Dış Haberler

Ermenistan’da parlamento seçimlerine sayılı günler kaldı

Ermenistan'da 7 Haziran’da yapılacak parlamento seçimlerine sayılı günler kaldı. Anketlerin ilk sırasında yer alan Sivil Sözleşme Partisi’nin üyeleri Maria Karapetyan ve Sargis Khandanyan, seçimlerin hükümetin belirlediği "barış" odaklı dış politika için de halk tarafından onaylanıp onaylanmadığımı gösterecek bir sınav olduğunu savunuyor.

Ermenistan, Türkiye ile Azerbaycan arasında normalleşme çabalarını sürdürürken parlamento seçimlerine hazırlanıyor. Ülkenin yeni başbakanını belirleyecek seçimlere sayılı günler kaldı. Ermenistan halkı, hem yerel hem de uluslararası anlamda merakla beklenen parlamentonun yeni üyelerini belirlemek için 7 Haziran’da sandık başına gidecek. Ermenistan’daki seçimleri ilgi çekici kılan ise mevcut Başbakan Nikol Paşinyan. Sosyal medyayı aktif olarak kullanan ayrıca Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme sürecinde attığı adımlar, yaptığı açıklamalar ve cesur çıkışlarıyla gündem olan Paşinyan seçimin favori ismi olduğu kadar en fazla eleştirilen adaylardan da biri. Paşinyan hem Türkiye ve Azerbaycan normalleşmeyi hem de Batı ile yakınlaşmayı savunuyor. Seçimler, Rusya’dan uzaklaşma ile Batı ile yakınlaşma tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Ermenistan için dönüm noktası olacağı konuşuluyor.

Seçimlerde 17 siyasi parti ile 2 ittifak yarışıyor

Seçim, Mayıs ayında düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi ve Yerevan Dialog ile Avrupalı liderlerin gelişiyle adından bir kez daha söz ettiren Ermenistan’da Paşinyan'ın 2018'de iktidara gelmesinden beri düzenlenen üçüncü seçim olacak. Halkın, "Rusya mı Batı mı" tercih yapacağı seçimde 17 siyasi parti ve 2 ittifak aday yarışacak. Seçimin favorisi Paşinyan. Yapılan anketlerde ilk sırada Başbakan Nikol Paşinyan ve Sivil Sözleşme Partisi yer alıyor. Anketleri önde götüren Paşinyan ve partisi seçimi kazansa da tek başına iktidar olmak için yeterli oyu alamayabilir. Paşinyan’ın en büyük rakiplerinden biri "Güçlü Ermenistan" ittifakının başındaki Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan.
Bir diğer aday Ermeni Devrimci Federasyonu (ARF) ve İleri Partisi'nin oluşturduğu "Hayastan [Ermenistan]" ittifakının liderliğini yürüten eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan.
Seçimlerde diğer aday bir diğer parti "Müreffeh Ermenistan" ve lideri Gagik Tsarukyan. Ancak, Tsarukyan parti lideriği yürütse de başbakanlığa aday değil.

Ermeni Ulusal Kongresi de seçimlerde yarışacak diğer parti. Ermeni ulusal Kongresi 81 yaşındaki eski cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan tarafından yönetilse de parti seçim kampanyasında Başbakan adayı Levon Zurabyan tarafından temsil ediliyor.
2025 yılında kurulan Birlik Kanatları partisi, eski İnsan Hakları Savunucusu Arman Tatoyan tarafından yönetiliyor.
Ermenistan Liyakat Partisi’nin adayı Gurgen Simonyan, Yeni Güç Partisi’nin adayı Hayk Marutyan, Parlak Ermenistan’ın adayı Edmon Marukyan, Cumhuriyet Partisi’nin adayı Aram Sargsyan, Cumhuriyet İçin Miting Partisi’nin adayı Arman Babajanyan, Ermenistan Hıristiyan Demokrat Partisi’nin adayı Levon Shirinyan, Tüm Demokratlara Karşı Partisi’nin adayı Nina Karapetyants, Demokratik Konsolidasyon Partisi’nin adayı Suren Petrosyan, Kochari Ulusal Yeniden Canlanma ve Ulusal Uyanış Partisi’nin adayı Artak Sargsyan, Demokrasi, Hukuk ve Düzen Partisi’nin adayı Vardan Ghukasyan, Ulusal Demokratik Kutuplar İttifakı’nın adayı Varuzhan Avetisyan, Reform Partisi’nin adayı ise Vagharshak Harutyunyan seçimlerde yarışacak.

Halk sürecin aksamamasından yana

Ermenistan’ın başkenti Erivan sokaklarında Paşinyan ve diğer adayların posterleri, fotoğrafları yer bulurken halk seçim konusunda kameralara konuşmuyor. Erivan halkı yoğun gündemi takip ederken seçim konusunda bilgi vermek istemiyor. Sohbet sırasında kime oy vereceğine karar verdiğini söyleyen Erivan halkı kime oy vereceğini ise açıklamıyor. Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme sürecinin devam etmesini isteyen halkın büyük bir çoğunluğu Paşinyan’ın yerine gelecek ismin sürecin durmasına ya da yeniden başlamasına neden olacağını düşünüyor. Paşinyan’ı desteklemeyenler ise ülkenin geleceği için başka bir ismi tercih ediyor. Farklı bir adaya şans verilmesi gerektiğini savunan Erivan’da yaşayan Aşkhen, Paşinyan’a oy vermeyeceğini söyleyerek "Aram Sargsyan'a oy vereceğim. Çünkü geleceği onunla görüyorum. Şu anki iktidarda ben görmüyorum, maalesef" dedi.

Halkın büyük bir çoğunluğunun yanı sıra siyasetçiler de seçimlerin ülkenin dönüm noktalarından biri olacağını düşünüyor. Türkiye ile normalleşme sürecinin de aksamamasını savunan siyasiler, seçimin Rusya ya da Batı arasında bir seçim olmadığını savunarak hem Rusya hem de Batı ile ilişkilerin aksine Ermenistan’ın dış politikasında "çeşitlilik" anlamına geldiğini ancak ilk olarak bölge ülkeleri ile ilişkilerin "normalleşmesi" gerektiğini savunuyor.

Sivil Sözleşme Partisi’nin üyesi Maria Karapetyan da bu isimlerden biri. Karapetyan, iki ülke ilişkilerinin geldiği noktaya ve liderler arasındaki diyaloga değinerek, "Türkiye’de ve Ermenistan’da, kendi topraklarımızda bir araya gelmemiz elbette çok önemli. Serdar Kılıç bizi ziyaret etti. Nihai hedef olan diplomatik ilişkilerin kurulmasına ulaşmayı umuyoruz. Böylece bu görüşmeler artık özel dikkat gerektiren olaylar olmaktan çıkacak ve iki ülke arasındaki normal ilişkiler haline gelecek" ifadelerini kullandı. iki ülke arasındaki sınırların açılmasına da değinen Karapetyan,"Bunun her an, her gün gerçekleşmesini umuyoruz. Eğer gerçekleşirse, bunu memnuniyetle karşılayacağız, kutlayacağız. Ve belki de Ermenistan’ın o anın gelmesini sağlamak için yapabileceği pek pratik bir şey yoktur. Bu konuda elimizden gelen her şeyi zaten yaptığımıza inanıyoruz. Dolayısıyla her şey Ankara’da alınacak siyasi bir karara bağlı" ifadelerini kullandı.

Son seçimlerden bu yana partisini değerlendiren Karapetyan, "Bence 44 günlük savaşın ardından, bölgemiz ve dünya bağlamında kendimizi yeniden düşünmek gibi çok zor bir görevi üstlendik. Ve bu dönüşüm ve yeniden düşünme süreci, bence başarılı oldu. Çünkü bu, Ermenistan’ın siyasi liderlerinin, Ermeni halkının on yıllardır dile getirdiği şeyleri ilk kez gerçekten dinlediği bir süreçti. Yani, Ermeni halkının barış istediğini ve barışı arzuladığını nihayet politikacılar kendileri duydu ve bu gündemi siyasi olarak hayata geçirmek için bir yol buldu. Bu nedenle, bu dönüşümün Ermenistan ile Ermeni halkını siyasi düşünceleri açısından bir araya getirmekle ilgili olduğuna inanıyorum. Ve bence bu konuda başarılı olduk. Elbette seçimler bunun en büyük kanıtı olacak ve bunun somut kanıtını görmek için 7 Haziran'ı beklememiz gerekiyor. Ancak halkımızla olan iletişimimiz, bu açıdan doğru yolda olduğumuza dair bana şimdiden güven veriyor. Yani bu, Ermenistan'daki siyasi düşüncenin dönüşümüdür. Ermenistan halkı her zaman bölgemizde barışı bulma ve barış içinde yaşama gibi bir siyasi gündeme sahipti ve Ermenistan liderleri ilk kez halkın söylediklerini gerçekten dinlediler" açıklamasını yaptı.

"Ermenistan halkının, Ermenistan ve Güney Kafkasya için oluşturduğumuz barış yapısını onaylayıp onaylamadığını göreceğiz"
Seçimin önemine ve beklentilerine değinen Karapetyan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"Bunlar son derece önemli seçimler ve bunların olağan seçimler olmasından memnunum. Bunlar erken seçim değil. Önceki iki seçim erken seçimdi. Bunlar ise olağan seçimler. Ve bu seçimler önemli çünkü Ermenistan halkının, Ermenistan ve Güney Kafkasya için oluşturduğumuz barış yapısını onaylayıp onaylamadığını göreceğiz. Ve bizim inancımız onaylayacakları yönünde. Çünkü son yıllar boyunca kurduğumuz iletişimden edindiğimiz izlenim bu. Ermeni halkının çok daha uzun zamandır aklında olan bir şeyi hayata geçirdiğimize inanıyoruz ve beklentimiz, Ermeni halkının bize, oluşturduğumuz barış mimarisini geliştirmeye devam etmemiz için güçlü bir yetki vermesi yönünde"

"Aslında dış politika bu seçim kampanyalarının ana unsurlarından biri"

Ermenistan Parlamentosu Dış İlişkiler Daimi Komitesi Başkanı ve AGİT PA üyesi olan aynı zamanda Türkiye-Ermenistan arasındaki normalleşme süreçlerinde ve sınırın açılmasına yönelik diplomatik açıklamalarda öne çıkan bir siyasetçi olan Sargis Khandanyan da seçimin aslında bir sınav olduğunu kaydederek, "Aslında dış politika bu seçim kampanyalarının ana unsurlarından biri. Hükümetin son birkaç yıldır uyguladığı dış politika bu seçimlerde test edilecek Ve bir bakıma bu seçimler, barış sürecinin ve genel olarak mevcut hükümetin ortaya koyduğu dış politika önceliklerinin halk tarafından ne ölçüde benimsendiğine dair bir referandum niteliğinde. insanlar, bu soruya ‘evet’ ya da ‘hayır’ cevabını, benim de temsil ettiğim Sivil Sözleşme Partisi’ni seçerek verecekler. Eğer kazanırsak, seçimlerden sonra büyük değişiklikler olmayacağını düşünüyorum. Çünkü bu durum seçim programımızda da yansıtılmış durumda, dengeli ve dengeleyici bir dış politikayı sürdüreceğiz. Ve bu politikanın önceliği komşularla ilişkiler olacak. Dış politikamızın bölgeselleştirilmesi bir öncelik olacak" ifadelerini kullandı.
Gürcistan ile güçlü stratejik ilişkilerin devam edeceğini, İran ile dostane iyi ilişkiler inşa edileceğini kaydeden Khandanyan, "Komşularımızla yoğun şekilde çalışacağız. 2021’de vaat ettiğimiz şeyleri büyük ölçüde yerine getirdik. Bir bakıma barış olacağını söyledik. Son 9 aydır barışın oldukça somut ve hissedilir olduğunu görebiliyoruz. Azerbaycan ile bir barış anlaşmasının imzalanmasını ve onaylanmasını ilerleteceğiz ve halihazırda var olan ekonomik iş birliğini sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye’nin Ermenistan sınırını açması için hiçbir engel olmadığını düşünüyorum"

Sivil Sözleşme Partisi’nin üyesi olan Khandanyan, Türkiye ile ilişkilere de değinerek açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Elbette Türkiye ile normalleşme üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Şu ana kadar daha somut sonuçlar görmeyi beklerdik, çünkü Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi ve Türkiye’nin Ermenistan sınırını açması için hiçbir engel olmadığını düşünüyorum. Bizim açımızdan bu süreci engelleyen tek bir siyasi neden yok. Liderler arasında, özel temsilciler arasında, dışişleri bakanları arasında iyi bir siyasi diyalog var. Devam eden projeler var. Ama daha fazlası için alan olduğunu düşünüyorum ve normalleşme tamamen yürürlüğe girebilir. Dolayısıyla beklentimiz, Türkiye’nin Ermenistan ile diplomatik ilişkiler kurması ve biz de seçimlerden sonra bunun üzerinde çalışacağız. Ayrıca sınırın açılması ve tüm ekonomik kısıtlamaların kaldırılması da buna dahildir"

"Hiçbir şekilde Rusya ile çatışmak istemiyoruz"

Rusya ile ilişkilerin kesileceğine yönelik ifadeleri yanıtlayan Khandanyan, "Ermenistan, Rusya ile ilişkilerini koparmak gibi bir niyet taşımamaktadır. İlişkilerimizi yeniden şekillendirme sürecindeyiz. Rusya, en önemli ekonomik ortağımızdır ve buna büyük değer veriyoruz. Ayrıca, Avrupa Ekonomik Birliği kapsamında da yakın bir işbirliği içindeyiz. Çok yönlü bir işbirliği içinde çalışıyoruz ve hiçbir şekilde Rusya ile çatışmak istemiyoruz.

Ancak modern dünyada, modern zorluklar karşısında ve Ermenistan'ın bulunduğu jeopolitik ve coğrafi konumda alternatiflere ihtiyacımız olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle, bir noktada AB’ye katılma hedefiyle Avrupa Birliği ile işbirliğimizi güçlü bir şekilde derinleştiriyoruz. Ancak şu anda Avrupa Birliği ile çalışmak için yeterli platform ve boyutlara sahibiz" dedi.
Erivan’da Türk ve Azerbaycan bayraklarına yönelik eylemleri kınayan Sargis Khandanyan, "Herhangi bir ülkeye siyasi ya da diplomatik bir mesaj iletmenin, o ülkenin bayrağını yakmaktan daha saçma bir yolu olamaz" dedi.