz. Çok yakında yeni müjdelerle" dedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img akci="" alt="Bakan Memişoğlu’ndan " kalp="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/27/aw735250_01.jpg" yerli="" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglundan-yerli-kalp-akciger-makinesi-paylasimi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/06/bakan-memisoglundan-yerli-kalp-akciger-makinesi-paylasimi-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="80848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Şişman diyetisyen’ dediler, 36 kilo verip herkesi şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. "Sen diyetisyen olamazsın" sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.</strong></p>

<blockquote>
<p><strong>"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu</strong></p>
</blockquote>

<p>Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime ‘Seni bu dertten kurtaracağım’ dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’, ‘Sen diyetisyen olamazsın’ diyenler oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<blockquote>
<p><strong>97 kiloyla başlayan dönüşüm</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyorlar. Ben de ‘Evet, o bendim’ diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar" dedi.</p>

<blockquote>
<p><strong>Salçalı makarna için ağlayarak uyudu</strong></p>
</blockquote>

<p>Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. ‘Artık yapamıyorum’ dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.</p>

<blockquote>
<p><strong>"Diyetisyen sadece kilo verdirmez"</strong></p>
</blockquote>

<p>Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.</p>

<p><img alt="‘Şişman diyetisyen’ dediler, 36 kilo verip herkesi şaşırttı
" height="1368" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/15/20260615aw725688-3.jpg" width="1026" /></p>

<p>"Zayıflama iğneleri uzman hekim kontrolünde kullanılmalı"</p>

<p>Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirkan, bu tür ilaçların mutlaka uzman hekim kontrolünde ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini vurguladı. Demirkan, "Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim" dedi.</p>

<p>"Kilo vermek değil, korumak zor"</p>

<p>Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/06/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="84699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyonun üzerinde randevu işlemi başarıyla gerçekleştirilmiştir"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-son-bir-yilda-mhrs-uzerinden-702-milyonun-uzerinde-randevu-islemi-basariyla-gerceklestirilmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-son-bir-yilda-mhrs-uzerinden-702-milyonun-uzerinde-randevu-islemi-basariyla-gerceklestirilmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sadece geride bıraktığımız son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyonun üzerinde randevu işlemi başarıyla gerçekleştirilmiştir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, ‘Uluslararası Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Birliği (HTAİ) Yıllık Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Memişoğlu, tıp ve sağlık bilimlerinde yaşanan dönüşümün insanların yaşam kalitesini artırmak adına değerli fırsatlar sunduğundan bahsederek "Ancak her yeni teknolojiyi erişilebilirlik, etkililik, hasta değeri, hakkaniyet ve sistem sürdürülebilirliği gibi temel unsurlar çerçevesinde ele almak gerekir. Bu anlayış, sağlıkta attığımız her adımda kanıta dayalı ve adil karar alma süreçlerini daha da önemli hâle getirmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyonun üzerinde randevu işlemi başarıyla gerçekleştirilmiştir"</p>

<p>Türkiye genelinde 271 bine ulaşan toplam yatak kapasitesi ve 1,5 milyonluk nitelikli insan kaynağıyla vatandaşlara her gün milyonlarca sağlık hizmetini kesintisiz olarak sunabildiklerinin altını çizen Sağlık Bakanı Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p><img alt="Bakan Memişoğlu: &quot;Son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyonun üzerinde randevu işlemi başarıyla gerçekleştirilmiştir&quot;
" height="666" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/08/20260608aw720740-2.jpg" width="1000" /></p>

<p>"Gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki bugün Türkiye, güçlü ve örnek gösterilen sağlık altyapılarından birine sahiptir. e-Nabız ile hastalarımızın geçmiş tıbbi öyküsünden tetkik sonuçlarına kadar sağlık verilerini güvenli ve entegre biçimde yönetiyoruz. Gelişmiş Merkezi Hekim Randevu Sistemimizle 79 farklı branşta hekim ve sağlık tesisi randevu süreçlerini dijital kanallar üzerinden yürütüyoruz. Sadece geride bıraktığımız son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyonun üzerinde randevu işlemi başarıyla gerçekleştirilmiştir."</p>

<p>Kanser taramalarından kronik hastalık takibine, sigara bırakma hizmetlerinden sağlıklı beslenme danışmanlığına, gebe okullarından ruh sağlığı hizmetlerine kadar geniş bir alanda ücretsiz hizmet sunduklarını aktaran Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda ‘Koruyan Sağlık’ anlayışını sistemimizin merkezine aldık. Aile hekimliği sistemimiz, Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz ve birinci basamak sağlık hizmetlerimizle vatandaşlarımızın sağlığını hastalanmadan önce korumayı hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>"Kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemimizle vatandaşlarımızın yenilikçi tedavilere erişimini güvence altına alıyoruz"</p>

<p>Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında yapılan mamografi taramasında yerli yapay zekâ sistemi olan METRA Projesi’ni uygulamaya aldıklarını ve yapay zekâ tabanlı radyoloji destek sistemi RADİS’i tüm fonksiyonlarıyla faaliyete geçirdiklerini belirten Bakan Memişoğlu, "Kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemimizle vatandaşlarımızın yenilikçi tedavilere erişimini güvence altına alırken kaynaklarımızı rasyonel kullanmak adına sağlık teknolojileri değerlendirme mekanizmalarımızı uluslararası standartlarda daha da kurumsallaştırıyoruz. Sağlık Teknolojisi Değerlendirme Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Yaygınlaştırılması ve Sürdürülebilirliği Projesi kapsamında Ulusal Sağlık Teknolojisi Değerlendirme Strateji Belgesi’ni hazırladık" diye konuştu.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde yürüttükleri önemli bir çalışmayı duyurarak "Yaşam Kalitesi Ölçeği’nin Türkiye Değer Seti’ni oluşturuyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu, ayrıca TÜSEB’in açtığı "Geri Ödeme Modelleri Proje Çağrısı" ile kamu-özel iş birliğini destekleyen, yenilikçi tedavilere erişimi güçlendiren ve sistem sürdürülebilirliğini gözeten modeller geliştirmeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.</p>

<p>"Sadece 2 yıl içinde toplam 5 bin 800 yenilikçi proje başvurusu aldık"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunun taşıyıcı kolonlarından biri olduğunu ifade ettiği ‘Üreten Sağlık’ modeli ile teknolojisini geliştiren, bilgisini ürüne dönüştüren ve ürettiklerini insanlığın yararına sunan güçlü bir ekosistem inşa ettiklerini vurgulayarak "Sağlık Bakanlığımızın inovasyon gücü TÜSEB bünyesinde; fikri olanı finansmanla, araştırmayı sanayiyle buluşturuyoruz. Sadece 2 yıl içinde toplam 5 bin 800 yenilikçi proje başvurusu aldık. Bilim insanlarının, sağlık çalışanlarının ve ‘Yeni bir fikrim var’ diyen herkesin önerisine değer veriyor, bunları insanlığın sağlığına fayda sağlayacak somut ürünlere dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Yerli renkli doppler ultrasonografi cihazımız için geliştirme ve üretim aşamasına geçtik"</p>

<p>Yerli ilaç, aşı, molekül, tanı kiti ve tıbbi cihaz alanlarında somut sonuçlar almaya başladıklarını söyleyen Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Kalp-akciğer makinemizi, mobil röntgen ve solunum cihazlarımızı, OED cihazlarımızı ve ventilatörlerimizi hizmete sunduk. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin geliştirebildiği yapay zekâ destekli endoskopik kapsül görüntüleme cihazına ilişkin klinik araştırmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Hasta başı monitörleri, hemodiyaliz ve anestezi cihazı projelerinde sona yaklaştık. Kısa süre önce yerli renkli doppler ultrasonografi cihazımız için geliştirme ve üretim aşamasına geçtik. Mikrodalga Meme Kanseri Tarama ve Teşhis Sistemi’nde cihaz geliştirme süreçlerini tamamladık. Bugün Türkiye, hematolojik kanserlerde kişiselleştirilmiş tedavinin en ileri örneklerinden biri olan CAR-T hücre tedavisini tamamen yerli imkânlarla geliştiren ve başarıyla uygulayan nadir ülkelerden biridir. Tüm bu teknolojik ve bilimsel birikimi yalnızca ulusal bir başarı olarak değil, küresel sağlık sistemine katkı sunacak stratejik bir kapasite olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Memişoğlu, ‘Health Türkiye’ markası altında birçok alanda ortak çalışmalar yürütmeye açık olduklarını belirterek "Evrensel kardeşlik hukukuyla, insanlığın ortak yararı adına ‘Sağlıkta Dönüşüm’ tecrübemizi, ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu, şehir hastaneleri modelimizi, aile hekimliği sistemimizi, sağlık teknolojileri üretim kapasitemizi uluslararası iş birlikleriyle paylaşmaya, ortak projeler geliştirmeye hazırız" dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-son-bir-yilda-mhrs-uzerinden-702-milyonun-uzerinde-randevu-islemi-basariyla-gerceklestirilmistir</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/06/bakan-memisoglu-son-bir-yilda-mhrs-uzerinden-702-milyonun-uzerinde-randevu-islemi-basariyla-gerceklestirilmistir-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="75959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’dan Muş’taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/istanbuldan-mustaki-hastaya-5g-ile-bobrek-tasi-ameliyati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/istanbuldan-mustaki-hastaya-5g-ile-bobrek-tasi-ameliyati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5G teknolojisiyle, Muş Devlet Hastanesi’ndeki tedavi gören bir hastanın ameliyatı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki doktorlar tarafından başarıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>5G teknolojisi ve yerli-milli cihaz desteğiyle, Muş Devlet Hastanesi’ndeki bir hastanın ameliyatı İstanbul’daki doktorlar tarafından uzaktan başarıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de yerli ve milli imkânlarla üretilen bir cihazla yapılan uzaktan operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini ortaya koydu.</p>

<p>Hayatı kolaylaştıran 5G teknolojisinin tıpta; uzaktan teşhis, görüntüleme, operasyon hasta takibi ve eğitim süreçlerinde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, uzaktan ameliyatla ilgili olarak, "Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi.</p>

<p>5G ile mesafelerin engel olmaktan çıktığının altını çizen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise "5G’nin sunduğu ultra düşük gecikme süreleri ve yüksek veri iletme kapasitesi, eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden gerçekleştirilen bu operasyon da bu kapasitenin çok çarpıcı bir örneği. Turkcell olarak bu sürece liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan açıklamaya göre; Turkcell gücünde 5G’nin mesafeleri ortadan kaldıran kapasitesi ve sağlık alanına vadettiği dönüşüm, İstanbul ile Muş arasında gerçekleştirilen bir uzaktan ameliyatla ortaya konuldu. Muş Devlet Hastanesi’nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı kırma operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki deneyimli doktor ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini de ortaya koydu.</p>

<p>Operasyonda, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Tzevat Tefik ile Muş Devlet Hastanesi’nden Op. Dr. Rıfat Burak Ergül görev aldı. Her iki hastanede mevcut olan Turkcell 5G altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra düşük gecikmeyle uzaktan ameliyata imkan verdi. Toplantıda; yaklaşık 4 saat süren ve hastaya herhangi cerrahi müdahale olmadan damar yoluyla yapılan operasyonun, aynı zamanda, böbrek taşı tedavisinde RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) ile yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı olduğu belirtildi.</p>

<p>5G teknolojisinin; tıp sektöründe uzaktan teşhis, takip, görüntüleme, eğitim ve operasyon gibi süreçlerde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "5G destekli bu operasyon, İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nın robot yardımlı Retrograd İntrarenal Cerrahi ve ileri endoüroloji alanındaki deneyiminin farklı merkezlere başarıyla aktarılabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi.</p>

<p><img alt="İstanbul’dan Muş’taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/05/20/20260520aw709167-2.jpg" /></p>

<p>"Turkcell 5G, mesafeleri engel olmaktan çıkarıyor"</p>

<p>Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye’de kullanıma açılan 5G teknolojisinin eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şunları söyledi: "Turkcell olarak 5G’yi Türkiye’nin dijital geleceği için stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Bu teknoloji; çok yüksek hız, ultra düşük gecikme ve güçlü veri taşıma kapasitesiyle hayatın her alanında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İstanbul-Muş arasında yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden başarıyla gerçekleştirilen bu operasyon, Turkcell 5G’nin mesafeleri engel olmaktan çıkaran kapasitesinin çok çarpıcı bir örneği. Bu kapsamda yakın gelecekte eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda 5G’nin dönüştürücü etkisini daha da fazla göreceğiz. Turkcell olarak sahip olduğumuz altyapı ve en geniş frekans bandıyla, bu köklü değişime liderlik etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle sayın rektörümüze, kıymetli hocalarımıza, tüm paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum."</p>

<p>"Hastamızı, aynı ameliyathanede gibi takip edebildik"</p>

<p>İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik de operasyonla ilgili bilgi verdi. Tefik, "Turkcell’in 5G altyapısı ve ELMED’in yerli üretim İbn-i Sina robotu aracılığıyla, Muş’taki hastamızı İstanbul’dan, tıpkı aynı ameliyathanede gibi takip edebildik. Sistemin sağladığı ultra düşük gecikme süresi sayesinde cerrahi sezgimizden hiçbir şey kaybetmeden işlemi tamamladık. Bu çalışma, telecerrahinin yalnızca bir teknoloji demonstrasyonu olmadığını; doğru altyapı, deneyimli ekip ve multidisipliner iş birliğiyle, klinik pratikte güvenle uygulanabilir bir model olduğunu somut biçimde ortaya koydu. Türkiye’de bir ilk olmasının ötesinde, RIRS yöntemiyle gerçekleştirilen dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı ameliyatı olması bu başarıyı küresel ölçekte de anlamlı kılıyor. Uluslararası akademik iş birlikleri çerçevesinde robot yardımlı retrodrad intrarenal telecerrahiyi, küresel ölçekte yaygınlaştırmayı ve Türkiye’yi bu alanda uluslararası bir referans merkezi konumuna taşımayı hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>Yerli ve milli teknolojiyle uzaktan ameliyat</p>

<p>Türkiye’de yerli ve milli teknolojiyle üretilen bir cihazla yapılan böbrek taşı kırma operasyonunda, ELMED firması tarafından geliştirilen İbn-i Sina adlı cihaz kullanıldı. 1991 yılında Ankara OSTİM’de kurulan ELMED, Türkiye’nin yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumunda. Şirket, böbrek taşı kırma cihazını 1992’de üretti. 1994 yılında da ilk ihracatı yapıldı. İlk Türk malı ESWL cihazını 1996 yılında AUA (Amerikan Üroloji Derneği) Kongresi’nde dünyanın farklı ülkelerinden üroloji uzmanlarına tanıtan şirket, üroloji alanında bilinen bir marka olarak 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi. ELMED 2012 yılında Tübitak projesi ile böbrek taşlarının lazerle kırılarak tedavisinde fURS (flexible ureterorenoskopi) ile kullanılmak üzere Avicenna Roboflex adı verilen İbn-i Sina robotun ilk protipini üretti. Patent alınan bu robot, Avrupa CE işaretine sahip ve ABD’den de FDA onayını aldı. Halen, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Polonya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’da bu robot kullanılıyor. ELMED, bu robota tele-cerrahi özelliğini ve yapay zekâ desteğini de entegre ediyor.</p>

<p><br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/istanbuldan-mustaki-hastaya-5g-ile-bobrek-tasi-ameliyati</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/istanbuldan-mustaki-hastaya-5g-ile-bobrek-tasi-ameliyati-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="55691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilimsel araştırma Cimin üzümünün çekirdeğindeki güçlü etkiyi ortaya koydu]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bilimsel-arastirma-cimin-uzumunun-cekirdegindeki-guclu-etkiyi-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bilimsel-arastirma-cimin-uzumunun-cekirdegindeki-guclu-etkiyi-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cimin üzümü üzerine yapılan bilimsel araştırma, üzüm çekirdeğinden elde edilen ekstraktın antioksidan ve antienflamatuvar etkileriyle dikkat çektiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Erzincan yöresinde yetişen ve Türkiye’nin tescilli üzüm çeşitlerinden biri olan Cimin üzümüyle ilgili gerçekleştirilen çalışmada, üzümün çekirdeği, taze hali ve kurutulmuş formu ayrı ayrı incelendi.</strong></h3>

<p>Araştırmada, üzüm çekirdeğinin yüksek fenolik bileşik içeriği sayesinde güçlü antioksidan özellik gösterdiği belirlendi. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde çekirdek ekstresinin, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirmede etkili sonuçlar verdiği kaydedildi.</p>

<p><img alt="Bilimsel araştırma Cimin üzümünün çekirdeğindeki güçlü etkiyi ortaya koydu" height="648" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/05/15/20260515aw705399-0.jpg" width="971" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilimsel çalışmada ayrıca, oluşturulan akut ve kronik iltihap modellerinde üzüm çekirdeği su ekstraktının iltihaplanmayı yüzde 75’e kadar azaltabildiği gözlemlendi. Araştırmacılar, elde edilen etkinin bazı antienflamatuvar ilaçlarla benzer düzeyde olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çalışmada, kronik hastalıklarla ilişkilendirilen TNF- ve IL-1 gibi iltihap belirteçlerinde de düşüş tespit edildi. Araştırmacılar, bu bulguların Cimin üzümünün fonksiyonel gıda ve doğal destek ürünleri alanında değerlendirilebileceğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Araştırmada ayrıca üzüm çekirdeği ekstraktının, vücudun doğal savunma mekanizmasında görev alan antioksidan enzimlerin aktivitesini desteklediği ifade edildi.</p>

<p>Söz konusu çalışma, Kafkas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalında hazırlanan "Erzincan (Cimin) Üzümünden Elde Edilen Su Ekstraktlarının Ratlarda Antienflamatuvar ve Antioksidan Özelliklerinin Belirlenmesi" başlıklı doktora tezinde yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bilimsel-arastirma-cimin-uzumunun-cekirdegindeki-guclu-etkiyi-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/bilimsel-arastirma-cimin-uzumunun-cekirdegindeki-guclu-etkiyi-ortaya-koydu-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="60959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-hantavirus-konusunda-bir-salgin-riski-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-hantavirus-konusunda-bir-salgin-riski-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında sağlık gündemine dair açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır. Türkiye, COVID-19 pandemisinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya ispat etmiş bir ülke. Bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden bir tanesi olduk. Şu anda da sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü salgını önlemeye ve takip etmeye muktediriz. Bu tip risklere karşı paydaşlarımızla birlikte hazırlıklıyız" dedi.</strong></p>

<p>Hantavirüs testi yapılan 5 vatandaşın test sonuçlarının negatif olduğunu açıklayan Memişoğlu, "İki vatandaşımız gemiden daha önce ayrılmıştı, onları da karantinaya aldık. Üç vatandaşımızı kendi uçağımızla gemiden indikleri andan itibaren izole şekilde aldık. Bu beş kişinin Hantavirüs testleri negatif çıktı, 42 günlük karantina süreci devam ediyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda"</strong></p>

<p>Türkiye’nin sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Memişoğlu, "Bizim atalarımız ve medeniyetimiz sağlık sistemini hep ön planda tutmuş. Şimdi biz 2002’den beri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sağlık alanında inanılmaz bir gelişim süreci yaşadık. Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi"</strong></p>

<p>TÜSEB’in son bir senede 2 bin projeyi desteklediğini aktaran Bakan Memişoğlu, "Türkiye esasında sağlık alanında üretim yapma konusunda TÜSEB’in, USHAŞ’ın kurulmasıyla son 10-15 yıl içinde önemli adımlar attı. Bu çalışmalar, bir buçuk sene evvel Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modeliyle ortaya koymasıyla çok daha yoğunlaşmaya başladı. Biz ‘Üreten Sağlık’ modelinin merkezine Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını koyduk. TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>CAR-T hücre tedavisindeki uygulamaların aralık ayından beri yapıldığı vurgulayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Üreten Sağlık Portalı’nı oluşturduk. Bu portal vasıtasıyla, Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığında fikri, finansı ve üreticiyi bir araya getiriyoruz. Yani esasında yaptığımız şu; bilim insanının, fikir insanının fikrini, bilgisini alıp bunu finansla ve üreticiyle buluşturmak ve onu ticari ürün hâline getirmek. Ticari ürün haline getirme aşamasından itibaren Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle de büyük bir sağlık üretim sistemi, ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Biz yaklaşık bir hafta evvel, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazının üretim ve geliştirme süreçleri için imzaları attık. Böylece Türkiye iki sene sonra kendi doppler ultrasonografi cihazını üretebilir hâle gelecek. Hematolojik kanser, kan kanseri tedavileriyle ilgili 4-5 yere TÜSEB vasıtasıyla destek verdik. Yerli CAR-T hücre tedavisinde ilk üretim ve uygulamamızı aralık ayında Ankara Etlik Şehir Hastanemizde gerçekleştirdik ve birçok hastamıza başarıyla uyguladık. Antalya, İstanbul, Kayseri gibi başka illerde de başlıyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var"</strong></p>

<p>Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanlarına katkısının yüksek olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye’de 985 tane çok kapsamlı klinik çalışma var, bunların 10’u yerli fikirle üretilmiş. Biz istiyoruz ki bu sayıyı artıralım. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB olarak Türkiye’ye faydası olacak yerli bir fikrin klinik çalışmalarını birlikte yürütüyorsak bu klinik çalışmalardaki hastalarımızın maliyetini Sosyal Güvenlik Kurumunun karşılayacağı şekilde bir düzenleme yaptık. Bunun Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var" dedi.</p>

<p><strong>"Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN’la beraber ürettik"</strong></p>

<p>TÜSEB aracılığıyla 8 aşı için "Yerli Aşı Çağrısı"na çıkıldığını ve Hepatit A aşısını yerli üretim olarak yapıldığını söyleyen Bakan Memişoğlu, Hepatit A aşısının hastanelere verildiğini söyledi. Yutulabilir tablet şeklindeki endoskopi cihazını, dünyada birkaç ülkenin yapabildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin preklinik çalışmasını yaptığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, "Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN’la beraber ürettik. İlk olarak Bilkent Hastanesine teslim ettik. Önümüzdeki günlerde ilk defa kullanacağız. Biz yerli üretilen, gerçekten millî değerleriyle yeni şeyler söyleyen her türlü girişimi ve teknolojik yatırımı destekliyoruz. Böylece Türkiye esasında sağlıkla ilgili yeni büyük bir yol kat etmeye başladı. Türkiye; sağlık turizmi dâhil, ilaç sanayisi dâhil, malzeme ve cihaz üreticisi dâhil, altyapısıyla sağlık sektörü olarak büyük bir potansiyele sahip. Bunu her zaman ifade ediyorum; bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmaktır" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var"</strong></p>

<p>Bakan Memişoğlu, "Bu ihracat hedefini başarabilecek bir altyapı ve insan gücüne, artı şu anda bunu yapabilecek kapasiteye sahip bir ülke Türkiye. Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var bizim. 800 tane ilaç fabrikamız, 200’ü kendi ilacını üreten fabrikamız var. Bunlara baktığınız zaman bilim insanlarıyla, şehir hastaneleriyle, TÜSEB’in desteğiyle biz bunu rahatlıkla başarabilecek bir kapasiteye sahibiz. Ama şu anda baktığınızda yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ilaç ihracatımız, 2-3 milyar dolar arasında bir sağlık turizmi kapasitemiz var ama bu bize artık yetmez. Biz bunun çok daha üstüne çıkabilecek altyapıya sahibiz" dedi.</p>

<p><strong>"SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık"</strong></p>

<p>SMA ilaçlarının Türkiye tarafından üretildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, "Bilim insanımız, mühendisimiz, sağlık üreticimiz üretsin. Biz Sağlık Bakanlığı olarak bunları sağlık sistemimizde kullanmaya hazırız. Yeter ki onlar üretsinler. Baktığınız zaman 2.000 tane proje destekliyoruz. SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık. Klinik çalışmalar başladı. SMA ilacının özel sektör ve onlarla beraber TÜSEB’in desteğiyle, TİTCK’nin ruhsatını verdiği preklinik çalışmasının son aşamasına gelerek insanlarımıza kullandırdığımız kendi SMA ilacımızı üretiyoruz. Ben bunu uluslararası alanda da söylüyorum; Türkiye artık sağlıkta sadece bir pazar gibi gözükmesin. Türkiye sağlıkta artık teknolojisinde, üretiminde bir ortaktır, bir rol ortaya koyucudur diyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık"</strong></p>

<p>‘Koruyan Sağlık’ kapsamında yapılan çalışmalardan bahseden Memişoğlu, "‘Koruyan Sağlık’ kapsamında kanserle ilgili; biz ücretsiz olarak belli yaş grubundaki insanlara Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde kanser taraması yapıyoruz. Esasında tedaviden önce korunmayı ön plana tutmamız gerekiyor. Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık. Bunlardan 276 binini kanser şüphesiyle hastanemizden randevu alarak ikinci ve üçüncü basamaklarda takip ettik. Ve ileri tetkiklerle destekleyerek 28 bin kişiye erken kanser teşhisi koyduk. Böylece kanseri hem tedavi ettik hem de insanların yaşamını yeniden kazandırdık. ‘Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun’ diyoruz. Bu erken taramaları, ücretsiz taramaları Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde toplumumuzun özellikle gidip yaptırmasını istiyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Sezaryen ameliyattan bahseden Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Vatandaşımızın sağlıklı kalmak için de sağlık hizmetlerinden faydalanmasını istiyoruz. Sadece hastalık için bizden hizmet almasınlar. Sağlıklı kalmak, sağlıkla yaşamlarını sürdürmek için biz onları Sigara Bırakma Polikliniklerine, Sağlıklı Hayat Merkezlerine, Aile Sağlığı Merkezlerine bekliyoruz. Ben Sağlık Bakanıyım. İnsanlara sağlıklı olmayı ve nasıl sağlıklı kalınacağını da anlatmakla mükellefim. Nasıl sigara içmeyin diyorsam, sigara sağlığa zararlıdır diyorsam, sigara insanları öldürür, akciğer kanseri yapar, kalp krizi geçirme riskini artırır, damar hastalıklarına neden olur diyorsam; sezaryenin de bir ameliyat şekli olduğunu, zorunlu kalmadıkça sezaryen yapılmaması gerektiğini, fizyolojik olanın yani doğal olanın normal doğum olduğunu, vajinal doğum olduğunu, hem anne sağlığı açısından hem de çocuk sağlığı açısından normal olanın doğal doğum olduğunu söylüyorum."</p>

<p><strong>"Türkiye’de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi"</strong></p>

<p>Türkiye’de sezaryen oranının ilk defa geçen sene düşme meyline girdiğini ifaden Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu ameliyat türü (sezaryen) ne zaman gerekli? 10 doğumdan en fazla bir buçuğunda; yani 1 ile 1,5 arasında. Ama biz şu anda Türkiye’de 10 doğumdan 6’sını, yarısından çoğunu sezaryen yapıyoruz. 59,7 şu anda sezaryen oranımız. İlk doğumda sezaryen oranımız yüzde 30,4; yani 3 doğumdan 1 tanesi. Halbuki Dünya Sağlık Örgütü tıbbi olarak 10 doğumdan 1 tanesinin sezaryen olması gerektiğini söylüyor. Şimdi eğer siz 10 doğumdan 6’sını sezaryen yapıyorsanız demek ki en az 4’ünü isteğe bağlı sezaryen yapıyorsunuz. Biz her hastanede koordinatör ebeler görevlendirdik. Ebelerin doğuma girmesini ve onu koordine etmesinin mevzuatının altyapısını oluşturduk. İlk kez anne olacak anne adaylarına gebeliğinin son üç ayında ebelerimiz eşlik edecek. ‘Annelik Yolculuğu’ diye bir telefon uygulaması yaptık. Hastanelerimizde, Aile Hekimliklerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde Gebe Okulları oluşturduk." "Ben anne adaylarımızla ve hekimlerimizle hep beraber sezaryen oranlarımızı sağlıklı hale getirmek istiyorum. Şu anda Türkiye’de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi yıllar sonra. Bunu biz hep beraber daha da düşüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-memisoglu-hantavirus-konusunda-bir-salgin-riski-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/bakan-memisoglu-hantavirus-konusunda-bir-salgin-riski-yok-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="74217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan "(Hantavirüs) açıklaması"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 id="content"><strong>Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakası görülen uluslararası bir seyahat gemisinde olan son 3 vatandaşın da ambulans uçak ile Türkiye’ye getirildiğini bildirdi. Bakanlık açıklamasında gelen vatandaşların yakın takip ve izolasyon süreçlerinin başlandığı belirtilerek "Daha önce ülkeye giriş yapan 2 kişide olduğu gibi, bu kişilerden de gerekli numuneler alınmıştır. Sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır. Sağlık Bakanlığı ekipleri tarafından klinik durumları sürekli değerlendirilmekte ve sağlık durumları yakından takip edilmektedir. Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/saglik-bakanligindan-hantavirus-aciklamasi-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="39236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otizmli Çocuklarda Göz Teması ve Göz Sağlığı: Görünmeyen Detaylara Dikkat]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/otizmli-cocuklarda-goz-temasi-ve-goz-sagligi-gorunmeyen-detaylara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/otizmli-cocuklarda-goz-temasi-ve-goz-sagligi-gorunmeyen-detaylara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otizm spektrum bozukluğu, çocukluk döneminde sosyal iletişim, davranış ve duyusal algı süreçlerini etkileyen nörogelişimsel bir durumdur. Bu tabloda en erken fark edilen belirtilerden biri ise göz teması kurmada yaşanan zorluklardır. Ancak göz teması eksikliği çoğu zaman yalnızca davranışsal bir farklılık olarak değerlendirilse de, altta yatan görme problemleri açısından da dikkatle ele alınması gereken bir bulgudur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal Isindetayi Haber" class="detail-photo img-fluid" height="806" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/05/batigoz-saglik-grubu-goz-hastaliklari-uzmani-doc-dr-ugur-unsal-isindetayi-haber.jpg" width="1067" /></p>

<p><a href="https://www.isindetayi.com/isin-detayi-reklam-ver"><span style="color:#2980b9"><strong>Batıgöz Sağlık Grubu</strong></span></a> Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, otizmli çocuklarda göz sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken dönemde yapılacak kapsamlı değerlendirmelerin çocuğun gelişim sürecine doğrudan katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Göz Teması Kurmamak Her Zaman Tek Bir Nedene Bağlı Değildir</p>

<p>Otizmli çocuklarda göz teması kuramama, sosyal iletişimdeki farklılıkların bir parçası olarak kabul edilir. Ancak bu durumun tek başına nörogelişimsel bir özellik olarak değerlendirilmesi, bazı göz hastalıklarının öngörülememesine neden olabilir.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal:<br />
“Göz teması kurmayan bir çocukta yalnızca otizmle ilişkili bir durum var demek yeterli değildir. Görme keskinliğinde azalma, odaklanma problemleri veya göz kaslarıyla ilgili sorunlar da bu davranışı etkileyebilir. Bu nedenle mutlaka detaylı bir göz muayenesi yapılmalıdır.”</p>

<p>Otizmli Çocuklarda Görme Problemleri Daha Sık Eşlik Edebilir</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, otizm spektrumundaki çocuklarda bazı göz hastalıklarının daha yüksek oranda görülebildiğini göstermektedir. Bu durum, çocuğun çevreyi algılama biçimini ve sosyal etkileşim kurma sürecini doğrudan etkileyebilir.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal:<br />
“Otizmli çocuklarda en sık karşılaştığımız göz problemleri arasında şaşılık, miyopi, hipermetropi, astigmatizma ve göz tembelliği yer alır. Bunun yanı sıra bazı çocuklarda göz hareketlerini kontrol etmede zorluk veya görsel algı farklılıkları da gözlemlenebilir.”</p>

<p><img alt="Otizmli Çocuklar Isindetayi Haber" class="detail-photo img-fluid" height="2057" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/05/otizmli-cocuklar-isindetayi-haber.jpg" width="3311" /></p>

<p>Bu tür sorunların erken dönemde fark edilmemesi durumunda:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Görsel gelişim gerileyebilir.</li>
 <li>Öğrenme süreçleri etkilenebilir.</li>
 <li>Sosyal iletişim daha da zorlaşabilir.</li>
</ul>

<p>Görsel Algı Farklılıkları Davranışlara Yansıyabilir</p>

<p>Otizmli çocuklarda yalnızca göz hastalıkları değil, görsel bilgiyi işleme biçimi de farklı olabilir. Bu durum, çocuğun çevreyle kurduğu ilişkiyi doğrudan etkiler.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal:<br />
“Bazı otizmli çocuklar parlak ışıklardan rahatsız olabilir, hareketli nesnelere odaklanmakta zorlanabilir ya da detaylara aşırı hassasiyet gösterebilir. Bu da göz teması kurmaktan kaçınmalarına neden olabilir.”</p>

<p>Bu nedenle göz teması kuramama davranışı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Duyusal hassasiyet,</li>
 <li>Görme problemi,</li>
 <li>Görsel işlemleme farklılığı</li>
</ul>

<p>gibi birden fazla faktörün birleşimiyle ortaya çıkabilir.</p>

<p>Muayene Süreci Çocuğun İhtiyaçlarına Göre Planlanmalıdır</p>

<p>Otizmli çocuklarda göz muayenesi, standart bir değerlendirmeden farklı olarak daha özel bir yaklaşım gerektirir. Çocuğun duyusal hassasiyetleri, iletişim şekli ve dikkat süresi dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal:<br />
“Muayene sırasında çocuğun kendini güvende hissetmesi çok önemlidir. Daha kısa süreli, aşamalı ve gerekirse oyunlaştırılmış bir yaklaşım tercih edilebilir. Amaç, çocuğu zorlamadan sağlıklı bir değerlendirme yapabilmektir.”</p>

<p>Bu süreçte:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Ortamın sade ve sakin olması,</li>
 <li>Ani ışık ve seslerden kaçınılması,</li>
 <li>Ailenin sürece dahil edilmesi</li>
</ul>

<p>muayenenin başarısını artırabilir.</p>

<p>Erken Tanı, Gelişim Sürecini Doğrudan Etkileyebilir</p>

<p>Görme problemleri erken dönemde fark edilmediğinde, çocuğun bilişsel ve sosyal gelişimi üzerinde uzun vadeli etkiler oluşturabilir. Özellikle okul öncesi dönemde yapılan göz kontrolleri önemli.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal:<br />
“Görme, çocukların öğrenme sürecinin temel bileşenlerinden biridir. Görme ile ilgili sorunların erken tespit edilmesi, çocuğun hem akademik hem de sosyal gelişimini destekleyebilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Belirtiler</p>

<p>Otizmli çocuklarda bazı davranışlar göz sağlığıyla ilgili ipuçları verebilir. Ailelerin bu belirtileri göz ardı etmemesi gerekir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Göz teması kurmaktan kaçınma</li>
 <li>Nesnelere çok yakından bakma</li>
 <li>Gözleri kısarak bakma</li>
 <li>Göz kayması fark edilmesi</li>
 <li>Işığa karşı aşırı hassasiyet</li>
 <li>Odaklanma ve takip güçlüğü</li>
</ul>

<p>Bu belirtiler her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmeyebilir; ancak mutlaka bir göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>“Otizmli çocuklarda göz teması eksikliği yalnızca davranışsal bir özellik olarak değerlendirilmemelidir. Göz sağlığı ile ilgili olası sorunların erken dönemde tespit edilmesi, çocukların çevreyle kurduğu ilişkiyi ve gelişim sürecini olumlu yönde etkileyebilir. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri ihmal edilmemelidir.”</p>

<p>- Doç. Dr. Uğur Ünsal</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/otizmli-cocuklarda-goz-temasi-ve-goz-sagligi-gorunmeyen-detaylara-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 00:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/otizmli-cocuklarda-goz-temasi-ve-goz-sagligi-gorunmeyen-detaylara-dikkat-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="39022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/istanbul-il-saglik-muduru-doc-dr-guner-1-yilda-300-kere-doktora-giden-hasta-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/istanbul-il-saglik-muduru-doc-dr-guner-1-yilda-300-kere-doktora-giden-hasta-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, başvuruda ilk basamağın aile hekimi olması gerektiğini söyleyerek, "Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz vardı, bir yılda 300 kere doktora gitmişti, sordum; ‘Alışkanlığım böyle’ dedi. Sosyalleşme aracı olarak da kullanıyorlar, ihtiyacı olan hastanın ulaşmasıyla ilgili problem yaşama ihtimalimiz var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 id="content"><strong>Acilde sarı ve kırmızı alanda herhangi bir sıkıntı yok. Yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’ , ‘Pazara inmiştim, gelmişken bir acile uğrayayım’ bunlarla karşılaşıyoruz. Vatandaşlar, evine ortalama 7 dakika yürüme mesafesindeki aile hekimliklerine başvurarak sorunlarının çoğunu çözebilir" dedi.</strong></h3>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentteki muayene sayılarından devam eden sağlık yatırımlarına kadar birçok konuda bilgi verdi. Vatandaşların aile hekimliklerine başvurusunun önemine dikkat çeken Doç. Dr. Güner, İstanbul’daki ilk 3 aya ilişkin verileri de paylaştı.</p>

<p><strong>"Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz 300 kere doktora gitmişti"</strong></p>

<p>’İstanbul’da 53 tane devlet, 130’dan fazla özel hastane var’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Aile hekimlikleriyle beraber devasa bir sistemde sağlık hizmeti sunuyoruz. Bunun için zaten dünyanın sağlık başkenti diyoruz. 7-24, bayramı seyranı, gecesi gündüzü olmadan hiçbir şekilde inkıtaya uğramaması gereken bir süreç var. Sağlık hizmetini kesintisiz bir şekilde veriyoruz. 201 ülkeden 500 bin vatandaşın genel cerrahi, ortopedi, onkoloji hastalarının gelip şifa bulduğu bir kentten bahsediyoruz. Estetik olsun botoks, rinoplasti olsun, saç ekimi İstanbul’da hatta Antalya, İzmir gibi noktalarda da büyük bir teveccühle tüm dünyada karşılanıyor. Şunu biliyoruz ki; İstanbul bu noktanın ana başkenti. 2025 yılında 207 milyon muayene, 2 milyon 600 bin ameliyat. Sadece 5 milyon kardiyoloji muayenesi yapmış durumdayız, 90 bine yakın anjiyo, 100 binden fazla kalp ameliyatı. 207 milyon muayene yapmışız kişi başı 12’ye denk geliyor, bu tüm dünyanın ortalamasının çok üstünde bir rakam. İnsanlar sağlık hizmetine erişmekte zorluk yaşamıyorlar ama bir problem de şu; acaba doğru sağlık hizmetine mi ulaşıyoruz? En yakın sağlık danışmanımız kim; aile hekimi. Ben hastaneye geçen sene sadece 1 kere başvurdum, Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz vardı, bir yılda 300 kere doktora gitmişti. Ben de aradım, sordum, neden? O, ‘Alışkanlığım böyle’ dedi. Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Çapa’sı, Samatya’sı, Haseki’si. Sosyalleşme aracı olarak da kullanıyorlar, bizim ihtiyacı olan hastanın ulaşmasıyla ilgili problem yaşama ihtimalimiz var. Teyzemiz 1 yıl içinde gitmiş zaten 365 gün var, aynı gün içinde 3-4 yere gitmiş olması gerekiyor. Bu bir alışkanlık olmuş " dedi.</p>

<p><strong>"3 branş dışında her branşa aynı güne randevu verebiliyoruz"</strong></p>

<p>‘80’den fazla branşta randevu açıyoruz’ diyen Doç. Dr. Güner, "MHRS’yi kontrol ettiğimizde 3 tane branşımız dışında her branşa aynı güne randevu verebiliyoruz. 3 branş; göz, cildiye ve kardiyoloji. Bunlara 10 gün içinde randevu verebilir durumdayız. İsteğimiz şu; nitelikli tetkik dediğimiz kolonoskopi, endoskopi, ameliyat süreleri gibi bunların da minimize edilebilmesi. Şükür olsun sayın Bakanımız, Bakan olduktan sonra geliştirdiği performans sistemleriyle, kamu hastane sistemleriyle bu rakamlar geriye doğru geldi. Muayene ile ilgili problemi çözmüş olduk. Yapay zekaya, internete sorduğumuz kadar aile hekimine sorsak o 12 başvurunun belki 3,4’ünü minimize etmiş olacağız. İstanbul’da 43 milyon radyolojik görüntüleme yapılmış, 207 milyon muayenenin üzerine" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Akşam polikliniklerinde 1 milyondan fazla muayene yapmış durumdayız"</strong></p>

<p>‘Akşam poliklinikleri bir ihtiyaç olarak belirlediğimiz bir şey’ diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Güner, vatandaşların da süreçten memnun olduğunu ifade ederek, "Çok büyük teveccühüyle karşılaşıyor. İnsanlar çalışırken muayeneye ulaşmakta zorluk yaşıyorlar. Muayene için izin almanız gerekiyor. Şu anda akşam 17.00’dan gece 22.00’a kadar akşam poliklinikleri tesisleştirdik. Günden güne de sayılarını artırıyoruz. Biz 2025’in ekiminde başladık. Akşam polikliniklerinde 1 milyondan fazla bir muayene yapmış durumdayız. Sarı ve kırmızı alan acil kapsamında herhangi bir sıkıntı yok, bekleme sürelerimiz de çok düşük. Sorun şu; MHRS’yi takip etmezsek, randevu almazsak, gerekli kontrol ve muayenelerimizi zamanında yapmaya çalışmazsak ilk başvurduğumuz yer acil oluyor. Yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’ diyenler oluyor veya ‘Pazara inmiştim, gelmişken de bir acile uğrayayım’ bunlarla karşılaşıyoruz. Ortalama bekleme süremiz 20-30 dakika arasında değişiyor. Vatandaşlar, evine ortalama 7 dakika yürüme mesafesindeki aile hekimliklerine başvurarak sorunlarının çoğunu çözebilir" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Şu anda İstanbul’daki doğurganlık hızı 1,2"</strong></p>

<p>Sözlerini sürdüren Doç. Dr. Güner, "Şu anda İstanbul’daki doğurganlık hızı 1,2. Türkiye’de bu 1.48’lerde aslında 2,1’in üzerine çıkartmamız lazım. Şöyle düşünün; nüfusunuz sabit kalsa bile yaşlılara bakacak genç nüfusa ihtiyacınız var. Sezaryen ile mücadelemizde ana noktalardan birisi bu, sağlık açısından değerlendirdiğimizde her türlü ameliyatın bir komplikasyon, hastamıza zarar verme riski var. Nüfus piramidimiz günden güne yaşlanıyor. Aile Yılı ilan edilmesinin ana etmenlerinden biri de bu, biz de sağlık açısından üzerimize düşen vazifeleri yaparak bununla mücadele etmemiz lazım. 2,6’lardan itibaren Türkiye’nin doğum hızı 1,48’lere kadar düştü" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İlk 3 ayda 61 milyon muayene yaptık"</strong></p>

<p>2026 yılının ilk 3 ayına ilişkin istatistiklere ilişkin konuşan Doç. Dr. Güner, "İlk 3 ay verilerimize de bakmak gerekirse 2025’i 207 milyon ile kapattık. İlk 3 ayda 61 milyon muayene yaptık, yine yüksek bir rakam ve altını çizmek istiyorum; Ramazan olmasına rağmen. 880 bin ameliyat, 11 milyon görüntüleme. Sorun şu; 2 ihtimal var, vatandaşımız ya gereksiz yere doktora gidiyor, bunu engellememiz lazım ya da sağlığını korumuyor, doktora gitmek zorunda kalıyor, bunu da engellememiz lazım. Onun için korumak, korumak, korumak. Aile hekimi sadece ilaç yazdırılan, çocuğunuzu aşıya götürdüğünüz, gebe olduğunuzda izlemleri yaptırdığınız yer değil, sizin sağlıkla ilgili, genel cerrahi, kardiyoloji ile ilgili olsun soruyu soracağınız kişi" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/istanbul-il-saglik-muduru-doc-dr-guner-1-yilda-300-kere-doktora-giden-hasta-var</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/istanbul-il-saglik-muduru-doc-dr-guner-1-yilda-300-kere-doktora-giden-hasta-var-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="71425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye yaşlanıyor: 65 yaş üstü için aşılar hayati önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/turkiye-yaslaniyor-65-yas-ustu-icin-asilar-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/turkiye-yaslaniyor-65-yas-ustu-icin-asilar-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşılanma, ileri yaşta enfeksiyonlardan korunma ve hastalığın hafif seyri açısından kritik rol oynuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 11'e ulaşması, ülkemizin hızla yaşlanan bir topluma dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu demografik değişimle birlikte bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kronik hastalıkların artması ileri yaş grubunda enfeksiyonların daha sık ve ağır seyretmesine neden oluyor. Bu nedenle aşılama yalnızca çocukluk döneminde değil, yaşamın ileri evrelerinde de koruyucu hekimliğin temel unsurlarından biri. Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 24-30 Nisan Aşı Haftası kapsamında özellikle 65 yaş sonrası dönemde bazı aşıların belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini vurguladı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşamın bazı dönemleri enfeksiyonlar açısından daha yüksek risk taşır. Özellikle ileri yaşta, “kırılgan” olarak tanımlanan; yani çoklu hastalıkları bulunan ve genel sağlık durumu daha hassas olan bireylerin bağışıklık sistemi daha zayıf çalışır. Yaşlanma süreciyle birlikte ortaya çıkan bu durum, diyabet, kalp hastalıkları, KOAH ve kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkların da etkisiyle enfeksiyonların daha sık ve ağır seyretmesine de neden olur.<br />
<br />
Aşıların bir kısmı ömür boyu koruyuculuk sağlamadığı için, özellikle 65 yaş sonrasında belirli aşıların düzenli aralıklarla tekrarlanması büyük önem taşır.<br />
<br />
<strong>65 yaş sonrasında yılda en az bir kez geriatri değerlendirmesi öneriliyor</strong></p>

<p><img alt="Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil Isindetayi" class="detail-photo img-fluid" height="522" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/04/akademik-geriatri-dernegi-yonetim-kurulu-baskani-prof-dr-meltem-gulhan-halil-isindetayi.jpg" width="842" /><br />
<br />
<strong>Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil,</strong> geriatrinin yalnızca hastalıkları değil, bireyin genel sağlık durumu ve yaşam kalitesini bütüncül olarak ele aldığını belirterek şunları söyledi: “65 yaş sonrasında demans (bunama), depresyon, osteoporoz (kemik erimesi), idrar kaçırma, malnütrisyon (yetersiz beslenme) ve sarkopeni (kas kaybı) gibi sağlık sorunlarının görülme sıklığı artmaktadır. Bu sorunlar yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edildiği için dile getirilemeyebilir. Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmasa bile her yaşlı bireyin yılda en az bir kez geriatri değerlendirmesinden geçmesini öneriyoruz. Bu yaklaşım hem geriatrik sendromların erken dönemde fark edilmesini hem de koruyucu hekimlik uygulamalarının hayata geçirilmesini sağlar. Örneğin kemik erimesi (osteoporoz) taraması 65 yaş üzerindeki tüm kadınlara, 70 yaş üzerindeki tüm erkeklere önerilmektedir. Bunun yanında aşılar ve kanser taramaları gibi koruyucu sağlık uygulamaları da sağlıklı yaşlanmanın vazgeçilmez bir parçasıdır” diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Yaşlanan nüfusta aşılamanın önemi artıyor</strong><br />
<br />
“Aşılar, hastalıkları ortaya çıkmadan önleyerek bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasında hayati bir rol oynar. Türkiye, aşılama alanında önemli başarılar elde etmiş bir ülke olup, toplumsal bağışıklama sayesinde birçok hastalığın görülme sıklığı da belirgin şekilde azalmıştır. Ayrıca aşılar, tedavi maliyetlerini önleyerek sağlık sistemine ekonomik katkı sağlar” diye belirten <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, sözlerine şöyle devam etti: “Ben bir geriatri uzmanı olarak özellikle yaşlı nüfusa vurgu yapmak isterim. Aşılar çoğunlukla çocukluk dönemiyle ilişkilendirilse de aslında her yaş grubunda koruyucu sağlık açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Özellikle yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte geriatrik grupta aşılama çok daha kritik hale gelmiştir.”<br />
<br />
<strong>Aşılar yaşlılıkta sadece enfeksiyonu değil, komplikasyonları da önler</strong><br />
<br />
Yaşla birlikte bağışıklık sisteminde doğal bir zayıflama meydana geldiğini belirten Halil, diyabet, kalp hastalıkları ve KOAH gibi kronik hastalıkların da enfeksiyon riskini artırdığını ifade etti. Aşılar, hastalıkları tamamen engellemese bile çok daha hafif geçirilmesini sağlar. Örneğin zatürre aşısı yapılmamış bir yaşlı bireyde enfeksiyon ağır seyredebilir, hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacı doğabilir. Aşılanan bireylerde ise hastalık çoğu zaman daha hafif klinik tabloyla atlatılabilmektedir. Ayrıca enfeksiyonlara bağlı hastane yatışlarının yalnızca akut hastalıkla sınırlı kalmadığını belirten A<strong>kademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan</strong>, uzun süreli hareketsizliğin kas kaybı, düşme ve bağımlılık riskini artırdığına dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>Solunum yolu enfeksiyonları ileri yaşta daha ağır seyrediyor</strong><br />
<br />
Bazı aşıların yılın her döneminde yapılabildiğini, ancak özellikle solunum yolu viral enfeksiyonları açısından belirli riskli dönemler bulunduğunu belirten <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, aşılama zamanlamasının önemine dikkat çekti: “İleri yaş grubunda influenza (grip), RSV ve pnömokok gibi etkenler ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. İnfluenza ve RSV enfeksiyonları özellikle sonbahar aylarından itibaren artar, kış mevsiminde ise en yüksek seviyeye ulaşır. Bu nedenle bu dönemler, özellikle riskli gruplarda aşılama açısından kritik önem taşır. Buna karşılık tetanos, zona, hepatit ve pnömokok gibi bazı aşılar mevsimden bağımsız olarak yılın herhangi bir döneminde uygulanabilmektedir.”<br />
<br />
İleri yaş grubunda solunum yolu enfeksiyonlarının viral ve bakteriyel olarak iki ana grupta değerlendirilebileceğini ifade eden <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, “Viral enfeksiyonlar arasında influenza, RSV ve kısmen devam eden COVID-19 enfeksiyonlarını sayabiliriz. Ancak özellikle influenza ve RSV, ileri yaşta en sık ve en önemli solunum yolu viral enfeksiyonları olarak öne çıkmaktadır” dedi.<br />
<br />
Bakteriyel enfeksiyonlar açısından en önemli etkenin pnömokok bakterisi olduğunu vurgulayan <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, “Pnömokok, yaşlı bireylerde zatürreye en sık neden olan bakterilerden biridir. Bazı durumlarda enfeksiyon akciğerle sınırlı kalmayıp kana karışarak tüm vücuda yayılabilir. Bu durum ‘invaziv pnömokok hastalığı' olarak tanımlanır ve ileri yaşta daha sık görülür. Özellikle kırılgan yaşlı olarak tanımladığımız; çoklu hastalığı olan, beslenme durumu bozulmuş, kas kaybı gelişmiş ve bakım ihtiyacı artmış bireylerde bu enfeksiyonlar çok daha ağır seyretmektedir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Bu hasta grubunda enfeksiyonların yalnızca daha ağır seyretmediğini; hastane yatış, yoğun bakım ihtiyacı ve solunum desteği gereksiniminin de belirgin şekilde arttığını söyleyen <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, yaşlanmayla birlikte bağışıklık sisteminde doğal bir zayıflama olduğunu hatırlatarak diyabet, KOAH, astım ve kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkların tabloyu daha da ağırlaştırdığını vurguladı.<br />
<br />
<strong>RSV ve pnömokok ileri yaşta ciddi risk oluşturuyor</strong><br />
<br />
<strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, solunum yolu enfeksiyonlarına ilişkin verileri de paylaşarak RSV enfeksiyonlarında ileri yaş yetişkinlerde semptomatik hastalık oranının yüzde 3–7 arasında değiştiğini, bu hastaların yaklaşık üçte birinin tıbbi tedavi gerektirdiğini ifade etti ve ekledi: “Tedavi edilenlerin yaklaşık yüzde 10'u hastaneye yatırılıyor, hastaneye yatan hastalarda ise yüzde 10–15 oranında yoğun bakım ihtiyacı gelişiyor, mortalite (ölüm oranı) ise yaklaşık yüzde 5 düzeyinde seyrediyor.”<br />
<br />
Pnömokok enfeksiyonlarının da benzer şekilde ağır seyredebileceğini belirten <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, TÜİK 2024 verilerine göre solunum sistemi hastalıklarının ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer aldığını, pnömoninin ise tek başına yaklaşık 40 bin ölümle önemli bir yük oluşturduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Viral enfeksiyonlar zaman zaman bakteriyel enfeksiyonlarla komplike hale gelebiliyor. Bu durum yaşlı hastalarda daha sık görülüyor. Özellikle diyabet, KOAH ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalıklar bağışıklık sistemini farklı mekanizmalarla etkilediği için enfeksiyon riskini artırıyor. Bu hastalıkların yaşlılıkla birlikte daha sık görülmesi, enfeksiyonlara karşı en önemli risk üçlüsünü oluşturuyor.”<br />
<br />
<strong>Kafa karışıklığı, ani davranış değişiklikleri veya düşme gibi durumlara dikkat</strong><br />
<br />
<strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>: “İleri yaş grubunda enfeksiyonların her zaman klasik belirtilerle ortaya çıkmadığını, ateş, öksürük ve balgam gibi tipik bulguların her zaman görülmeyebildiğini vurgulayarak, bunun yerine deliryum (kafa karışıklığı), dikkat ve oryantasyon bozukluğu, bilinçte dalgalanmalar ve hatta halüsinasyonlar gibi atipik bulguların ön planda olabileceğini söyledi. Bunun yanı sıra ani düşmelerin de enfeksiyonun ilk işareti olabileceğine dikkat çekti. Bu atipik tablo nedeniyle tanı ve tedavide gecikmeler yaşanabildiğini belirten <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil,</strong> hastaların sağlık kuruluşlarına başvurduğunda daha ağır klinik durumlarla karşılaşılabildiğini ifade etti. Özellikle COVID-19 döneminde yaşlı bireylerin klasik solunum yolu bulguları yerine düşme veya bilinç değişikliği gibi şikâyetlerle başvurduğunun sıkça gözlemlendiğini hatırlattı.<br />
<br />
Bu nedenle yaşlı bireylerin yakınlarının, genel durumdaki en küçük değişiklikleri bile dikkatle takip etmesi gerektiğini vurgulayan <strong>Prof. Dr. Halil</strong>, kafa karışıklığı, ani davranış değişiklikleri veya düşme gibi durumların mutlaka ciddiye alınması ve tıbbi değerlendirme gerektirdiğini belirtti.<br />
<br />
<strong>Aşılama, yaşlı bireylerde ağır hastalık riskini azaltıyor</strong><br />
<br />
“Bazen viral enfeksiyonlar tabloya tek başına başlamıyor; üzerine bakteriyel enfeksiyonlar eklenerek hastalığın seyri ağırlaşabiliyor. Bunu özellikle yaşlı hastalarda sık görüyoruz. Örneğin RSV ya da influenza (grip) geçiren bir bireyde, sonrasında ikincil bakteriyel enfeksiyon gelişmesi klinikte karşılaştığımız önemli durumlardan biridir” diye belirten <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, sözlerine şöyle devam etti: “Yaşlı hastalarda diyabet sıklığının yaklaşık yüzde 45'e ulaştığını görüyoruz. Yaklaşık her iki yaşlı bireyden birinde diyabet olduğu anlamına geliyor ve diyabet bağışıklık sistemini en çok etkileyen kronik hastalıkların başında geliyor. Bunun yanında KOAH akciğer yapısını bozarak, kalp hastalıkları ise genel sağlık durumunu etkileyerek enfeksiyonlara karşı direnci azaltıyor. Diyabet, KOAH ve kalp hastalıklarının yaşlılıkla birlikte sık görülmesi, enfeksiyonlar açısından önemli bir risk üçlüsünü oluşturuyor.”<br />
<br />
Aşılamanın bu noktadaki rolüne dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Halil</strong>, “Aşılar, bu hastalıkların ortaya çıkmasını tamamen engellemese de hastalığın çok daha hafif geçirilmesini sağlayabilir. Örneğin zatürre aşısı yapılmamış bir yaşlı bireyde enfeksiyon ağır seyrederek hastaneye yatış, hatta yoğun bakım ihtiyacı doğurabilirken; aşılı bireylerde hastalık çoğu zaman daha hafif klinik tabloyla atlatılabilmektedir” dedi.<br />
<br />
<strong>Aşılanma, 65 yaş üstünde enfeksiyonlardan korunma ve hastalığın hafif seyri açısından kritik</strong><br />
<br />
“65 yaş üstü bireyler, tıpkı çocukluk çağındaki gibi özel bir grup olarak değerlendirilmelidir” diyen <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, bu yaş grubunda bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve eşlik eden kronik hastalıkların arttığını belirtti. Bu nedenle enfeksiyonların daha ağır ve atipik seyredebileceğine dikkat çekerek, 65 yaş üstü bireylerin hem enfeksiyonlardan korunmak hem de hastalığı daha hafif atlatabilmek için düzenli olarak aşılanması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
“Hayatın belirli dönemlerinde belirli aşıların yapılması büyük önem taşıyor. Bu nedenle bireylerin doktora başvurduklarında aşı önerilerini özellikle sormaları gerekir” diyen <strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong>, yoğun klinik tempo nedeniyle hekimlerin zaman zaman aşılamayı gözden kaçırabileceğini, bu noktada hastanın ‘Hangi aşıları yaptırmalıyım?' sorusunu sormasının önemli bir hatırlatıcı olacağını ifade etti. Özellikle huzurevi ve bakım evi gibi toplu yaşam alanlarında enfeksiyon riskinin çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil</strong> sözlerini şöyle tamamladı: “65 yaş üstü bireylerin, hekimlerine başvurduklarında mutlaka aşılanma programı hakkında bilgi almaları ve önerilen aşıları zamanında yaptırmaları büyük önem taşımaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/turkiye-yaslaniyor-65-yas-ustu-icin-asilar-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/turkiye-yaslaniyor-65-yas-ustu-icin-asilar-hayati-onem-tasiyor-isindetayi.webp" type="image/jpeg" length="53703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan ‘kahve’ uyarısı: "Günde 4 fincan ve üzeri olumsuz etkiler oluşturabiliyor"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/uzmanlardan-kahve-uyarisi-gunde-4-fincan-ve-uzeri-olumsuz-etkiler-olusturabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/uzmanlardan-kahve-uyarisi-gunde-4-fincan-ve-uzeri-olumsuz-etkiler-olusturabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En çok tüketilen içeceklerden olan kahvenin kalp sağlığına etkilerine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Bunlar genellikle nabız artışı, tansiyonda ani yükseliş, kaygı hali oluşturabilir. Yeni nesil kahvecilerdeki kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte, olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmalı" dedi.</strong></h3>

<p>Her gün milyonlarca kişinin tükettiği kahve, çay gibi ürünlerde bulunan kafeinin kalp sağlığına etkilerine ilişkin bilgi veren uzmanlar uyarıyor. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci de kafeinin hem olumlu hem olumsuz etkileri olabildiğini söyledi. Günde 4 fincan ve üzeri kahve tüketiminin olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kalp sağlığının korunması için yapılması gerekenleri sıraladı.</p>

<p><img alt="Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci İsi̇ndetayi̇" class="detail-photo img-fluid" height="343" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/04/doc-dr-duygu-ersan-demirci-isindetayi.jpg" width="854" /></p>

<p><strong>"Nabız artışı, tansiyonda ani yükseliş, kaygı oluşturabilir"</strong></p>

<p>‘Kafein şu anda dünya genelinde çok tüketilen içeceklerin içerisinde bulunan temel bileşen, çalışmaların devam ettiği bir molekül’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Kafein tüketiminin hem olumlu hem olumsuz etkileri var. Mevcut veriler ışığında söylenebilecek olan kafein tüketiminin genel olarak hafif orta düzeyde güvenli olduğu, hatta bazı kardiyak ve metabolik açılardan koruyucu etkilerinin de olduğu yönünde. Yüksek dozda tüketiminin kalp krizini arttırdığını gösteren çalışmalar olduğu gibi sağlıklı bireylerde orta düzeyde tüketimin koruyucu olduğunu gösteren çalışmalar da var. Bu konu halen araştırma aşamasında. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Genel olarak nabız artışı, düzensiz ritim olabilir. Tansiyonda ani yükselişe neden olabilir, sinirlilik hali, kaygı oluşturabilir. Özellikle öğleden sonra fazla tüketiminde uykuyu olumsuz yönde etkileyebilir, kalp dışı etkileri; kalsiyum emilimini bozarak kemik erimesine neden olabilir. Gebeler bu açıdan riskli diyebiliriz, yüksek dozda tüketim erken doğum ya da bebekte gelişme geriliğine neden olabiliyor bu açıdan da dikkatli olmak gerekir" dedi.</p>

<p><strong>"Yeni nesil kahvecilerdeki kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Kafein tüketim deyince ilki başta çay kahve tüketimi akla gelmekte’ diyen Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Ama yüksek dozda kafein içeren enerji içecekleri mevcut. Enerji içeceklerinin kalp damar sağlığı açısından olumsuz etkileri giderek daha fazla ortaya çıkmakta. Sağlıklı bireylerde dahi enerji içeceği tüketimi sonrası önemli ritim bozuklukları, tansiyon yüksekliği, kalp krizinin tetiklenmesi gibi durumlar ortaya çıkabilmekte. Kafeinin etkileri açısından bireysel farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Kafeini metabolize eden enzimdeki bireysel değişikliklerden kaynaklanıyor. Kahve tüketimi özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. Yeni nesil kahvecilerde mevcut olan kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte. Bunlara bağlı fazla şeker alımının getirdiği olumsuz etkiler de yine göz önünde bulundurulmalı. Kalp hastaları için şuan ki veriler ışığında orta düzeyde tüketim güvenilir gözükmekte. Kalp damar sağlığı dediğimiz zaman en temel 2 nokta; sağlıklı beslenme ve fiziksel egzersiz. Akdeniz tipi beslenme, bitkisel ağırlıklı bir beslenmeyi kast ediyoruz. Doymuş yağ asitleri yerine doymamış yağ asitlerinin tercih edilmesi, işlenmiş etin minimum oranda tüketilmesi, bunun yerine balık tüketiminin haftada en az 1 gün olacak şekilde desteklenmesi önerilmekte. Tuz ve şeker tüketimini mümkün olduğunca kısıtlamak ve yine fazla alkol tüketimine dikkat etmek vurgulanması gereken noktalar. Sigaranın bırakılması, mental sağlık, stres yönetimi de kalp sağlığı açısından önemli noktalar" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/uzmanlardan-kahve-uyarisi-gunde-4-fincan-ve-uzeri-olumsuz-etkiler-olusturabiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/uzmanlardan-kahve-uyarisi-gunde-4-fincan-ve-uzeri-olumsuz-etkiler-olusturabiliyor-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="34568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bezmiâlem'in Biyoteknoloji Enstitüsü'nü Ziyaret Etti]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-bezmialemin-biyoteknoloji-enstitusunu-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-bezmialemin-biyoteknoloji-enstitusunu-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Beykoz Yaşam Bilimleri ve Biyoteknoloji Enstitüsü'nü (YABBE) ziyaret etti. Rektör Prof. Dr. Adem Akçakaya'nın yakın desteğiyle sürdürülen araştırma projelerini yerinde inceleyen Bakan Memişoğlu, laboratuvarlarda çalışan öğretim üyelerini tek tek dinleyerek Türkiye'nin biyoteknoloji alanındaki geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Tarihi Kışladan Dünya Standartlarında Araştırma Merkezine</strong></h2>

<p>1845 yılında Bezmiâlem Valide Sultan tarafından kurulan köklü mirasımız, bugün Beykoz'da yeni bir boyut kazanmaktadır. Yaklaşık 200 yıllık geçmişe sahip tarihi kışla, kapsamlı bir restorasyon projesiyle modern bir bilim yuvasına dönüştürülmüştür. Temel ve translasyonel araştırmalara yönelik modern moleküler sistemler içeren laboratuvarlarıyla YABBE; kanser biyolojisinden nörobilime, moleküler genetikten biyoenformatik ve gelişim biyolojisine uzanan geniş bir araştırma yelpazesinde çalışmalarını sürdürmektedir.</p>

<h2><img alt="Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bezmiâlem'in Biyoteknoloji Enstitüsü'nü Ziyaret Etti Isindetayi Haber" class="detail-photo img-fluid" height="610" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/03/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-bezmialemin-biyoteknoloji-enstitusunu-ziyaret-etti-isindetayi-haber.png" width="929" /></h2>

<h2><strong>Tersine Beyin Göçü: Dünyanın Dört Bir Yanından Türkiye'ye</strong></h2>

<p>Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Beykoz Yaşam Bilimleri ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün (YABBE) en özgün niteliklerinden biri, kadrosunu oluşturan araştırmacıların profilidir. Harvard, Cambridge, Rockefeller, Max Planck ve Johns Hopkins gibi dünyanın en köklü araştırma kurumlarından ülkemize kazandırılan bilim insanları, Rektör Prof. Dr. Adem Akçakaya’nın güçlü desteğiyle projelerini büyütmeye devam etmektedir. Bakan Memişoğlu, ziyareti sırasında kanser biyolojisi alanında Prof. Dr. Ahmet Cingöz, nörobilim alanında Prof. Dr. Caner Çağlar, moleküler biyoloji alanında Prof. Dr. Şükrü Anıl Doğan, mikrobiyoloji alanında Prof. Dr. Mehmet Ziya Doymaz, sirkadyen biyoloji ve ilaç geliştirme alanında Prof. Dr. Şeref Gül, nöroşirürji alanında Prof. Dr. Mustafa Aziz Hatiboğlu, biyoenformatik alanında Prof. Dr. Mohammad Asif Khan, moleküler genetik alanında Prof. Dr. Onur Emre Onat ve gelişim biyolojisi alanında Prof. Dr. Matteen Rafiqi ile birebir görüşerek her birinin yürüttüğü projeleri ve hedeflerini yakından takip etmiştir.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bezmiâlem'in Biyoteknoloji Enstitüsü'nü Ziyaret Etti Haber Isindetayi" class="detail-photo img-fluid" height="604" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/03/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-bezmialemin-biyoteknoloji-enstitusunu-ziyaret-etti-haber-isindetayi.png" width="924" /></p>

<h2><strong>Bakanın Değerlendirmesi ve Gelecek Hedefleri</strong></h2>

<blockquote>
<p><strong>Bakan Memişoğlu</strong>, ziyaret boyunca öğretim üyelerinin sunumlarını dikkatle dinlemiş; TÜBİTAK ve TÜSEB gibi prestijli kaynaklardan desteklenen projelerle yakından ilgilenmiştir. Bakanımız; Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Beykoz Yaşam Bilimleri ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün (YABBE) temel bilimden ürün odaklı araştırmaya uzanan vizyonunu ve araştırma-geliştirme kapasitesini özellikle değerli bulduğunu ifade etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın biyoteknoloji ve ilaç geliştirme alanlarında yerli araştırma kapasitesini güçlendirme hedefleriyle örtüşen bu ziyaret; YABBE ile Bakanlık arasında daha kapsamlı bir iş birliği zemini oluşturulması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p><em>“Sayın Bakanımızın projelerimize gösterdiği yakın ilgi, tüm ekibimiz için en değerli teşvik oldu. 1845’ten bu yana sürdürdüğümüz insana hizmet yolculuğumuzun bugün Beykoz’daki bu köklü yapıda yeni bir anlam kazandığını görmek bizleri derinden onurlandırmaktadır. YABBE, artık Türk biliminin uluslararası arenada sesini yükselteceği güçlü bir platform haline gelmiştir.”</em></p>
</blockquote>

<p><strong> Prof. Dr. Adem Akçakaya, Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Rektörü</strong></p>

<p><em>“Sağlıkta tam bağımsızlık ve yüksek teknoloji hedefimiz doğrultusunda yerli ve milli bilimsel çalışmaları her daim desteklemeye devam edeceğiz. Burada gördüklerimiz, Türkiye’nin bu alanda ne denli güçlü bir potansiyele sahip olduğunun en somut kanıtı. Bilim yolunda emek veren tüm araştırmacılarımıza başarılar diliyorum.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-bezmialemin-biyoteknoloji-enstitusunu-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/03/saglik-bakani-prof-dr-kemal-memisoglu-bezmialemin-biyoteknoloji-enstitusunu-ziyaret-etti-isindetayi.png" type="image/jpeg" length="79703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/turk-kizilaydan-iftar-sonrasi-kan-bagis-daveti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/turk-kizilaydan-iftar-sonrasi-kan-bagis-daveti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kızılay, Ramazan ayında da hastanelerin kan ve kan ürünleri ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesi için vatandaşları iftar sonrasında kan bağışında bulunmaya davet ediyor. Ramazan boyunca iftar sonrası açık tutulacak kan bağışı noktaları ile gezici ekipler, bağışçıları meydanlarda, etkinlik alanlarında ve uygun noktalarda bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti
" height="912" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/03/07/20260307aw656663-2.jpg" width="1276" /></p>

<p>Türk Kızılay, Ramazan ayında dönemsel olarak azalan kan bağışlarının, hastanelerde devam eden ihtiyacı etkilememesi için vatandaşlara gönüllü kan bağışı çağrısında bulunuyor. Paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’da yapılacak her kan bağışı, tedavi bekleyen hastalar için hayati önem taşıyor. Ramazan ayı süresince kan bağışı çalışmalarını yoğun şekilde sürdüren Türk Kızılay, vatandaşların bağışlarını daha kolay gerçekleştirebilmesi amacıyla iftar sonrasında da hizmet vermeye devam ediyor. "Kan Acil Değil Sürekli İhtiyaç" anlayışıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, bağış noktaları iftar sonrası saatlerde açık tutulurken, gezici ekipler de çeşitli alanlarda vatandaşlarla buluşuyor. Ayrıca teravih namazı saatlerinde camilerde, belediyeler tarafından Ramazan ayına özel düzenlenen etkinliklerde ve meydanlarda gezici ekipleri aracılığıyla kan bağışı kabul ediyor. Böylece bağışçılara daha kolay erişim sağlanması ve Ramazan ayında kan bağışının sürekliliğinin korunması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>2026 yılının ilk iki ayında 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı</strong></h2>

<p>Türk Kızılay, gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde bin 140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılamayı sürdürüyor. 2026 yılının ilk iki ayında ise 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı. Ramazan ayı boyunca 4 bini aşkın uzman sağlık personeliyle sürdürülen çalışmalarla, bu hayati sistemin kesintisiz şekilde devam etmesi amaçlanıyor.</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/turk-kizilaydan-iftar-sonrasi-kan-bagis-daveti</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 02:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/03/turk-kizilaydan-iftar-sonrasi-kan-bagis-daveti-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="38460"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
