<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İşin Detayı Haber</title>
    <link>https://www.isindetayi.com</link>
    <description>Haberler ve ekonomide son dakika gelişmeleri türkiyenin uluslararası en çok takip edilen flash haber sitesi İşin Detayı Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.isindetayi.com/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 02 May 2026 22:26:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/tbbde-kriz-olusturan-mektup-gerginligi-sonrasi-alemdardan-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/tbbde-kriz-olusturan-mektup-gerginligi-sonrasi-alemdardan-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi.</p>

<p><strong>"Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.</p>

<p><img alt="Tbb’de Kriz Oluşturan ‘Mektup’ Gerginliği Sonrası Alemdar’dan Sert Eleştiri Isindetayi" class="detail-photo img-fluid" height="1378" src="https://isindetayicom.teimg.com/isindetayi-com/uploads/2026/05/tbbde-kriz-olusturan-mektup-gerginligi-sonrasi-alemdardan-sert-elestiri-isindetayi.jpg" width="1320" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/tbbde-kriz-olusturan-mektup-gerginligi-sonrasi-alemdardan-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/tbbde-kriz-olusturan-mektup-gerginligi-sonrasi-alemdardan-sert-elestiri-isindetayi-1.jpg" type="image/jpeg" length="71186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: "Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-uraloglu-mersinde-yaklasik-1-trilyon-liralik-yatirim-yaptik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-uraloglu-mersinde-yaklasik-1-trilyon-liralik-yatirim-yaptik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, Mersin programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Adem Aldemir ve partililerle bir araya geldi. Uraloğlu, buradaki konuşmasında Mersin’e yapılan yatırımları ve devam eden projeleri detaylı şekilde anlattı, ulaştırma alanında kentin çehresini değiştiren projelere imza attıklarını söyledi.</p>

<blockquote>
<p>"Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım yaptık"</p>
</blockquote>

<p>Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu.</p>

<p>Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı.</p>

<blockquote>
<p>"Mersin’i otoyollarla daha erişilebilir hale getirdik"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Mersin’in ulaşım ağını güçlendiren projelere değinen Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülkenin diğer bölgelerine daha güçlü bağlandığını belirtti. Bu projeyle yetinmediklerini kaydeden Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu çalışmalarının hızla sürdüğünü dile getirerek, "Projede yüzde 80-90 seviyelerine geldik. Bugün de heyetimizle sahada incelemelerde bulunduk" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Bakan Uraloğlu: &quot;Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık&quot;
" height="595" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/05/02/20260502aw696095-4.jpg" width="1043" /></p>

<blockquote>
<p>"Temmuzda kısmi açılış, yıl sonunda tamamı hizmette"</p>
</blockquote>

<p>Vatandaşların projelerin bitiş tarihine yönelik beklentilerine de değinen Uraloğlu, "Milletimiz, ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ diye soruyor. Bu da bizim iş yapma kabiliyetimizin göstergesidir" dedi.</p>

<p>Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Çeşmeli ile Erdemli girişi arasındaki bölümü temmuz ayında, yaz trafiğine hizmet edecek şekilde açacağız. 52 kilometrelik hattın tamamını da yıl sonu gelmeden, aralık ayında hizmete sunmuş olacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Projenin teknik detaylarına da değinen Uraloğlu, 52 kilometrelik hattın yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu belirterek, seraların ve doğal yapının korunması için özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı.</strong></p>

<blockquote>
<p>Karaman-Konya yolunda zorlu coğrafyada çalışma</p>
</blockquote>

<p>Silifke-Mut-Sertavul güzergahında yürütülen Karaman-Konya yol çalışmalarına da değinen Uraloğlu, dün orada incelemelerde bulunduklarını hatırlatarak, bölgenin hem sert kayalık yapıya hem de heyelan riskine sahip olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü projesinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, çalışmaların sabır gerektirdiğini ancak tamamlanacağını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>"Çukurova Havalimanı gelişimini sürdürüyor"</p>
</blockquote>

<p>Mersin’e kazandırılan önemli yatırımlardan birinin de Çukurova Havalimanı olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının 2024 yılı Ağustos ayında hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, "Her geçen gün daha da gelişiyor. Yolcu ve kargo taşımacılığıyla bölge için çok önemli bir merkez haline geliyor" dedi.</p>

<blockquote>
<p>Hızlı tren hattı Basra’ya kadar uzanacak</p>
</blockquote>

<p>Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattının da stratejik projeler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, Adana’ya kadar olan kısmın bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ve önümüzdeki sene içerisinde hızlı tren testlerinin başlayacağını söyledi. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezine kadar uzanacağını ifade ederek, "Bu hat Kapıkule’ye kadar uzanacak bağlantılarla Avrupa’ya entegre olacak. Sadece yolcu değil, yük taşımacılığı açısından da büyük bir imkan sağlayacak" diye konuştu.</p>

<blockquote>
<p>Mersin-Antalya arası 4,5 saate inecek</p>
</blockquote>

<p>Mersin ile Antalya arasındaki ulaşımın da önemli ölçüde iyileştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, mevcutta 483 kilometre olan mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini kaydetti. Projede büyük ilerleme sağlandığını belirten Uraloğlu, "Şu ana kadar yaklaşık 404 kilometrelik kısmı tamamladık. Tünel ve viyadüklerle devam ediyoruz. Tüm projeler bittiğinde Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresi 4,5 saate kadar düşecek" dedi.</p>

<blockquote>
<p>Mezarlık Kavşağı için yeni çözüm</p>
</blockquote>

<p>Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı hakkında da konuşan Uraloğlu, daha önce ihale yapılmasına rağmen çeşitli idari sorunlar nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini söyledi. Yeni bir planlama yapıldığını belirten Uraloğlu, "Eski projeyle çözüm mümkün görünmüyor. Yeni projeyi hızlı şekilde netleştirip bu yıl içerisinde çalışmalara başlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<blockquote>
<p>"Gönül köprülerini de birlikte kuracağız"</p>
</blockquote>

<p>Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Uraloğlu, fiziki yatırımlar kadar toplumsal bağların da önemli olduğunu vurguladı. Seçim sürecine girildiğini belirten Uraloğlu, vatandaşlarla birebir iletişimin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Gönüllere giden yolları, köprüleri birlikte inşa edeceğiz. Mersin olarak Cumhurbaşkanımıza daha güçlü destek vereceğiz" dedi.</p>

<p>Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinin ardından MHP İl Başkanlığını da ziyaret ederek görüşmelerde bulundu.</p>

<p><br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-uraloglu-mersinde-yaklasik-1-trilyon-liralik-yatirim-yaptik</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/bakan-uraloglu-mersinde-yaklasik-1-trilyon-liralik-yatirim-yaptik-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="83984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy Nazilli’de festival açılışına katıldı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-ersoy-nazillide-festival-acilisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-ersoy-nazillide-festival-acilisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesinde İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali’nin açılışına katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Özmen, Seda Sarıbaş, Aydın eski milletvekilleri, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçelerin belediye başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p><img alt="Bakan Ersoy Nazilli’de festival açılışına katıldı
" class="" height="597" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/05/02/20260502aw696182-9.jpg" width="1062" /></p>

<blockquote>
<p><strong>"Her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası"</strong></p>
</blockquote>

<p>Festivalin açılışında konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı için Aydın’a geldiğini ifade ederek, "Aydın, tarihin derin izlerini, doğanın cömertliğini ve çalışkan insanlarının emeğini aynı anda harmanlayan, geçmişiyle geleceği arasında güçlü bir köprü kuran özel bir şehrimiz. İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali, sadece bir etkinlik olmanın çok ötesinde bu toprakların ruhunu, emeğini ve irfanını geleceğe taşıyan güçlü bir iradenin de tezahürü. Aydın tarih boyunca bereketiyle, üretimiyle ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkmış nadide şehirlerimizden biri. Bu topraklar sadece ürün yetiştiren değil aynı zamanda değer üreten, kültür inşa eden ve medeniyet taşıyan bir anlayışın merkezi. Nazilli ise çalışkan insanıyla, üretim gücüyle ve sağlam toplumsal yapısıyla her zaman milletimizin yanında durmuş, değerlerine sahip çıkmış güzide ilçelerimizden biri. Bu festivalde yer alan her bir stant alınterinin, sabrın ve ustalığın bir hikayesini anlatmaktadır. Sergilenen her ürün bu toprakların hafızasını, kimliğini ve ruhunu taşımaktadır. Yöresel lezzetlerimizden el sanatlarımıza kadar her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası. Bizler bu mirası korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyanın zor ve çalkantılı bir dönemden geçtiğine de dikkat çeken Bakan Ersoy, kültürün ve ortak değerlerin bu süreçte daha da önemli hale geldiğini belirtti. Ersoy, bu tür etkinliklerin, toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli buluşmalar olduğuna vurgu yaptı.</p>

<p><br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-ersoy-nazillide-festival-acilisina-katildi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/bakan-ersoy-nazillide-festival-acilisina-katildi-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="56227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-yumakli-soykirima-dur-diyen-tek-lider-erdogandir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-yumakli-soykirima-dur-diyen-tek-lider-erdogandir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi.</p>

<blockquote>
<p><strong>"AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var"</strong></p>
</blockquote>

<p>Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Bakan Yumaklı: &quot;Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır&quot;
" height="652" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/05/02/20260502aw696135-2.jpg" width="1161" /></p>

<p>"Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız."</p>

<p></p>

<p>AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi.</p>

<blockquote>
<p><strong>"Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz"</strong></p>
</blockquote>

<p>Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi.</p>

<blockquote>
<p><strong>"2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>"Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p>Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-yumakli-soykirima-dur-diyen-tek-lider-erdogandir</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/bakan-yumakli-soykirima-dur-diyen-tek-lider-erdogandir-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="54690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan nüfus uyarısı "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar hepimiz için tedirgin edici"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-uyarisi-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-uyarisi-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir" dedi. Erdoğan, "Güçlü ve sağlıklı ailelerde aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’na katıldı. Programda açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarımıza, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><img aile="" alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, " g="" height="632" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw696047_06.jpg" width="1017" /></p>

<blockquote>
<p><strong>"Aile güçlü olduğunda bireyler - toplum güçlü olur"</strong></p>
</blockquote>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu bir gerçek ki; bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü; yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor; ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bugün ayrıca 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim edeceğiz. ’Ailemiz Geleceğimiz’ temalı fotoğraf ve kısa film yarışmaları başta olmak üzere ödüle layık görülen tüm kardeşlerimizi de tebrik ediyorum" dedi.</p>

<p><strong>"Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur"</strong></p>

<p>Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokulu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez. Anayasamızın 41. maddesinde yer alan ’Aile Türk toplumunun temelidir’ ilkesi hem bir yükümlülüğü hem de milletimizin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifadedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir"</strong></p>

<p>Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmiş ve kültürel kodlarını korumayı başardığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. Bu kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, inanç dünyamızdan neşet eden kadim değerlerimiz vardır. Nasıl güçlü ve sağlıklı bireyler fertleri arasında hak ve ödevlerin dengeli dağıtıldığı, sorun çözme kapasitesi yüksek haneler olarak tarif ettiğimiz güçlü ve sağlıklı ailenin temeli ise, güçlü ve sağlıklı aileler de aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır. Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi aile de dönüşüyor, form değiştiriyor, elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışılagelmiş yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın, muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye’yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralılıkla, yobazlıkla suçladılar"</strong></p>

<p>Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002’den beri bunun mücadelesini verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Şundan emin olunuz ki yarın tarih tekerrür edecek. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle veya kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Bakınız bunu özellikle şunun için söylüyorum: Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz; aynı zamanda 1960’lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bilhassa yaşı ellinin üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar; ülkemizde yıllarca şöyle bir propaganda yağmuruna tutulduk. Bize nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu söylendi. Yani nüfus ve doğurganlık arttıkça yoksulluğun artacağı, refahın azalacağı ifade edildi. Nüfus kontrol politikalarını bir tabu haline getirerek en küçük bir aykırı sese, fikre müsaade etmediler. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralılıkla, yobazlıkla suçladılar" açıklamasında bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul’un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazelerin rehin alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken sağlık sisteminin iyileştirilmesi için kullanılması gereken kaynaklar, dışarıdan reçete edilen nüfus kontrol politikalarıyla çarçur edildi. Bugün ise çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış tamamen iflas etmiş durumda. Hatta refah toplumu olarak dünyaya örnek gösterilen ülkelerin hemen hepsi nüfus artış hızının azalmasından dert yanıyorlar. Aynı şekilde küresel cinsiyetsizleştirme akımları karşısında aile kurumunun irtifa kaybetmesine mani olamıyorlar. Kimi ülkelerde sorun öyle bir boyuta ulaştı ki eğer göçmenler olmasa ekonomi çökecek, hayat duracak, en temel hizmetler verilemeyecek. Ekonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bütün bunlardan maalesef bizler de etkileniyoruz. Aile bağlarımız, evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına indi. 2024’te 1,48’e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014’te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken 2023’te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi; bunun yanında kızdan torun bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balı olarak görülür. Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Şurası da endişe vericidir, ortanca yaşımız 2025’te 34,9’a çıktı. Yani her iki vatandaşımızdan biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibarıyla yüzde 11,1’e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda. Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka oran artık 30,08’e düşen hanehalkı büyüklüğüdür. Tek kişilik hanelerin oranı ise yüzde 20,5’a ulaşmıştır. İlk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’a, hanımlarda 26’ya çıkarken 20-24 yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı yüzde 79, erkeklerde yüzde 94’tür" dedi.</p>

<p><strong>"Aile ve Gençlik Fonunu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye’de hayata geçirdik"</strong></p>

<p>Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz, bununla kalmayıp çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablonun bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada ifade etmek isterim ki bu endişe verici tablo sadece Türkiye’nin meselesi değildir. Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus, azalan doğum oranları ve çözülmeye başlayan aile yapısıyla karşı karşıyadır. Oralarla kıyaslandığında Türkiye hamdolsun çok iyi bir konumdadır. Örneğin bizde 35’e yaklaşan ortanca yaş Avrupa’da 45’tir. Türkiye Avrupa Birliği’nden halen 10 yaş daha gençtir. Ama buna rağmen biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz. Hükümet olarak uzun bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla oldukça geniş kapsamlı politikalar uyguluyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın ismindeki aile ifadesine bile tahammül edemeyen marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık. 2025 senesi aile merkezli politikalarımızda bir dönüm noktası teşkil etti. Aile ve Gençlik Fonunu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye’de hayata geçirdik. 2026 yılında kredi tutarını artırdık ve şartları kolaylaştırdık. Yuva kuracak gençlerimize verdiğimiz 150 bin liralık destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. Genç çiftlerimize 2 yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli kredi sağlıyoruz. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımızın tutarını yükselttik, Temmuz 2025’te yarı zamanlı çalışma yönetmeliğini yürürlüğe koyduk. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha fazla çocuklu ailelerimize öncelik tanıdık. En son biliyorsunuz doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. Dün yürürlüğe giren kanuna göre çalışan anneler doğum izinlerini artık 24 hafta olarak kullanabilecek. Düzenleme ile özel sektör çalışanlarının babalık iznini kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkardık. Ayrıca koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin hakkı tanıdık. Yeni yasamızın başta annelerimiz olmak üzere tüm ailelerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.</p>

<p><img aile="" alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, " g="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/02/aw696047_05.jpg" /></p>

<p>2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum: 2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Aile ve nüfus meselesini toplumun ve siyasetin gündemine taşıdık. Şimdi bunu bir üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. Bu amaçla 2026-2035 dönemini ’Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak belirledik. Aile ve Nüfus 10 Yılı; aileyi toplumun temeli, nüfusu ise milletimizin geleceğinin teminatı olarak gören güçlü bir devlet iradesinin tezahürüdür. Vizyon belgemiz ise insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır. Belgemizi birbirini tamamlayan beş stratejik öncelik üzerine bina ettik. Birinci stratejik önceliğimiz; aile kurumunun ve nesillerin korunmasıdır. İkinci önceliğimiz; evlilik müessesesinin teşvikidir. Üçüncü önceliğimiz; doğurganlık hızının artırılmasıyken; dördüncüsü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. Beşinci ve son stratejik önceliğimiz ise kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır. 10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için araştırma, kurumsal kapasite, mevzuat, iletişim ve diplomasi cephelerinde de çalışmalar yürüteceğiz. Bundan böyle mayıs ayının son haftasını ’Milli Aile Haftası’ olarak kutlamak toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacaktır. Kamu kurum ve kuruluşlarımız stratejik planlarını, bütçelerini, performans hedeflerini aile ve nüfus eksenini ihtiva edecek biçimde geliştirecektir. Biz de bunun en üst düzeyde takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-uyarisi-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/cumhurbaskani-erdogandan-nufus-uyarisi-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="73144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’de kongre takvimi netleşti: 15. Olağan Kurultay 7 Mart 2027’de yapılacak]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/mhpde-kongre-takvimi-netlesti-15-olagan-kurultay-7-mart-2027de-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/mhpde-kongre-takvimi-netlesti-15-olagan-kurultay-7-mart-2027de-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 15. Olağan Büyük Kurultay sürecinde il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs’ta başlayacağını belirterek, "Kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı’nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP 15. Olağan Büyük Kurultayı’na ilişkin yaptığı yazılı açıklamada il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs’ta başlayacağını bildirdi. MHP’nin Türk siyasi hayatındaki köklü geçmişine dikkat çeken Yalçın, "MHP, Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihi misyonu, milletimizin kadim değerlerinden ve binlerce yıllık birikiminden aldığı ilhamla 57 senedir sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.</strong></p>

<p>"Terörsüz Türkiye ezberleri bozmuştur"</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" yaklaşımına ilişkin de Yalçın, söz konusu politikanın önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yalçın, "Sayın Genel Başkanımızın büyük bir ferasetle gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye olgusu, bu bağlamda değerlendirilmelidir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmakla kalmayıp, tabuları yıkmıştır" dedi.</p>

<p>Bu yaklaşımın siyasi arenada ayrışmayı netleştirdiğini belirten Yalçın, "Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler için bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Akla kara net şekilde ayrılmıştır. Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler tefrik edilmiştir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle söz konusu yaklaşımın devlet politikası hâline geldiğini belirten Yalçın, "Milletimizin gerçek sevenleriyle sözde dostları bu sayede ayan beyan ortaya çıkmıştır" dedi.</p>

<p>"’Terörsüz Türkiye’ toplumdan güçlü destek gördü"</p>

<p>"Terörsüz Türkiye" hedefinin toplum nezdinde karşılık bulduğunu ifade eden Yalçın, "Terörsüz Türkiye, bir devran aynası gibi herkesin gerçek yüzünü teşhir etmiştir. Bununla beraber ülkeye huzur, sükûn ve iç barışı; dışarıya da birliği, bütünlüğü ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın mümkün olduğunu ispatlamıştır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletin terör ve şiddetin siyaset aracı olarak kullanılmasına karşı çıktığını vurgulayan Yalçın, "Milletimiz, Terörsüz Türkiye’ye sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Siyasi aktörlere çağrıda bulunan Yalçın, "DEM, Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin sözlerini yerine getirme DEM’idir. Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kongre takvimi açıklandı</p>

<p>MHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 27 Nisan tarihli toplantısında kongre sürecine ilişkin kararların alındığını belirten Yalçın, "MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı’nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/mhpde-kongre-takvimi-netlesti-15-olagan-kurultay-7-mart-2027de-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/mhpde-kongre-takvimi-netlesti-15-olagan-kurultay-7-mart-2027de-yapilacak-isindetayi.webp" type="image/jpeg" length="86442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-isikhan-32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-isikhan-32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs programları kapsamında Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Şantiyesinde çalışan belediye işçilerini ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Işıkhan, " Öncelikle, basın emekçilerimizin, kameranın önünde, arkasında, teknik personele çok teşekkür ediyorum, buraya kadar yoruldunuz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününüzü de tebrik ediyorum. Burada kıymetli kaymakamımız, kıymetli belediye başkanımız ve fen işlerinde, temizlik işlerinde çalışan, Pursaklar’daki işçi kardeşlerimizle birlikteyiz" diye konuştu.</strong></p>

<p><img alt="Bakan Işıkhan: &amp;quot;32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor&amp;quot;" height="717" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/05/01/20260501aw695135-0.jpg" width="957" /></p>

<p>1 Mayıs kutlamasına bir gün önceden başladıklarını vurgulayan Işıkhan, "Öğlen Gölbaşı’nda savunma sanayiinde çok önemli hizmetler sunan, tedarik sunan bir fabrikada başladık. Çalışma Bakanlığı olarak 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamayı saat 4’te başladık. Oradaki işçilerle bir araya geldik. Onların da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günlerini tebrik ettim. Gerçekten savunma sanayiindeki bu gelişmişliği oradaki mühendis kardeşlerimizle, teknisyenlerimizle ve işçilerimizle gördük. Orada başladık, bugün de kıymetli emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. Sağ olsun kıymetli başkanıma teşekkür ediyorum ev sahipliği yaptığı için de. Tabii bu süreç Türkiye Yüzyılı vizyonunda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizler de şahit oluyorsunuz gece gündüz üretime katılıyoruz, istihdama katılıyoruz ve iş gücünde inanılmaz rakamlara ulaşıyoruz. Değerli arkadaşlarım işsizlik verileri son 35 aydır tek haneli seviyelerde devam ediyor ve Cumhuriyet tarihinde gerçekten müthiş rekorlara imza atıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak aynı zamanda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu başarıları elde ediyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<blockquote>
<p><strong>"32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>32 milyondan fazla vatandaşın istihdama katıldığını ifade eden Işıkhan, "Tabii Türkiye’nin iş gücü ve istihdam ekosistemini değerlendirdiğimizde bize çok önemli sorumluluklar da düşüyor. Çünkü şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor. Ancak burada geleceğe yönelik özellikle atıl iş gücünü de biz harekete geçiriyoruz. 6 Ocak’ta hatırlarsanız Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gençlerin üretim çağında genç istihdam hamlemizi başlatmıştık. Gençleri de istihdama katmamız gerekiyor. Neet’leri biliyorsunuz siz genç olduğunuz için daha iyi bilirsiniz bunları; ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerimizin oranı gittikçe artıyor. Buna yönelik çok önemli çalışmalarımız var. Her şeyi bu üretim sürecine katma amacıyla yapıyoruz. Burada tabii ki çok önemli başarılara da imza atıyoruz ve istihdam politikalarımızın temel hedefi de işsizlikle mücadele" ifadelerini kullandı.</p>

<blockquote>
<p><strong>Sendikaların öneminden bahseden Işıkhan, şunları kaydetti:</strong></p>
</blockquote>

<p>"Bu çerçevede biliyorsunuz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak dünyanın birçok yerinde kutlanıyor. Özellikle Uluslararası Çalışma Teşkilatı, özellikle çalışma barışının sağlanması, eşit işe eşit ücret, insana yakışır iş koşullarının sağlanması, toplumsal adaletin, eşitliğin sağlanması gibi çeşitli temalarla kutlanabiliyor. Biz de 1 Mayıs’ı bu çerçevede ülkemizde sendikalarımız, dün Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın kabulü vardı, o da çok önemli hürmetlerimi iletiyorum Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza. Hem sendikalarımız hem de konfederasyonlarımızın temsilcileri hem işçi hem işveren temsilcilerinin katıldığı bir kabul oldu. Böyle yarın da sendikalarımız alanlarda olacak. Bu süreçte de farklı illerde üyeleriyle bir araya gelecekler ve 1 Mayıs’ı adına yakışır şekilde, bayram havasında. Tabii burada şunu da söylemem lazım, 1 Mayıs aynı zamanda işçi haklarının dile getirildiği, taleplerinin dile getirildiği, emeğin, alın terinin kutsallığının ön plana çıkartıldığı ve toplumda bir farkındalık günü olarak kutlanıyor. Biz sizler de şahitsiniz burada işte çiftçilerimiz, esnafımız, memurlarımız, şu an çalışan arkadaşlarımız bakın bizden sonra mesai başlıyor ve Pursaklar özelinde temizlik harekatına başlayacaklar."</p>

<blockquote>
<p><strong>"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum"</strong></p>
</blockquote>

<p>Herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik eden Işıkhan, "Ben tüm emekçi kardeşlerimin huzurlarınızda da onların da 1 Mayıs Emek Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Gerçekten Türkiye’nin üretimine, gelişimine katkıda bulunan her emekçinin alın teri bizim için kutsaldır. 25 yıldır bu şekilde politikaları geliştirdik ve bundan sonra da böyle devam edeceğiz inşallah. Ben sizlere de çok teşekkür ediyorum. Ekranları başında bizi izleyen aziz milletime de saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Tabii emeklilerimiz bizim için de çok önemli. Uzun yıllar ülkenin kalkınmasına emek göstermiş emektarlarımızın da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Sendikalarımıza da teşekkür ediyorum. Özellikle sosyal diyalog çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Çünkü biz aynı gemideyiz. Birlikte hareket ediyoruz ve Türkiye’nin büyümesi, iş gücünün artması, istihdamın artması bizim en önemli hedefimiz. Ve bunlar bizim yol arkadaşlarımız, sendikalarımız. Bugüne kadar da bu şekilde sürdürdük. Ben tekrar teşekkür ediyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de tebrik ediyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p>Bakan Işıkhan konuşmanın ardından işçilerle bir araya gelip yemek yedi. Bakan Işıkhan basın mensuplarının da 1 Mayıs’ını kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-isikhan-32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/bakan-isikhan-32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="48260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Hizmetler Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/sosyal-hizmetler-kanunu-resmi-gazetede-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/sosyal-hizmetler-kanunu-resmi-gazetede-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Resmi Gazete'de yayımlarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu hakkında, "Ailelerimizi, annelerimizi, çocuklarımızı ve büyüklerimizi yakından ilgilendiren önemli düzenlemeleri kapsıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun' Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Göktaş, kanuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu, ailelerimizi, annelerimizi, çocuklarımızı ve büyüklerimizi yakından ilgilendiren önemli düzenlemeleri kapsıyor. Bu kıymetli adım, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzun güçlü bir yansıması. Ailelerimizi güçlendiren, annelerimizi destekleyen, çocuklarımızın güvenliğini önceleyen, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artıran sosyal hizmetlerimizi kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu sürece destek veren AK Parti Grubumuz ve Cumhur İttifakımız başta olmak üzere tüm milletvekillerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ülkemize ve aziz milletimize hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/sosyal-hizmetler-kanunu-resmi-gazetede-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/05/sosyal-hizmetler-kanunu-resmi-gazetede-yayimlandi-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="93766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-isci-ve-isveren-temsilcilerini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-isci-ve-isveren-temsilcilerini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi.</p>

<p>Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını söyleyerek, bu yüzden 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti.</p>

<p><img alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/30/aw695007_01.jpg" width="850px" /></p>

<p><strong>"23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk"</strong></p>

<p>Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz"</strong></p>

<p>İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi.</p>

<p><img alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/30/aw695007_10.jpg" width="850px" /></p>

<p><strong>"İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."</p>

<p><img alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/30/aw695007_02.jpg" width="850px" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-isci-ve-isveren-temsilcilerini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-isci-ve-isveren-temsilcilerini-kabul-etti-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="12096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yeni atama kararları: Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/resmi-gazetede-yeni-atama-kararlari-ankara-valisi-ve-emniyet-genel-muduru-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/resmi-gazetede-yeni-atama-kararlari-ankara-valisi-ve-emniyet-genel-muduru-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca, Ankara Valisi Vasip Şahin yerine Ankara Valiliği'ne Aydın Valisi Yakup Canpolat atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı'na atandı, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı. Kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınırken, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı. Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliği'ne, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük Adıyaman Valiliği'ne, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliği'ne, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin aynı yerin Genel Müdürlüğü'ne, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli aynı yer Genel Müdürlüğü'ne atandı.</p>

<p>Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç ile beraber Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü'ne, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü'ne atandı.</p>

<p>Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/resmi-gazetede-yeni-atama-kararlari-ankara-valisi-ve-emniyet-genel-muduru-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/resmi-gazetede-yeni-atama-kararlari-ankara-valisi-ve-emniyet-genel-muduru-degisti-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="59943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfına kurban bağışında bulundu]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diyanet-vakfina-kurban-bagisinda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diyanet-vakfina-kurban-bagisinda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfına kurban bağışında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’u kabul etti. Erdoğan, kurban vekaletini Türkiye Diyanet Vakfına verdi ve bağış makbuzunu imzaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diyanet-vakfina-kurban-bagisinda-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-diyanet-vakfina-kurban-bagisinda-bulundu-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="55237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: "Anayasa Mahkemesi, Türkiye’de herkesin, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/chp-genel-baskani-ozel-anayasa-mahkemesi-turkiyede-herkesin-her-turlu-tartismadan-uzak-tutmasi-gereken-bir-mahkeme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/chp-genel-baskani-ozel-anayasa-mahkemesi-turkiyede-herkesin-her-turlu-tartismadan-uzak-tutmasi-gereken-bir-mahkeme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="CHP Genel Başkanı Özel: &quot;Anayasa Mahkemesi, Türkiye’de herkesin, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme&quot;
" height="622" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/04/29/20260429aw694273-3.jpg" width="935" /></p>

<p><strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı ziyaret etti. Özel, Anayasa Mahkemesi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Dün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıl dönümüne TBMM’deki grup toplantısı saatiyle çakıştığından dolayı katılamadıklarını belirten Özel, bugün bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence. Anayasa Mahkemesi’nin kararları yasama, yürütme ve yargı açısından bağlayıcı; son söz hükmünde. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlalleri noktasında vermiş olduğu kararlar, kararların uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittiğinde orada verilen kararların Türkiye’de uygulanması, bunların hepsi aslında hangi siyasi görüşten olursanız olun Türkiye’yi seviyorsanız, Türkiye’nin menfaatlerini düşünüyorsanız, Türkiye’nin ekonomisini düşünüyorsanız, Türkiye’nin dünyadaki itibarını düşünüyorsanız üzerine titrenmesi gereken meseleler" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel, anayasanın bir toplumun birlikte yaşama iradesinin kelimelere dökülmüş şekli olduğunu aktararak, "Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerini tarif eden sayfaya verdiğiniz önem, bir milletvekili için Meclis’e verdiği öneme; eğer yürütmedeyseniz, bakansanız bakanlığa; Cumhurbaşkanıysanız Cumhurbaşkanlığına verdiğiniz öneme; mal ve mülk sahibiyseniz de mülkiyet hakkına karşılık gelir. Sonuçta hepsi bir bütündür ve hepimize hepsi lazımdır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Özel’e CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/chp-genel-baskani-ozel-anayasa-mahkemesi-turkiyede-herkesin-her-turlu-tartismadan-uzak-tutmasi-gereken-bir-mahkeme</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-anayasa-mahkemesi-turkiyede-herkesin-her-turlu-tartismadan-uzak-tutmasi-gereken-bir-mahkeme-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="95475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: 'Avrupa Birliği'nde siyasi irade yok']]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Avrupa Birliği’nde (AB) ‘Şartlar sağlandığı zaman Türkiye’nin AB üyesi olmasını kabul ediyoruz’ şeklinde bir siyasi irade yok" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya’daki temaslarını sürdürüyor. Avusturyalı mevkidaşı Beate Meinl-Reisinger ile bir araya gelen Fidan, düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ve AB-Türkiye arasındaki ilişkilere değindi. Açıklamalarına ev sahibi bakana misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ederek başlayan Bakan Fidan, "Aslında iki ülke arasında gerçekten şu anda gündemimizi meşgul eden çok sayıda konu var. Bu iyi bir şey ve aramızdaki ilişkilerin yoğunluğunu gösteriyor. Kendisi ile de son 6 ayda herhalde 3 defa bir araya gelme imkanımız oldu. Çok sık da telefonla görüşerek hem ikili konuları hem de bölgesel konuları koordine etme imkanımız oluyor. En son Antalya Diplomasi Forumu’na katılmıştı" dedi.<br />
Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bölgesel konuları ele alma fırsatı bulduklarını ifade eden Fidan, temaslarındaki başlıklara ilişkin, "Ticaret konusu, düzensiz göçle mücadele, yatırım, terörizmle mücadele gibi konular önemli konular. Bazı konsolosluk konuları var ve onlara da girme imkanımız oldu. Biliyorsunuz, yaklaşık 5 milyar dolar civarında bir ticaret hacmimiz var. Bunu daha da yukarılara çıkarmak için uğraşıyoruz. Neler yapılabilir, neleri nasıl yapısallaştırabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Bizler devletler olarak, hükümetler olarak iş adamlarımıza nasıl yardımcı olabiliriz, bu bizim için önemli. Bu konuda karşılıklı irademiz tam" dedi.<br />
<br />
<strong>"Suriye’nin son bir yıldır ortaya koymuş olduğu politikaların öneminin altını çizdik"</strong></p>

<p>Düzensiz göç konusunu de ele aldıklarını ve iki ülke arasında bu konuda güzel bir iş birliği olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Türkiye esas itibarıyla göç konusunda gerçekten büyük bir tecrübe kazanmış durumda. Hem mültecilerle ve göçmenlerle ilgilenme, hem de göçmen sorununu nasıl yönetebiliriz o konuda beraber karşılıklı çalışıyoruz. Özellikle Suriye göçmenlerinin durumu, biliyorsunuz Suriye’nin şu anda yeniden istikrara kavuşmasıyla da yakından ilgili, Suriye’nin mevcut istikrarıyla da ilgili bu bağlamda kendileriyle fikir alışverişinde bulunduk. Özellikle şu anda Suriye’nin son bir yıldır ortaya koymuş olduğu istikrarlı yönetim politikalarının hem düzensiz göçle mücadelede hem de bölgesel barışı sağlamadaki öneminin altını çizdik" dedi.<br />
<br />
<strong>Avusturya’daki Türk toplumu</strong></p>

<p>Avusturya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin en canlı unsurlarından biri olarak nitelendirdiği Avusturya’da bulunan Türk toplumuna ilişkin konuları da ele aldıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Türk toplumunun Avusturya’da siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayata etkin biçimde sunduğu katkılardan dolayı memnuniyet duyuyoruz. Avusturya’daki Türk toplumunun huzuruna verdiği katkılardan dolayı da Avusturya hükümetini burada özellikle tebrik etmek istiyorum" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Şartlar üyelik sürecinde yapısal sorunların olduğunu ortaya çıkarmakta"</strong></p>

<p>Bölgesel konuları görüşmeden önce Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri de değerlendirdiklerini söyleyen Fidan, "Türkiye-AB ilişkileri gerçekten önemli. Hükümetimizin bu konudaki duruşunu biliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız özellikle AB üyeliği konusundaki ülkemizin öteden beri AK Parti hükümetlerinde ortaya koymuş olduğu resmi politikada bir değişiklik olmadığını defaatle altını çizerek ifade etmekte. Fakat hem Avrupa’nın içinde bulunduğu şartlar hem de bölgesel gelişmeler bu üyelik sürecinde bir takım sorunların yapısal sorunların olduğunu da yadsınamaz bir şekilde ortaya çıkarmakta. Bununla beraber atılması gereken adımlar var. Özellikle gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestisinin sağlanması konularında. Bunları çözmeye çalışıyoruz. Avrupa Birliği’nin (AB) rekabetçiliğini güçlendirmeyi amaçlayan ‘Made in EU’ ve benzeri girişimlere ülkemizin dahil edilmesi, Avrupa tedarik zincirlerinin etkinliği açısından son derece önemli. Bu iki konuda da Avusturya’nın güçlü desteğini bekliyoruz" dedi.<br />
Fidan, "Diğer taraftan bağlantısallık konusunda Avusturya ile gerçekten çok yapacak işimiz olduğunu da bu tartışmalarda gördük. Özellikle Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor ve dün biz Üç Deniz Girişimi inisiyatifine katılmıştık. Üç Deniz Girişimi’nin özellikle bağlantısallıkla ilgili önemli noktalarının altını çizdik. Avusturya ve Türkiye olarak Avrupa’nın Asya’nın hangi bağlantısallık projeleriyle birbirine daha etkin nasıl bağlanabileceği, enerji güvenliği konusunda koridor açma konusunda neler yapılabilir, bu konuda da iyi bir görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"İsrail’in daha nitelikli bir uluslararası baskı altına alınması gerekiyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze Şeridi’ndeki bölgesel başlıklara da değinen Fidan, "Gazze’deki barış planının nasıl gittiği konusunda fikir teatisinde bulunduk. Her iki taraf da kendileri de ifade ettiler; Gazze’deki barış planının öngörüldüğü gibi, kağıda yansıtıldığı gibi, şartlara uygun bir şekilde ilerlemesi önemli. Tarafların bu şekilde ortaya koyacağı çaba önemli. Özellikle İsrail’in isteksizliğinin baskı altına alınması, ihlallerinin önlenmesi Gazze’de ikinci aşamaya geçiş için fevkalade önemli. Bu konuda hem uluslararası toplumu hem ara bulucuların hem de barış kurulunda olan bütün aktörleri gereken tedbirleri alma konusunda da açıkçası uyarıyoruz. Bölgedeki İsrail yayılmacılığının bir uzantısı olan Gazze ve Batı Şeria’daki şartlar, bölgeye de hizmet etmiyor, Avrupa’ya da hizmet etmiyor. Daha fazla istikrarsızlık, daha fazla enerji güvenliği açısından sorun, daha fazla düzensiz göç ortaya çıkarıyor. En son Lübnan’da biliyorsunuz bir milyon insan, İsrail işgali sonucu yerlerinden edilmiş oldu. Bunun yaygınlaşması sonunda daha fazla göç ortaya çıkabilir. Onun için İsrail’in bu konuda daha nitelikli bir uluslararası baskı altına alınması gerekiyor" dedi.<br />
Fidan, "Özellike Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da geldiğimiz noktada mevcut riskleri ve çözüme nasıl ulaşabiliriz, barışa nasıl ulaşabiliriz bu konuda da görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye’nin pozisyonu dahilinde biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız öteden beri özellikle bu savaşın durması konusuda elinden geleni yapmakta. Türkiye, 2022’den itibaren Rusya-Ukrayna müzakerelerine çeşitli boyutlarda ve seviyelerde ev sahipliği yapıyor. Amerika’nın yürüttüğü ara buluculuk desteğine de güçlü bir destek veriyor. Bu politikayı da biz destekliyoruz. Bu konuda üzerimize ne düşerse yapmaya büyük bir titizlikle devam edeceğiz" dedi.<br />
<br />
<strong>"Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın bir an önce aşılıp normal hayata dönülmesi gerekiyor"</strong></p>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, "Diğer taraftan İran ve Amerika arasında devam eden müzakerelerin bir an önce neticeye kavuşması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Özellikle bu krizin bir an önce sona ermesi ve bu krizden kaynaklanan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın bir an önce aşılıp normal hayata dönülmesi gerekiyor. Enerji fiyatları, enerji tedariği, özellikle de bölge ülkelerine dönük gıda ve ürün tedariğinde çok ciddi sıkıntılar var. Aslında Hürmüz Boğazı, sayın mevkidaşımla da tartıştığım gibi, alternatif bağlantısallığın önemini bir kez daha vurgulamış oldu" ifadelerini kullandı.<br />
Fidan, ABD-İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen temaslara da değinerek, "İslamabad’da başlayan müzakereler, inşallah başarıyla sonuçlanır. Bu konuda taraflarla temas halindeyiz. Elimizden gelen bütün desteği taraflara bu İran ihtilafının da çözülmesi için vermeye gayret ediyoruz. Bu konuda yoğun bir mesaimiz var" dedi.<br />
<br />
<strong>"(İran-ABD müzakereleri) Önümüzdeki birkaç günün çok kritik olduğunu düşünüyorum"</strong></p>

<p>Basın toplantısında İran savaşında siyasi bir çözümün mümkün olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine Fidan, "Devam eden müzakereleri konuşmamda da ifade etmeye çalıştım, biz destekliyoruz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz, bu önemli bir konu. Şu anda ateşkesin uzatılması önemli bir husus. Siz tekrar bir ablukanın gündeme geldiğini ifade ettiniz ama bizim için önemli olan tekrar savaşa dönülmemesi. Şimdi, ateşkes ilk ilan edildiğinde, 15 günlüğüne, biz o zaman da ifade etmiştik, anlaşmaya varılması gereken maddeler çok önemli ve çok fazla. Bunların iki hafta içerisinde çözülmesi mümkün olmayabilir, ilave uzatmalara ihtiyacımız olabilir. Ben tarafların da bu konuda açıkçası istekli olduğunu gördüm. Çünkü uluslararası toplumun baskısı bunu da biraz gerekli kılıyor. Ben bundan sonraki süreçte önümüzdeki birkaç günün çok kritik olduğunu düşünüyorum. Özellikle tarafların şu anda belli pozisyonları netleştirmesi itibarıyla bu birkaç gün çok önemli. İki tarafın da özellikle bir ateşkese ve barışa daimi olarak ulaşma niyetiyle ve Hürmüz Boğazı’nı açma niyetiyle hareket etmeleri fevkalade önemli. Burada halledilmesi gereken bazı detaylı konular var. Burada da ben Pakistanlı kardeşlerimizin maharetine güveniyorum. Bizim de desteğimiz devam edecek" dedi.<br />
<br />
<strong>"Üyelik şartları sağlansa da AB’nin Türkiye’yi birliğe kabul edecek bir siyasi iradesi yok"</strong></p>

<p>Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın çözümüne yönelik çabaları ve Türkiye’nin artan jeostratejik, jeopolitik ve jeo-ekonomik önemine rağmen AB’nin Türkiye’nin üyeliğinin neden gerçekleşmediğine ilişkin bir soruya cevabında Fidan, "Burada şimdi şu önemli; biz hiçbir zaman için üyelik koşullarının gerçekleşmemesi ve gerçekleşmeden girilmesi gibi bir talep içerisinde olmadık. Tabii ki bir yere girecekseniz bunun şartları vardır. Bu şartlar önünüze konur ve siz bu şartlara uyduğunuz zaman buraya girersiniz. Fakat sorun şurada; Avrupa Birliği’nde ‘Şartlar sağlandığı zaman biz Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmasını kabul ediyoruz’ şeklinde bir siyasi irade yok. Dolayısıyla bu siyasi irade maalesef 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından öldürüldü. Sayın Schröder ve Sayın Chirac tarafından daha önce ortaya konan Avrupa siyasi iradesi, Sayın Sarkozy ile beraber ortadan kaldırıldı. Yani bizim değerlendirme aşamalarına geçmemiz için Avrupa Birliği’nde bir siyasi iradenin deklare edilmesi gerekiyor. Daha sonra hangi fasıl nasıl açılır hangisi kapanır ona bakarız" açıklamasını yaptı.<br />
<br />
<strong>"Jeostratejik olaylar bizi beraber çalışmaya mecbur ediyor"</strong></p>

<p>Küresel ve bölgesel gelişmelerin taraflar arasındaki iş birliğini zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Ama diğer taraftan jeostratejik olaylar öylesine gelişiyor ki bizim Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin doğasının ne olduğuna bakmaksızın bizi beraber çalışmaya mecbur ediyor. Rusya-Ukrayna krizi, Orta Doğu’da olan kriz, Hürmüz Boğazı, bölgemizde olan gelişmeler, Balkanlar’daki istikrarın devam etmesi, aramızdaki ticaret hacmi, ortak ticaret direnci, savunma tabanının oluşturulması gibi çok fazla konu var. NATO’da hep beraber ne yapacağız, yeni Avrupa güvenlik mimarisini nasıl oluşturacağız, rekabet şartlarını nasıl geliştireceğiz, o kadar çok konu var ki. Yani Avrupa ile Türkiye’yi bir araya getirdiğiniz zaman 500 milyonluk bir nüfustan bahsediyoruz. Ama maalesef Avrupa Birliği’nin içerisinde de bir takım kurallara dayalı bazı açmazlar var. Yani 27 ülkenin diyelim 26’sı, 400 milyon insan bir şey isteyebilir ama bir milyondan az insanın tercihi, onu yetersiz hale getirebilir. Dolayısıyla 500 milyonluk Türkiye ile Avrupa Birliği’nin geleceği, bir ülke tarafından esir alınabilir. Yani mevcut sistem, bunu mümkün kılıyor" dedi.<br />
<br />
<strong>"Avrupa Birliği tarafında, bir takım, irade ortaya koyma konusunda sıkıntılar var"</strong></p>

<p>Fidan, "Sadece üyelikle ilgili değil. İlişkide atılacak pragmatik adımlarla da alakalı. Avrupa güvenliği ile ilgili adımlar var, Avrupa’nın kritik altyapı sorunları ile ilgili konular var, Avrupa’nın daha fazla ticari olarak rekabet edebilirliği ile ilgili alan var, Avrupa’daki dijital alanın genişletilmesiyle ilgili alanlar var, bütün bu alanların hepsinde 500 milyonluk ortak yapı bir şey elde edebilecekken, bir milyondan az bir ülke, çok fazla buna engel olur ve hiç kimse de buna bir şey diyemez. Şimdi tabii böyle bir taktik sorunun, büyük bir stratejik menfaati önlüyor oluşu ve buna bir çözüm getirilememesi de ayrıca bir çıkmaz alan. Bu tabii Avrupa’nın kendi içerisinde çözmesi gereken bir sorun. Ama bizim realist olarak izlediğimiz politika şu; Türkiye ile Avrupa’nın ilişkilerinin her zaman için iyi olması gerekiyor. İki taraf, ticaret hacmi, Sayın Bakan da ifade etti, gerçekten 250 milyar dolara yaklaşan bir ticaret hacmi var. Ve bu altın orana sahip neredeyse, yüzde 50-yüzde 50 düzeyinde ve ticaret açığı iki tarafta da yok. Ve gümrük birliği anlaşması güncellense, bu 250 milyar doların hemen 500 milyar dolara çıkma ihtimali de var, yapılan bütün hesaplamalara göre. Her iki taraf da bunu yapmak istiyor ama bir türlü adım atamıyorlar. Burada Avrupa Birliği tarafında, bir takım, irade ortaya koyma konusunda sıkıntılar var. Üyelik konusunda demiyoruz, mevcut aramızdaki anlaşma gümrük birliği anlaşması, hadi gelin bunu bir güncelleyelim, bu her iki tarafın da menfaatine, bunu Avrupa Birliği bürokratları da bize söylüyor ama bir yerde bir irade tıkanması var. Umarım bu aşılır. Ama dediğim gibi Cumhurbaşkanımızın bu konuda Türk milleti adına aldığı irade, kullandığı irade belli. Bizim bu konuda bir sıkıntımız yok. Umarım var olan ilişkilerimizi daha ileri bir noktaya taşırız" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Avrupa ile ilişkilerimizi, her alanda ilerletmeye çalışıyoruz"</strong></p>

<p>Basın toplantısında Türkiye’nin Avrupa’daki son siyasi hamlelerine ilişkin bir soru alan Fidan, "Avrupa ile ilişkilerimizi her alanda ilerletmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz hafta İngiltere’de Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi’ni imzaladık. İngiltere ile ilişkilerimiz gayet iyi, sürekli artıyor ve ilerliyor. Bunu daha da kalıcı ve sistemli bir hale getirmek için her iki taraf da siyasi irade ortaya koydu ve stratejik ortaklık çerçeve belgesi imzalandı. Aslında bizim Avrupa ülkeleriyle ikili bazda ilişkilerimiz gerçekten çok iyi. Yani, bir tanesiyle belki çok sıkıntılı konularımız var, bir diğeriyle biraz daha sıkıntılı ama geri kalan ülkelerle ticari konularımız güvenlik konularımız, savunma sanayi, aklınıza gelen bütün konularda gerçekten çok iyi ilişkilerimiz var. Ama Avrupa Birliği olarak kurumsal ilişkiye geldiği zaman orada işler değişiyor" dedi.</p>

<p>Bakan Fidan, "Dediğim gibi, onun başka bir boyutu var. Ama biz hem Avrupa Birliği kurumlarıyla hem de Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimizi en iyi şekilde ilerletmeye devam edeceğiz. Diplomatlar olarak bu bizim görevimiz. Her iki tarafın, hem Avrupa tarafının hem Türk tarafının gerçekten ticareti ilerletmeye, daha fazla dayanışmaya, krizlerle dolu bu coğrafyada daha dayanıklı olmaya ihtiyacımız var. Yoksa, ittifakların azaldığı, itilafların çoğaldığı, zaten var olan krizlerin yönetilmesinde zorluk yaşadığımız bir yerde taraflar giderek daha fazla birbirlerini yıpratır. Ben Sayın Bakanın yaklaşımını da gerçekten çok takdir ediyorum. Özellikle Üç Deniz Girişimi’nde de görüldüğü gibi beraber de bir konseptte karar birliği kıldık. Yani buranın özellikle enerji güvenliği gibi konularda bir fonksiyona ulaşması örnek bir model teşkil eder" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Türkiye ile Avusturya arasında enerji alanı başta olmak üzere birçok alanda iş birliği yürütülebileceğinin altını çizen Bakan Fidan, "Avusturya ile Türkiye arasında enerji birliği, enerji özellikle bölgesel güvenliği açısından çok fazla iş birliği yapılabilir. Avusturya’nın çok iyi enerji firmaları var, uluslararası tecrübesi olan, kendisi burada enerji üretmiyor ama enerji firmaları gerçekten uluslararası arenada çok güçlü. Türkiye’deki büyük enerji altyapısıyla, Türkiye biliyorsunuz giderek hem bir geçiş güzergahı hem bir ‘hub’ olma durumunda. Şu anda büyük LNG terminallerimiz var onlar da yakında Avrupa enerji güvenliği için daha fazla devreye sokma konusunda bir duruş var. İnanılmaz bir iş birliği potansiyeli var. Bize tek düşen oturup bu iş birliği alanlarını yapıcı bir şekilde ortaya koyup, karara bağlayıp bir an önce uygulamak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/bakan-fidan-avrupa-birliginde-siyasi-irade-yok-isindetayi-haber.jpg" type="image/jpeg" length="99970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Grup Toplantısı]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/chp-grup-toplantisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/chp-grup-toplantisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Türkiye İttifakı’yla, Türkiye’nin tüm demokratlarıyla birlikte kazanacağız. 4 Mayıs’ta Cumhuriyet Halk Partisi 81 ildedir, 973 ilçededir. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>CHP Genel Başkanı Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, konuşmasına hafta sonu yapılan Belediye Başkanları toplantısını ve PM ve MYK toplantılarını hatırlatarak başladı. Özel, madenlerde son 23 yılda 35 bin işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, meden işçilerinin eylemine değindi. Özel, "Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara’da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar. Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında? Adımını atana gözaltı yapıyorlar. Bu gün sabah gazeteleri açtık ve Salih Yurdakul kardeşimizin cebinden çıkan alışveriş listesini gördük. Onun bunları alamadım, eve gidemedim dediği fotoğrafıyla uyandık. Bu mücadele hepimizin onur mücadelesidir. Bu madencilerin ölüsünün değeri var da dirisinin neden yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün. Bu iktidar 24 yıldır tam büyük 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa cumhurbaşkanına verdiği yetkide "milli güvenliği tehdit eden durumlarda" diyor. Mesela savaştayız MKE’de grev çıkmış, o zaman olmaz diyebilir. AK Parti 386 bin maden ruhsatı dağıtmış, kendinden önceki 80 yıllık cumhuriyet döneminde verilen ruhsat sayısı bin 186. Tercihini her zaman emeği sömürenden yana kullandılar. İşçilere hakkını vermeyen Yıldızlar SSS Holding, 2 bin 364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Çantasında duruyor bu ruhsatlar, kimini işletiyor, kimini burada işletiyor, kimine ortak alıyor ama bu emekçilerin hakkını ödemiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasıyla ilgili, "Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor. Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene... Tek bir ispat yok, ’Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum’. Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı yaprak. Soruya şunu söylüyor ’Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok’. Gizli tanık XYZ49QP... Şunu söylüyor: ’Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım’. Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti. Biri ’Siyasette yalan olur’ diyor, öbürü ’Beni de kandırdılar’ diyor. Artık bu meseleler bambaşka bir boyuta, büyük bir kararlılıkla 1 yıldır anlattığımız şekilde arkadaşlarımızın haklılığının kanıtına dönüşmüştür. Ateşle oynayan elini, yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar. Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler unutmasın, bize yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayacağız. Şerefli yargı ve emniyet mensupları da bu milletin hafızasına güvenmelidir. Bazen haksız görevden alma, tayin etme olabilir ama bu devletin hafızası bu devlete ihanet etmeyenlere vefasını gösterecektir" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>İçişleri Bakanı Çiftçi ve Ankara Valisi Şahin’e teşekkür eden Özel, "O hadsizliği kaldıran, dünkünü bir kez daha kaldıran Ankara Valisi, Ankara Valisi gibi davranmıştır. Bu saatten sonra İçişleri Bakanı ve Ankara Valisi’ne söyleyeceğim söz yoktur, görevlerini yapmışlardır, kendilerini kutluyorum" diye konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP’nin 4 Mayıs’ta sahaya ineceğini belirten Özel, "Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Bir kez daha, yürüyeceğiz, dört mevsim yedi bölgeye. Yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye İttifakı’yla, Türkiye’nin tüm demokratlarıyla birlikte kazanacağız. 4 Mayıs’ta Cumhuriyet Halk Partisi 81 ildedir, 973 ilçededir. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/chp-grup-toplantisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/chp-grup-toplantisi-isindetayi.png" type="image/jpeg" length="89866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: "AB kendi içerisinde tartışma yaşıyor"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/ak-parti-sozcusu-celik-ab-kendi-icerisinde-tartisma-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/ak-parti-sozcusu-celik-ab-kendi-icerisinde-tartisma-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Avrupa Birliği (AB) kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. AB, bir bütün olarak bu krizlerde hareket edemiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu.</strong></p>

<p>Toplantıda siyasi değerlendirmelerin yapıldığını ve dış politikadaki gelişmelerin yakından takip edildiğini aktaran Çelik, "Gerek Rusya-Ukrayna Savaşı, gerek Gazze ve diğer kriz alanları konusunda ülkelerin arasındaki ittifaklar çatlarken NATO ile ilgili tartışmalar oluyor. Avrupa Birliği (AB) kendi içerisinde pek çok tartışma yaşıyor. AB, bir bütün olarak bu krizlerde hareket edemiyor. AB Komisyon Başkanı Von Der Leyen’in çok talihsiz bir açıklaması oldu. Türkiye’nin de içinde olduğu bazı ülkeleri zikrederek, bunların Avrupa’ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti. Avrupa bütünleşmesinin bu şekilde sağlanması gerektiğini ifade etti. Bu, AB’nin şu anda niye bu halde olduğunu gösteren temel bir açıklama. Türkiye gibi AB’ye aday bir ülkeyi karşıt konumda değerlendirmek, göç ve güvenlik konusunda kapımızı çalanların kafasının arkasındakini göstermesi bakımından çok önemli. Bu bir sır değildi ama gerek fasılların müzakere edilmesine dönük fanatik uygulamalar, gerek diğer konulardaki ilerlemelere dönük tıkanmalar aslında her zaman bir aydınlanma Avrupası yaklaşımını değil, bir Hristiyan kulübü Avrupa’sını gösteriyordu. Biz de bu konuda uyarılarımız yapıyorduk. Bunun sonuçlarıyla sadece Türkiye-AB ilişkileri karşı karşıya gelmiyor. AB, kendi çelişkilerinin doğurduğu sonuçları Rusya-Ukrayna Savaşı’nda yaşıyor. Gazze konusundaki savrulmalarını görüyoruz. İran savaşı konusundaki etkisizliklerini görüyoruz. Burada Von Der Leyen’e sorulması gereken soru şu; bir Avrupa Komisyonu Başkanı olarak bir aday ülkeye dönük bu çifte standardınızın ideolojik temelleri nedir? İkinci olarak da her zaman söylenir; AB bir ekonomik güç oldu ama hiçbir zaman bir siyasi güç olamadı. Bugün NATO meselesinde de görüldüğü gibi kendi güvenliğini bile kendisi sağlayamayan bir birlik durumunda. Bütün bunlar tartışılırken Von Der Leyen’in aday ülke olan Türkiye’nin etkisini engellemeye dönük bir tutum içerisine girmesi AB’nin bugün neden bu halde olduğunu iyi gösteren bir durum" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"AB, Türkiye’yi bu kadar güçlü görüyorsa o zaman doğrusu bu aday ülke ile iş birliği yapmaktır"</strong></p>

<p>"Madem Türkiye, bütün Balkanları ve Avrupa’yı domine edecek kadar büyük bir güç, normal bir siyasi akıl Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektirir" diye konuşan Çelik, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Von Der Leyen, aslında söylediklerinin altyazısında itiraf ediyor. Bu itirafıyla da aslında bir tür büyüyen ve ilkelere dayanan bir Avrupa değil, küçülen ve kendi bürokrasisine gömülmüş bir Avrupa’yı söylüyor. Ama, zikrettiği diğer ülkelerden farklı olarak Türkiye, AB’ye bir aday ülke. Onu, bu kadar güçlü görüyorsanız o zaman doğrusu bu aday ülke ile iş birliği yapmaktır. Bu vizyondan çok uzaklar ama bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz."</p>

<p><strong>"Papa’nın savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirtmek istiyorum"</strong></p>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu ve hükümetinin uyguladığı fanatizmin sadece Müslümanlarla sınırlı olmadığını, insanlığın tüm unsurlarına karşı bunu gerçekleştirdiğini hatırlatan Çelik, "Lübnan’da İsrail askerinin bir Hazreti İsa’ya ait bir heykeli parçalamasındaki nefret doğal olarak Hristiyan aleminin tepkisini çekti. Burada şunu görmek gerekiyor; tamamen ideolojik bir motivasyonla, fanatik bir dini yaklaşımla hareket eden bir yapı ile karşı karşıyayız. Bunların, Müslüman ve Hristiyanların değerlerine hiçbir saygıları yok. O yüzden biz insanlık ittifakı diyoruz, insanlık ittifakının topyekun bu fanatizmi durdurması gerektiğinden bahsediyor. Bu arada Papa’nın savaş karşıtı ifadelerinin son derece dikkat çekici olduğunu belirtmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"(ABD-İsrail-İran) Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir"</strong></p>

<p>İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından ortaya çıkan tablonun yakından takip edildiğini dile getiren Çelik, "Ateşkes sağlandı ama İslamabad’daki müzakereler istenilen şekilde henüz ilerlemiyor. Biz İslamabad’daki müzakerelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kesinlikle tekrar savaşa dönülmemelidir, bu savaş haksız ve hukuksuzdur. Hiçbir şekilde daha büyük insani trajedilere yol açılmamalıdır. Uluslararası toplum da ateşkesin tamamen barışa dönüşmesine güçlü bir destek vermelidir. Burada zenginleştirilmiş uranyum meselesi, Hürmüz Boğazı, İran’ın talep ettiği tazminatlar, güvenlik garantileri olmak üzere pek çok konu var. Tüm bunlar masada çözülebilir konulardır. İslamabad’daki müzakerelerin devam etmesi, tekrar savaşa dönüşmemesi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için uluslararası toplumun tam bir destek vermesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail’in Lübnan’a saldırarak ve başka bölgelerde kriz çıkartarak Gazze’yi unutturmaya çalıştığına değinen Çelik, "Gazze’de ikinci aşamaya geçilmesi gerekirdi ama İsrail, ilk aşamadaki yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmiyor. İlk aşamayı da tahrip etmek için elinden geleni yapıyor. Bu çerçevede tek taraflı birtakım dayatmalarda ve şartlarda bulunuyor. İsrail’in Gazze’de suikastlara ve kadın, çocuk dahil olmak üzere insan öldürmeye bir son vermesi lazım. Bu ilk aşamanın en azından var olması için gereken en temel insani zemin. Yine ilk aşama için mutabık kalınmış olan yardımların Gazze’ye tam olarak ulaşması gibi ilkelerin yerine gelmesi lazım ama İsrail bunlardan da uzak duruyor. O yüzden ikinci aşamaya geçilmesini engelleyen güç İsrail’dir. Yine Batı Şeria’ya saldırmaya devam ediyor ve orayı Gazzeleştirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Bunun da muhakkak surette önlenmesi gerekiyor" dedi.</p>

<p>Ayrıca Çelik, dış politika gündeminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesaisinin en yoğun bir şekilde barışın sağlanması ve diplomasi masalarının güçlendirilmesi ekseninde devam ettiğini de sözlerine ekledi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.</p>

<p><strong>"Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken Türkiye’yi karşısına alan söylemler üretilmesi son derece yanlıştır"</strong></p>

<p>Bir gazeteci tarafından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye karşıtı açıklamaları sorulması üzerine Çelik, "Fransa’nın açıklamalarının yakından takip ediyoruz, doğrusu rasyonel bir zemine oturmuyor. Fransa ile NATO içerisinde müttefiklik ilişkimiz varken ima yollu olsa bile başka NATO müttefikleri ile ittifak kurduğunu ifade ederken Türkiye’yi karşısına alan söylemler üretmesi son derece yanlıştır. Çok yakın zamanda Sayın Macron, ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ demişti. Daha sonra bu görüşünden geri adım attı. Bugün aslında Fransa’nın, Türkiye’ye karşı birtakım aşırı söylemler kullanmada gereksiz bir cömertlik ve cüretkârlık içerisinde olduğunu görüyoruz. Fransa’nın Akdeniz’deki istikrarsızlıkla, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bir an evvel sona erdirilmesi ile ilgilenmesi gerekir. Suriye’de birtakım farklı grupları desteklemek yerine Suriye’nin istikrarına katkı sağlayacak bir siyasi teşvik içerisinde olması gerekir. Yine Fransa’nın, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı karşısında daha net konuşması gerekir ama bunun yerine ne zaman bir tartışma çıksa Rum Kesimi’nin etrafında bir bayrak göstermekten ve gemi göndermekten bahsediyor. Ayrıca Yunanistan’la ittifak kurmaktan bahsediyor. Burada şunu sormak gerekir; bu tip tavırların Fransa’ya, Yunanistan’a, Akdeniz’in güvenliğine, NATO müttefikliğine ne katkısı var? Bütün bu soruların cevabı olumsuzdur. Yunanistan açısından ise günün sonunda herkes gidiyor biz baş başa kalıyoruz. Dolayısıyla Yunanistan’ın Türkiye ile sorunlarını masada çözme imkanı varken, sürekli olarak başta İsrail olmak üzere birtakım ittifaklar peşinde koşup Türkiye karşıtlığı söylemini yükseltip bundan elde edeceği nedir? Biz, ‘Yunanistan’a üçüncü ülkeler araya girmesin, Türkiye ve Yunanistan berrak, net bir şekilde müzakereler yoluyla kendi sorunlarını çözebilecek kapasiteyi üretsin’ diyoruz. Ama, onun yerine sürekli olarak bu tip yan yollara başvuruyorlar. Otobandan ayrılmamak lazım, otobandan ayrılınca çoğu kez şarampole düşüldüğü görülmüştür. Tekrar aynı hatayı yapmaya gerek yok. Rum Kesimi’nin İsrail ile kurduğu ittifak utanç verici bir ittifaktır. Bu kadar katliam gerçekleştirmiş bir Siyonist şebeke ile yan yana durmak onların bileceği bir iştir. Bugün Türkiye ile ilişkilerde yanlış yerde durdukları gibi uluslararası sorunlarda da tarihin doğru tarafında durmuyorlar. Fransa’dan Akdeniz’e kadar olan tüm bu bölgede değerlendirmelerin ve attığı adımların ne kadar yanlış olduğu son birkaç yıldır üst üste görülüyor. Fransa’nın bunlardan vazgeçmesinde, Türkiye ile olan müttefiklik ilişkisini gerçekçi bir zeminde ve doğru bir yaklaşımla ele alması herkesin faydasınadır" cevabını verdi.</p>

<p><strong>"Alevi canlarımızı inciten ifadeden biz de inciniriz"</strong></p>

<p>Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kullanılan ifadelerle ilgili soru üzerine Parti Sözcüsü Çelik, "Biz, CHP ya da başka partiler ile köşe yazarları hakkındaki bu tartışmalar bizi ilgilendiren tartışmalar değil. Ama, kullanılan o ifade bütün Alevi canlarımızı inciten bir ifadedir. Alevi canlarımızı inciten ifadeden biz de inciniriz. Bunu kendimize yapılmış sayarız. O ifade; bir nefret söylemidir. O ifade; doğrudan bir nefret söylemi olarak kodlanmalıdır ve tümüyle reddedilmelidir. Alevi canlarımıza dönük bu şekilde çirkin ifadeler kullanılmasını en güçlü şekilde lanetliyoruz ve reddediyoruz" açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/ak-parti-sozcusu-celik-ab-kendi-icerisinde-tartisma-yasiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/ak-parti-sozcusu-celik-ab-kendi-icerisinde-tartisma-yasiyor-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="32789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/chpde-ihrac-edilenler-partiye-geri-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/chpde-ihrac-edilenler-partiye-geri-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu.</strong></p>

<p><img alt="CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor
" height="649" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/04/27/20260427aw692730-2.jpg" width="975" /></p>

<blockquote>
<h2>"Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız"</h2>
</blockquote>

<p>CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.</p>

<blockquote>
<h2>"CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak"</h2>
</blockquote>

<p><strong>CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz."</p>

<blockquote>
<h2>Partiden ihraç edilenler geri dönüyor</h2>
</blockquote>

<p><strong>Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/chpde-ihrac-edilenler-partiye-geri-donuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/chpde-ihrac-edilenler-partiye-geri-donuyor-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="72833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Hırvatistan’ı ziyaret edecek]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-fidan-hirvatistani-ziyaret-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-fidan-hirvatistani-ziyaret-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 3 Deniz Girişimi 11’inci Zirvesi’ne katılmak üzere 28 Nisan’da Hırvatistan’a gidiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen 3 Deniz Girişimi 11’inci Zirvesi’ne katılmak üzere 28 Nisan’da Hırvatistan gidecek.</strong></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-fidan-hirvatistani-ziyaret-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/bakan-fidan-hirvatistani-ziyaret-edecek-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="50585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-dunyamiz-teknolojinin-ve-yapay-zekanin-onculugunu-yaptigi-keskin-bir-donusum-surecinden-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-dunyamiz-teknolojinin-ve-yapay-zekanin-onculugunu-yaptigi-keskin-bir-donusum-surecinden-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünyanın teknoloji ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak "Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>"Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"</strong></p>
</blockquote>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi’ne katıldı. Zirvede katılımcılara hitap eden Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimim insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz yapmaktadır. Ama şunu hepimiz görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<blockquote>
<p><strong>"Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor"</strong></p>
</blockquote>

<p>Uluslararası araştırmaların OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, "Nüfusumuz giderek yaşlanırken, işgücü piyasalarımız yeni baskılara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak işgücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına ’karanlık fabrika’ denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotları uyguladığı, üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı, hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece ’karanlık fabrika’ gerçeğine bakmak bile işgücü açısından sanayi devrimine bezer bir değişimi dalgası ile karşı karşıya olduğumuzu görmek için yeterlidir. Beceriler zirvesinde ele alınacak 3 konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesi eğitim bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket, bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi sahibi için yüktür Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><strong>"2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor"</strong></p>
</blockquote>

<p>İş gücündeki yaşlanmaya dikkat çeken Erdoğan, "OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. 2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha fazla süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, ’her koyun kendi bacağından asılır’ sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesini çeşitli projelere güçlendirirken, diğer yandan dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz" diye konuştu.</p>

<blockquote>
<p><strong>"Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır"</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>Hayat boyu öğrenme sürecinin sadece bireylerin kariyerlerini değil ülkelerin rekabet gücünü de belirleyeceğini savunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;</strong></p>

<p>"Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını sadece ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke, gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 25 sene önce hayal dahi edilmeyen başarılara imza attık. Göreve geldimizde yüze 27,9 olan kadıların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ey çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanun ile çok önemli bir kolaylığı kadınları istifadesine sunduk. Yeni düzenlemeyle çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şeklide gençlerimizin eğitim ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizde bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana atılan mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyası ile irtibatını arttırıyoruz. Kamuoyu ile paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı bunlardan biridir. GÜÇ programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/cumhurbaskani-erdogan-dunyamiz-teknolojinin-ve-yapay-zekanin-onculugunu-yaptigi-keskin-bir-donusum-surecinden-geciyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-dunyamiz-teknolojinin-ve-yapay-zekanin-onculugunu-yaptigi-keskin-bir-donusum-surecinden-geciyor-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="14243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/bakan-gurlek-27-nisan-e-muhtirasi-hukuk-devletine-karsi-bir-mudahale-girisimiydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/bakan-gurlek-27-nisan-e-muhtirasi-hukuk-devletine-karsi-bir-mudahale-girisimiydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<blockquote>
<p><strong>"Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/bakan-gurlek-27-nisan-e-muhtirasi-hukuk-devletine-karsi-bir-mudahale-girisimiydi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/bakan-gurlek-27-nisan-e-muhtirasi-hukuk-devletine-karsi-bir-mudahale-girisimiydi-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="64575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: "Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız, kendimizden eminiz"]]></title>
      <link>https://www.isindetayi.com/chp-genel-baskani-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz-kendimizden-eminiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.isindetayi.com/chp-genel-baskani-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz-kendimizden-eminiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya’da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bir ülkede adalet olmazsa hiçbir şey olmaz. Türkiye’de vatandaşların yüzde 82’si yargıya güvenmediğini söylüyor. Ekonomide, demokraside, yargıda kriz var. Bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzeni. Millet, bu kara düzenden yaka silkmiş durumda ama AK Parti bunu duymak yerine milletin kararına savaş açmış durumda. İstanbul’u 30 sene yönettiler onlar kazandı, onlar yönetti kimse karışmadı. İlk başta Erdoğan türlü şeylerle suçlandı, tutuksuz yargılandı, ceza aldı, cezaevine bile telefonla çağırıldı, yanındaki koğuş arkadaşını bile kendi seçti, cezaevine balık pişirme partileri verdi, cezaevinde şiir kasetleri doldurdu çıkarttı ve sattı. Kimse engel olmadı. Şimdi öyle bir haldeki seçilmiş belediye başkanını bir iftar sofrasında diplomasını iptal eden o, ertesi sabah sahur sırasında şafak baskını yaptıran o, 4 gün emniyette tutan, sonra tutuklayan o. Bugün 403 gün oldu, rakibini hem de cezası kesinleşmeden asla ve asla suçlu denilebilecek değilken suçluymuş gibi tutan o. Devletin televizyonuna, Atatürk’ün kurduğu ajansa yalan yanlış bilgiler yaydıran, partimize, Ekrem başkanımıza ve belediye başkanlarımıza iftiralar atan, yargı savaşı başlatan o. Bunların sonunda öyle bir noktaya geldik ki ‘terörist’ dediler yalan çıktı, ‘yolsuz’ dediler bütün iddiaları boş çıktı. ‘Ajan’ dediler milletin buna gülmekten canı çıktı ama hala başkana çeşitli iftiralarla atılan bir mahkeme sürüyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="CHP Genel Başkanı Özel: &quot;Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız, kendimizden eminiz&quot;
" height="640" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/04/26/20260426aw691971-6.jpg" width="961" /></p>

<blockquote>
<p><strong>"Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız"</strong></p>
</blockquote>

<p>Özel, "Her gün iddianame satır satır çürüyor, sayfa sayfa dökülüyor. Yol arkadaşlarımız dimdik duruyor. Bu operasyon başladığında ne diyorlardı, ‘Bir ay içinde iddianame çıkar. İnsan içine çıkamayacak, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar. Hatta eşlerinin bile gözlerinin içine bakamayacak’ diyorlardı. O iddianame 1 ayda değil, 8 ayda çıktı. Dedik ki, ‘İddianame çıksın, yargılama canlı yayında yapılsın. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz’ dedik. Önce canlı yayını kabul ettiler, şimdi canlı yayından vazgeçtiler. Çünkü ilk günden beri atılan o yalanı bir türlü ispatlayamıyorlar. ‘560 milyar’ dediler, 560 kuruş bile yok tamamı yalan çıktı. Kendi evlerinden ayakkabı kutularıyla paralar çıkmıştı, bizden kör kuruş çıkmadı. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtıldı’ dediler, birisi bile yok. ‘Parkelerin altında para görüntüsü’ dediler, ‘Başkasından duymuştum, beni de kandırdılar’ diye gazeteciler çıktı. Her söylediklerinin içi boş, içinde para dedikleri valizin içinden jammer çıktı. Bir yıl boyunca anlatılanların hiçbiri gerçek çıkmayacak, iddianame bom boş olacak, sonra canlı yayın sözü verenler bu sözlerinden cayacaklar. Ben diyorum ki kendine güvenen, savcısına güvenen karşımıza çıksın. Silivri’den canlı yayın yapılsın, hodri meydan. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz. Arkadaşlarımız 12 metrekarelik hücrelerinde yerin 7 kat üstündeler, birileri bin 500 odalı sarayda yerin 7 kat dibindeler" diye konuştu.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.isindetayi.com/chp-genel-baskani-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz-kendimizden-eminiz</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://isindetayicom.teimg.com/crop/1280x720/isindetayi-com/uploads/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz-kendimizden-eminiz-isindetayi.jpg" type="image/jpeg" length="38152"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
